Hafta sonu Girit adasını kırmızıya boyayan Sahra Tozu güney illerimizi de önemli derecede etkiledi. Son yıllarda ülkemize daha fazla gelmeye başladı. Geldiğinde adeta nefes aldırmıyor. Yıkama yağlama yerleri araçtan geçilmiyor. Bazı bölgelerde adeta çamur yağıyor.

Dünyanın en büyük çölü Büyük Sahra’nın yirmi bin yıl önce muson yağmurlarının güzergah değiştirmesi nedeniyle çöle döndüğü biliniyor. Sahra tozu bitki besleme açısından çok verimli görünüyor.

Kuzey Afrika bölgesinden kalkan ve kuzey-batı İspanya’ya kadar taşınan Sahra tozunu içeren yağmur kompozisyonunda ortalama % 5.7 kalsiyum, % 2.0 potasyum, % 1.69 magnezyum, % 0.41 sodyum, % 0.00626 fosfor ve % 0.0051 kükürt gibi makro bitki besin maddelerini, 142 ppm çinko, 540 ppm mangan, 39.3 ppm bakır ve 3.40 ppm demir gibi mikro bitki besin maddelerini içerdiği tespit edilmiştir. Yine benzer şekilde Karayipler bölgesinde bulunan Barbados adasında toplanan Sahra tozu içerisinde demir konsantrasyonunun gündüz saatlerinde daha fazla olduğu gözlenmiştir.

Büyük Sahra çölünün güneş enerjisi üretimi için düşünülüyor ama Amazon havzasının çölleşeceğine dair endişeler de bulunuyor. Sahra tozunun Amazon havzasında yağışın en önemli kaynağı olduğu biliniyor.

Çöl toprağı elbette verimli olabilir. Çölde bitkisel üretimi kısıtlayan en önemli faktörün su olduğunu herkes bilir zaten. Ancak herhangi bir şekilde kullanılamayan bu kaynağın tarla ziraatında kullanabilme imkanları üzerinde yapılan çalışmalardan iyi sonuçlar alınması, sahra tozunun ticari olarak kullanılabileceğini gösteriyor. Bu meyanda ülkemizde de çalışmalar yürütüldü. Hatta bazı uzmanlar çamur olan arabaların üzerindeki çamurun sıyrılarak saksı çiçeklerine verilmesini öneriyor.

Bugünlerde Kuzey Afrika üzerinden lodosla birlikte oldukça fazla miktarda sahra tozu geliyor. Memleketin bazı bölgelerini adeta toz bulutu içinde bıraktı. Balkonlar tozun içinde kaldı. Arabaların üzeri toz doldu. Yağmurun yağdığı yerlere çamur yağdı.

Orijinalinde verimli topraklar yağış rejiminin değişmesiyle birlikte olduğu şekliyle kalabilmektedir. Havada asılı halde uzak mesafelere taşınabilen bu toz, aslında bitkisel üretimde yarayışlı bir materyaldir. İçerdiği demir başta olmak üzere çok sayıda mineral madde, taşındığı alanlarda toprağın verimini artırmaktadır. Aynı zamanda, hava oransal nemiyle birleşerek doygunluk nemini düşürmekte ve yağış olasılığını artırmaktadır. Nitekim yaz aylarında sıklıkla taşınan sahra tozu yaz yağmurlarına neden olmaktadır.

Küresel ısınmayla birlikte, tropikal kuşağın kuzeye doğru ilerleme olasılığı, kuzey kesimlere daha fazla toz taşınacağını göstermektedir. Hele Güney Amerika’ya yönelen hava hareketleri yön değiştirirse daha çok toz almamız mümkündür. Belli mi olur batı bölgeleri eskiden olduğu gibi fillerin, kaplanların yaşayabileceği yağmur ormanlarına dönüşüverir. Böyle bir olasılık görünmüyor ama yağış getirse daha iyi olur.