Hükümet yetkilileri kriz miriz yok diyedursunlar, hain Amerikalıların oyunu deyip, millete bakkal market hafiyeliği yaptıradursunlar, ekonomik krizin bağırışlarını sağır sultan bile duyuyor artık.

Konkordato ilan eden şirket sayısı iki bin beş yüzü geçti. Damat bakan zamanında, 2019 yılında da benzer sıkıntılar yaşanmıştı ve konkordato ilanı üç bini geçmişti. İnşaat ve tekstil sektörü başı çekiyor. Gıda ve metal işlerinde de yoğunluk var. Varoğlu var.

Hazine bakanı milletin aklıyla dalga geçmeye devam ediyor. Enflasyon düşecekmiş. Ekonomi iyi yoldaymış. Üreten, katma değer yaratan sektörler çöküyorsa ekonomi iyiye gitmez. Bu ekonominin temel kuralıdır.

Konkordato aslında iflas antlaşması olarak tanımlanıyor. İflas kelimesi rencide ediyor olacak ki, yerine konkordato diyorlar.

Konkordato, İtalyancadan gelen bir kelime olup, batık durumdaki şirketlerin borçlarını karşılayabilecekleri koşullar dahilinde ödemek için alacaklılarıyla yaptıkları anlaşma olarak tanımlanmaktadır.

Tarihte Papalık makamıyla başka hükümetler arasında yapılan anlaşmalar için kullanılmıştır.

Günümüzde ise hukuk ve ekonomi alanlarında batık durumunda, alacaklıların, alacaklarını belli bir plana göre almaları için aralarında yaptıkları sözleşme anlamında kullanılmaktadır. Bankalara borcu olan şirketler, kanunu da fırsat bilip, patır patır konkordato ilan ediyorlar. Ödemede hem güçlük çekiyorlar, hem de geleceğe dair artan endişeleri nedeniyle iflas antlaşması yapıyorlar.

Türkçeye iflas anlaşması olarak geçen konkordato, borçlunun, alacaklılarının üçte ikisiyle anlaşarak borçlarının en az yarısını ödemesi ve kalanını da ödeme planına bağlamasıdır. Ticaret Mahkemelerinin onayladığı bu anlaşmada, alacaklılar, alacaklarının belli bir bölümünden feragat etmekte ya da vadesi gelmiş borçların vadesini uzatabilmektedirler.

Geçmişte damat bakan döneminde de yüz günlük ekonomi programları süslü cümlelerle açıklanırken, üretimin desteklenmesine dair tek bir hedef yoktu. Oysa bu ülkenin en önemli sorunu üretimin düşmesidir. Her alanda üretim yapan sektörler, piyasanın ihtiyacını karşılayamıyorlar ya da zırt pırt uygulanan ithalat kolaylıkları nedeniyle zarar ediyor ve üretimi yavaşlatmak zorunda kalıyorlar.

Konkordato ilan eden şirketlerin çoğunluğu üretici firmalar. Memlekette üretim düşüyor. Pazarın ihtiyacı hala ithalatla karşılanmaya çalışılıyor. Gel zaman git zaman ithalat da sorunu çözmeyecek.

İthalatın sorunu çözmesi, enflasyonu düşürmesi için Araplar gibi beleş petrol gelirlerinin olması gerek. Aslında o da sürdürülebilir değildir. Petrolün bittiği yerde krallık da biter. Enflasyonu düşürecek tek yol üretimin desteklenmesi, cari açığın kapatılması, eğer ithalat gerekiyorsa içerde aynı malı üretenin zarar etmeyeceği gümrük vergilerinin konması ve kaçakçılığın önlenmesidir. Başka çözümü yoktur.

Tek çözüm var üreteni korumak ve sürekliliğini sağlayacak kolaylıklar geliştirmektir. İthalata giden bizim paramız değil mi?