Malum Arnavutluk Hükümeti yapay zekaya bakanlık verdi. Japonya’da bir kız yapay zekayla evlendi. Cambridge Üniversitesi'nden bir filozof, yapay zekanın bilinçli olup olmadığını bilmenin güvenilir bir yolu olmadığını ve bunun öngörülebilir gelecekte de böyle kalabileceğini ifade ediyor. Filozofa göre, bilinç tek başına etik bir dönüm noktası değil; asıl önemli olan, iyi veya kötü hissetme kapasitesi olan duyarlılık sayılıyor. Bilinçli yapay zeka iddialarının çoğu zaman bilimden çok pazarlama taktiği olduğunu ve makine zihinlerine çok kolay inanmanın gerçek zararlara yol açabileceğini savunuyor.

Yapay zekanın gerçekten bilinçli olup olmadığı bilinmeyebilir. Bilinç üzerine çalışan bir filozof, en dürüst yaklaşımın agnostisizm olduğunu söylüyor. Bir makinenin bilinçli olup olmadığını anlamanın güvenilir bir yolu yok ve bu durum yakın zamanda değişmeyebilir.

Bu belirsizlik, abartılı beklentiler için zemin hazırlıyor. Teknoloji şirketleri, gerçek bir bilinç olduğuna dair hiçbir kanıt olmamasına rağmen, yapay zekayı "yapay zeka zekâsının bir sonraki seviyesine" ulaşmış gibi pazarlamak için net kanıt eksikliğinden faydalanabiliyorlar.

Makinelerin hissedebildiğine inanmak son derece riskli görünüyor. Yapay zekanın bilinçli olmadığı halde bilinçli olduğu varsayımına dayanarak duygusal bağlar kurmanın son derece zararlı olabileceğini unutmamak gerekiyor.

Bilinçlilik, iyi ya da kötü olan bilinçli deneyimleri içeriyor; bu da bir varlığın acı çekmesine veya zevk almasına olanak tanıyor. İşte bu noktada etik devreye giriyor. Yanlışlıkla bilinçli bir yapay zekâ üretilse bile, insan düşüncesine sahip bir yapay zekanın olması imkansız görünüyor.

Teknoloji şirketleri, insan bilişsel yeteneklerine eşdeğer sistemler olan Yapay Genel Zeka arayışına muazzam kaynaklar ayırıyor. Bazı araştırmacılar ve sektör liderleri, bilinçli yapay zekanın yakında gelebileceğini iddia ederek, hükümetleri ve kurumları bu tür sistemlerin nasıl düzenlenebileceğini araştırmaya yöneltiyor.

Eğer yanlışlıkla bilinçli veya duyarlı yapay zekâ üretilirse zararlardan kaçınmak için dikkatli olmak gerekiyor. Ancak, dışarıda gerçekten bilinçli varlıklar varken ve onlara devasa ölçekte zarar verirken, aslında bir tost makinesini bilinçliymiş gibi ele almak da büyük bir hata olması gerekiyor.

Yapay bilinç hakkındaki tartışmalar genellikle iki karşıt kampa ayrılıyor. Bir grup, bir yapay zeka sisteminin bilincin işlevsel yapısını, yani yazılımını yeniden üretebilirse, biyolojik doku yerine silikon üzerinde çalışsa bile bilinçli olacağına inanıyor. Karşıt görüşe göre bilinç, canlı bir bedendeki belirli biyolojik süreçlere bağlı sayılıyor. Bu bakış açısına göre, bilinçli yapının mükemmel bir dijital kopyası bile, farkındalığı gerçekte deneyimlemeden yalnızca simüle edebiliyor.

Bilinç hakkında derinlemesine bir açıklama bulunmuyor. Bilincin doğru hesaplama yapısıyla ortaya çıkabileceğini veya bilincin özünde biyolojik olduğunu gösteren hiçbir kanıt bulunmuyor. Gelecekte de yeterli kanıtın elde edileceğine dair bir gelişme bulunmuyor.

Bilim insanları insanların hayvanlardaki bilinç düzeyini değerlendirirken büyük ölçüde sezgilerine güvendiklerini belirtiyor ve kendi deneyimlerini örnek gösteriyor.

Bilinçliliğin kanıtlanamaması, yapay zeka endüstrisi tarafından teknolojileri hakkında akıl almaz iddialarda bulunmak için istismar edilme riski taşıyor. Bu durum, şirketlerin yapay zekanın bir sonraki seviye zekâsı fikrini satabilmeleri için bir tür pazarlama stratejisi haline geliyor.