Anadolu 'dan, Şehitler diyarı Çanakkale' ye, bazı günler bin kadar otobüsle ziyaretçiler gelirdi..
Şimdi, aynı yoğunluk var mı bilmiyorum?
Tabii ki bu ziyaretlerde, biz anlatıcılar, otobüs şoförleriyle de dostluğumuzu ilerletiriz..
Bir müddet sonra, onlar, bizim küçük kardeşimiz gibi olurlar... Bu kişilerden, İbrahimler, Mustafalar, Eyüp, Muratlar, Güven gibi çok sevdiğimiz kardeşlerimiz olmuştur...
Sağlık problemlerimiz sebebiyle dört yıldır, savaş alanlarına gidemiyoruz;ancak, dostlarımızla görüşmeye devam ediyoruz...
Birinci açılım dönemi.
Yine, bölücü terörle işbirliği yapma çalışmaları sürmekte... Ben, Stokholm Kongresi sonuç bildirgesini öğle yemek molasında, bizim şoför arkadaşlara anlattım.
Mal kaçakçılığı, insan kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti, beyaz kadın ticareti, fuhuş sektörü, silah kaçakçılığı gibi sektörlerde başat güç olan ve bu yolla elli milyar dolarlık bir bütçeyi yöneten bölücü terörün bu işten kendisi vazgeçse bile, bu oluşumu destekleyerek siyasi çıkar elde eden emperyalist güçlerin bu işten vazgeçmesi mümkün değildir, dedim ve bu konuda çok dikkatli olmak gerekir, dedim.
Hadi, adını yazmayayım... E... adlı şoförümüz, söze girdi...
Hocam!
Biz cahil insanlarız;ancak, aptal değiliz. Sizin dediklerinizi biz de takip ediyoruz.
İktidar partisi, bu işe devam ederse hepimiz MHP'ye geçer, gerekli cevabı veririz, dedi...
Ben de Milli duruş içinde olanların gideceği adresin doğru olduğunu ifade ettim..
Herkes, durduğu yerden memnundu...
Vatan üzerinde, kimseye ;siyasi, sosyal, ekonomik operasyon yaptırtmayacağız, görüşü hakimdi...
Sığınılacak, son kale MHP olarak ön plandaydı...
Geçtiğimiz günlerde, bizim E... İle tekrar görüştüm. Son durumu nasıl değerlendiriyorsun, dedim.
Bana;Hocam, geldiğimiz son nokta hiçbir siyasi partiye güvenin kalmadığını ve bir iki küçük partinin söylemini takdir ettiklerini söyledi ve devam etti...
Hocam!
İktidar, ilk seçimde %20'nin altına düşecek ve MHP de %3,5 oy bandına düşecek, dedi...
Devam etti, ayrıca şu an ülkemizde bölücü teröre geçit veren, ülkemizin yumuşak karnı olan siyasi partiler, ilk seçimde boylarını ölçüsünü alacaklar, dedi...
İktidar partisinin liderini seviyorduk;ancak, şimdi eski bağlılığımız yok, dedi...
Kendisi de açıkça söyledi;iktidar bloğuna da, muhalefet bloğuna da oy vermeyeceğiz... Seçim zamanı geldiğinde, milli söylemi olan ve ülke yönetimi için iyi bir parti programı kimde varsa ona oy vereceklerini ifade etti...
Ben de duruşları için kendilerini tebrik ettim.
Ülkemiz için sürekli bir yerlere giden, gittiği yerlerde insan manzaraları üzerine değerlendirmeler yapan bu dostumuza çok teşekkür ettiğimi, söyledim ve konuşmayı bitirdik...
Sonuç: Ülkemizin bu duruma gelmesine sebep olan iktidar ve muhalefet partilerine söyleyeceğimiz, sözümüz ise milli olun, ülkemizin bütünlüğünden yana taraf olun ve bölücü terör mensuplarına, Attila'nın liderlik sırrına göre, gereğini yapın ve tam temizlik yaparak, vatandaşın huzur içinde yaşamasını da sağlayın, derim.
Bilgi edinmeniz dileğiyle..
******
Düşünmeye, okumaya, yazmaya ve konuşmaya devam.