Çerkezler yurtlarından 162 yıl önce koparıldılar. Soykırımın yıldönümü bugün. İki milyona yakın Çerkez yurtlarından hiç tanımadıkları diyarlara sürgün edildi. Yüzbinlerce Çerkez yola çıktı ve neslini korudu. Ruhları şad olsun.
Hemen her milletin kendine has özellikleri, gelenekleri, görenekleri vardır. Genellikle güzel özelliklerdir bunlar. Zaten milletler geçmişlerindeki birikimleri ve kültürleri ile geleceğe varlıklarını taşırlar. Nüfusları çok fazla olmamakla birlikte, Rusların soykırımlarına maruz kaldıkları halde, neslini, varlığını, gelenek ve göreneklerini muhafaza eden Çerkezlerin oldukça köklü bir geçmişleri bulunmaktadır.
Yunan mitolojisine ilham veren birçok unsur, daha eski olan Abhaz mitolojisi ve Nart destanlarına aittir. Prometheus, Zeus, Achiles gibi Yunan mitolojisine ait birçok ünlü karakterin neredeyse bire bir karşılığı Kafkas mitolojisinde bulunmaktadır.
Medeniyet tarihinde soyadı kavramını kullanan ilk halklardan biri Kafkas halklarıdır. Bugün Türkiye dahil dünyanın birçok ülkesine yayılmış olan Abhaz, Adige, Kabartey gibi Kafkas milletleri hâlâ eski soyadlarını kullanmaktadır.
Çerkezlerde hapishane kavramı yoktur. Çerkezlerin geleneklerine aykırı bir davranışın ya da adli kabul edilebilecek bir suçun cezası toplum tarafından dışlanmaktır ki, bu bir Çerkez için en büyük cezadır.
Çerkezler arasında akraba evliliği yoktur. Hatta aynı köyde yaşayan gençler arasında bile evlilik kabul görmez.
Kız isteme, kız verme, başlık parası gibi kavramlar genellikle pek görülmez. Kadınlar toplumda ciddi söz sahibidir. Seçimi genelde kızlar yapar. Bu anlamda Çerkezlerin anaerkil bir toplum olduğu söylenebilir. Kadınlar evlendikten sonra da kendi soyadlarını kullanırlar. Çocuk yaşta evlilik, kadına şiddet yoktur ve asla kabul görmez.
İnsanlık onuruna verdikleri yüksek değerlerle bilinen Çerkezlerde dilenci bulunmaz. Sözlüklerinde dilenmek kelimesi yoktur.
Çerkezlerde gündelik yaşam yazılıdan ziyade sözlü kanunlarla düzenlenir ve sözlü kanunların en muteberlerinin başındaysa halkın yaşlıları tarafından alınan kararlar gelir. Thamadelerin aldığı kararlar kanun gibi kabul edilir.
Kafkas halklarının dil kullanımı milattan önce 3000’lere kadar uzanmaktadır. Kafkasya gibi küçük bir coğrafyada 37 farklı dil konuşulmaktadır.
Bugün Çerkezler olarak bilinen ve aslında birçok farklı etnik unsuru bir arada barındıran Kafkas Halkları, Büyük Kafkas Sürgünü öncesinde, anavatanlarında, insanlık tarihinin kültürel ve sosyal anlamda en ileri medeniyetlerinden birine sahip olmuştur. Kafkas halkları bugün taraflı-tarafsız birçok kişi tarafından “asalet” ve “medeniyet” kavramlarıyla özdeşleştirilmektedir. Büyük Çerkez sürgünü çok büyük acılar yaşatmıştır. Çok farklı milletlerle birlikte yaşamayı başarabilen Çerkezler, kültürlerini farklı coğrafyalarda yaşatmaya çalışmaktadırlar. Ancak Kafkas halklarının kullandıkları diller her geçen gün kaybolmaktadır. Kültür emperyalizminden etkilenmemeleri neredeyse imkânsızdır.
Anayurtlarında gelenek ve göreneklerin bütünüyle yaşanmasına rağmen yeni yurtlarda özgün değerlerin devamlılığı güçleşmektedir. Yeni nesillerde dil bilen nüfus hızla azalmaktadır. Zaten yeni nesiller bulundukları ülkelerin dilleriyle konuşmaktadır. Sevindirici olan, dili bilmemenin ayıplanmamasıdır. Bu da aidiyeti güçlü kılmaktadır.