Bir zat, Filistin Cephesi ve Kurtuluş Savaşı döneminde, İngilizler her yeri işgal etmişti... Sebebi de Reis Paşa, Filistin Cephesi'nde ordunun yenilmesine sebep oldu, demekte...

Bir zat, Filistin Cephesi ve Kurtuluş Savaşı döneminde, İngilizler her yeri işgal etmişti... Sebebi de Reis Paşa, Filistin Cephesi'nde ordunun yenilmesine sebep oldu, demekte... Aptallık da bulaşıcı bir hastalık olsa gerek.

Filistin'de ne olduğunu bilmeden hüküm vermek de böyle olsa gerek...

Filistin'de üç ordumuz vardı. Asker sayımız yüz yirmi beş bin kadardı... İngilizler, iki yüz bin askere sahipti... Muharip güç olarak, bizi savaşacak takate sahip Otuz bin askerimiz vardı. Diğerleri hasta ve cephe için geri hizmeti yapabilecek güce sahip değildi... Bizim ordu, yürüyerek intikal ediyordu... İaşe ve ordu düzeni de savunmaya uygun değildi... İngilizler, Sina'yı geçmek için tren yolu yaptı. Tren yolu bitince de zinde ve güçlü lojistikle hücumda kalktı. Ayrıca, büyük bir hava Gücü de vardı. Biz, hava saldırılarını önleyecek bir savaşma gücüne sahip değildik... Adamların yüz yirmi beş bin muharip askerle hücumun karşı, Otuz bin askerle karşı koymaya çalıştık... Bizim sahildeki birlikletimiz hem denizden hem de havadan yapılan saldırı sonucu dağıldı. Ordu, yok edildi... Yine, çöl tarafında bulunan ordumuz da Arap ihaneti, İngiliz hava saldırısı ve yoğun topçu saldırısı ile çözüldü... Bir tek Reis Paşa, birliklerini lojistik desteğin olabileceği yere çekti... Karargahları bile geri çekilmiş bir ordu için talimat bekledi ve bu gelmeyince de bütün ordusunu, ilk Türk Köyü'nde kadar çekilmesi için emir verdi... Yani, milli direnç gösterecek Türk Köylerine kadar geri çekilin, dedi... Hem Şam' da hem de Halep'te Arap ihanetlerini gördü...Katma hattına birliklerini çekti. Burada, İngilizlerin ileti Harekâtı nı durdurdu... Bizim, bir başarımı da bu olmuştur. Bu arada, Adana'ya gelmiş olan Yıldırım Orduları Komutanı Liman Von Sanders, bu andan itibaren Türk Orduları nın Komutanı da Türk olmalıdır, dedi.

Biz de bu işi yapması için 30 Ekim 1918'de, yani, Mondros'u imzaladığımız gün Reis Paşa'yı bu iş için atadık.

Reis Paşa, Mondros Anlaşması'nın uygulanmasıyla ilgili  olarak, İstanbul' la fikir ayrıldığına düşünce, sebebi de, eğer, İngilizler, İskenderun'a çıkarsa savaşırım, demişti... Bu, İstanbul için kabul edilemezdi.  Çünkü, İngilizleri gücendirmemek gerek, asıl barış için masaya oturduğumuzda İngilizlerin şefkatine ihtiyacımız olabilir, diye  düşünüyorlardı... Reis Paşa, savaşırım, deyince, fikri çatışma oldu. Reis Paşa'nın orduları zaten kağıt üzerindeydi... Onlar, kaldırıldı. Komutanı Fevzi Paşa'ya bırak ve İstanbul'a gel, denildi. İngilizler, bir tren ayarladı ve Paşa, İstanbul'a 13 Kasım 1918'de geldi... Filistin Savaşının oluş şekli budur. Bunun dışında kim ne söylüyorsa palavradır...

Ha! Asıl bilgi için, Filistin Cephesi' yle ilgili hem Türk hem de İngiliz Kaynaklarını okumanızı tavsiye ederim.

Paşa, Katma hattında İngilizleri durdurdu.

Peki, Irak Cephesi ne durumda, Batum ve çevresi ne durumda, bunları da bilmek gerekir.

İngilizler, Telgraf hatları ve tren yollarını kontrol için müfrezeler gönderdi.

Biz de bir şey diyemedik.

16 Mart 1920 tarihinde İstanbul tam işgal  edilince,  Paşa, Samsun dahil, nerede bir İngiliz varsa tutaklattı. Sonra, bizden Malta'ya sürgün edilenlerle bu İngilizleri  takas yaptı.

Yani, Ankara işgal edilmiş değildi...

Baktığınız pencere yanlış.

Filistin'de üç ordu vardı. Onlar

 hakkında da bilgi verseniz de cehaletimiz gitse...

Birilerinin yorumunu tarih diye sunmayın.  O kadar.

Bilgi edinmeniz dileğiyle...

******

Düşünmeye, okumaya, yazmaya ve konuşmaya devam...