Her ne kadar bazı yobaz çevreler satrancı mekruh, haram gibi kavramlarla değerlendirse de beyin ve zekâ gelişiminde en iyi oyunlardan biridir. Sorgulama ve muhakeme yeteneğini geliştirmede en iyi aktivitedir.
Satranç, iki oyuncu arasında oynanan, gizli bilgi ve şansa dayanmayan bir soyut strateji oyunudur. Aynı zamanda en yaygın masa oyunlarından biri olarak kabul edilmektedir. Oyun, 8×8 karelik 64 kareden oluşan bir satranç tahtası üzerinde oynanır. Oyuncular “beyaz” ve “siyah” olarak adlandırılır ve her biri on altı taşa sahiptir: bir şah, bir vezir, iki kale, iki fil, iki at ve sekiz piyon. Her taşın kendine özgü hareket kuralları vardır ve rakip taşlar, onların bulunduğu kareye gidilerek oyundan çıkarılır. Oyunun temel amacı rakip şahı “şah mat” durumuna düşürmektir, ancak belirli koşullarda oyun berabere de sonuçlanabilir.
Milattan Önce 2000'li yıllarda satrancın oynandığına dair bulgular Mısır'da piramitlerdeki kabartmalarda vardır. Satranç, Milattan Sonra 6. yüzyılda Hindistan'da da ortaya çıkmıştır. Milattan Sonra 10. yüzyıla gelindiğinde tüm Asya'ya, Ortadoğu ve Avrupa'ya yayılmıştır. En geç 15. yüzyıldan itibaren Avrupa'da soylular arasında çok popüler bir oyun haline geldiğinden "kraliyet oyunu" olarak anılmaya başlanmıştır. Kurallar ve dizilişler zaman içerisinde çeşitli değişiklikler göstermiş ve 19. yüzyılda bugünkü standart halini almıştır.
Oyunun icadı konusunda birkaç efsane bulunmaktadır. Satranç, 6. yüzyıldan beri İran'da oynanmaktadır. Buradan 7. yüzyılda İslam'ın yayılışıyla birlikte Orta Doğu'ya ve Kuzey Afrika'ya da yayılmıştır. Endülüs Emevîleri, İtalya, Bizans İmparatorluğu ve Rusya yoluyla oyun, 9. ila 11. yüzyıllar arasında Avrupa'nın diğer yerlerine de yayılmıştır. Burada bir yandan şövalyelerin yedi yiğit erdeminden sayılırken diğer yandan kilise tarafından uygun bulunmamıştır. Orta Çağda yobaz papazlar da satranca bugünküler gibi karşı çıkmışlardır.
Satranç oynamanın zekayı artırdığı, bilimsel araştırmalarla desteklenen bir gerçektir. Ancak bu artış, yalnızca IQ puanı gibi ölçümlerle sınırlı değildir. Satranç, beynin farklı alanlarını aktif bir şekilde çalıştırmaktadır.
Sol beyin aktivitesini geliştirmek suretiyle insanın mantık ve analitik düşünme becerilerini geliştirmektedir. Sağ beyin aktivitesini geliştirerek yaratıcılık ve yeni stratejiler geliştirme yeteneğini artırmaktadır. Düzenli satranç pratiği, beynin yeni bağlantılar oluşturmasına yardımcı olarak öğrenme kapasitesini genişletmektedir.
Satranç oynayan bireylerin okulda daha başarılı oldukları, özellikle matematik, fen ve problem çözme gibi alanlarda üstün performans sergiledikleri bilimsel bir gerçektir. Aynı zamanda satranç, bireylerin hem bilişsel hem de duygusal becerilerini geliştiren çok yönlü bir etkinliktir.
İnsanın uzun oyunlar boyunca konsantrasyonunu koruyabilme ve zihinsel dayanıklılığını artırmaktadır. Bir oyunun gidişatını önceden planlamak ve taşları doğru şekilde organize etmek, bireylerin günlük hayatta da düzenli olmasını sağlamaktadır. Tahtada birden fazla tehdidi değerlendirme yeteneği, aynı anda birden fazla işi yönetme kapasitesini artırmaktadır. Satranç kulüplerinde ve turnuvalarda kurulan iletişim, bireylerin özgüvenini ve sosyal çevresini genişletmektedir.