Zamanın Hazine ve Maliye Bakanına göre 2019 yılında 2.5 milyon gencimize iş bulunacaktı. Çok ilginç projeleri vardı. Yaptığı projeler kapsamında 100 gencimiz iş bulduysa çok iyi bir rakam sayılabilir.
Aralık 2018 döneminde işsizlik oranı 2017 yılına göre 3.1 puan artış ile %13.5 olmuştu. Ardından 2018 yılı Temmuz ayında yaşanan döviz krizinden sonra ilan edilen iflaslar, kepenk kapatmalar, özellikle üretim sektöründe yaşanan sıkıntılar işsiz sayısını çığ gibi büyütmüştü.
Türkiye İş Kurumu’na başvurarak iş arayan kayıtlı işsizlerin sayısı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 31,9 oranında artarak 3 milyon 142 bin 524 kişiye ulaştı. İşinden memnun olmayanlar ve emekli olmalarına rağmen aktif iş arayanlar eklendiğinde ise, bu sayı geçen yılın aynı dönemine göre 760 bin 264 kişi artarak 5 milyon 182 bin 390’a yükseldi.
Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı rakamlar detaylarıyla devam edip gidiyor. Hemen bütün sektörlerde istihdam düşerken, işsizlik çığ gibi büyüyüp gidiyor.
İşsizliği artıran sebeplerin başında ekonomik göstergelerin bozuk olması gösterilse de, üretim sektörünün milli gelir içindeki payının azalması en önemli unsurdur. Onlarca tekstil firması ekonomik sıkıntılar nedeniyle Mısır başta olmak üzere başka ülkelere kaçtı.
Üretime yönelik ciddi eylem planlarının olmaması, üreten sektörleri sürekli zayıflatmaktadır. Üreten sektörler, kontrolsüz ithalat nedeniyle, pazarda rekabet edememektedir. Hatta çoğu firma ürettiği malı ithal edip satmaya çalışmaktadır. Hal böyle olunca, işsizlik artmaktadır.
Genç nüfusta işsizliğin aşırı artması, geleceğe dair sosyal riskleri büyütmektedir.
Çalışan sayısının azalması, işten çıkarmaların doruğa çıktığını göstermektedir. Gençlerin işsiz kalması, geleceğe dair planlarını ertelemeleri sosyal sorunları da beraberinde getirmektedir.
İşsizlik sorunu hemen bütün ülkelerin gündemindedir. Gelişmekte olan ülkelerde çok daha büyük sorundur. Bu sorunu azaltacak en önemli strateji, üretim sektörünü güçlendirmek ve desteklemektir.
Fabrikaların, öz kaynakları işleyen, katma değerini artıran tesislerin çoğaltılması, istihdamı artırmada en etkili uygulamadır. İnşaat sektörü, en fazla istihdam yaratan sektördür. Ancak maliyetler nedeniyle tıkanma sinyalleri vermektedir.
İnşaat sektörü kadar istihdam yaratan ikinci önemli sektör tarım ve tarıma dayalı sanayidir. Ne yazık ki bu sektörde de, kaçış devam etmektedir. Aşırı denebilecek düzeyde gıda ürünü ithalatı, ithalatta gümrük muafiyetleri, tarım sektörünü kazanamayan bir sektör haline getirmiştir.
Bugün İşçi Bayramı. İşsizliğin çığ gibi büyüdüğü memlekette bayram kutlamak elbette çok zor. Kaldı ki gösterilere başka gözle bakılıyor artık.