Soğan fiyatları tam üreticiye para kazandıracak iken her zamanki gibi devlet devreye girdi ve Türk çiftçisini batırmak için elinden geleni ardına koymadı. Her ne kadar tarlada çok iyi para etmese de pazarda 70 lirayı görmüştü. Geçtiğimiz yaz hasat döneminde yerde kalan, toplama parasını kurtarmayan soğan üreticisini küstürmüştü. Devlet de seyrine bakmıştı. Bir çok üretici tarlasını tüketiciye açmış, toplayana bedava dağıtmıştı. Sağlıklı üretim politikası olmayan iktidar sahipleri sorunları dış güçlere stokçulara atarken, üreticisini hiç düşünmemişti.

Soğan da patates gibi muhafazası zor olan bir üründür. Uzun süre saklanması zor olduğu gibi, çimlenmeye başladıktan sonra durdurmak ve tonajını muhafaza etmek de zordur. Bu nedenle depolanmasında ve pazarlanmasında riski yüksek bir üründür.

Türkiye’nin soğan üretimi 2 milyon ton civarındadır. İhtiyacı da o kadardır. Üretim maliyeti yüksek olan ürünlerdendir. Özellikle son yıllarda artan üretim maliyetleri soğan üretimini zorlamaktadır.

Türkiye’de birçok üründe gümrüksüz ithalat ve fazla malın ihracatının kısıtlanması politikaları Türk çiftçisini sürekli zarar ettirmektedir. Hububat fiyatlarındaki artışlar genellikle dünya piyasalarına ve ithalat durumuna göre aynı zamanda Türk Lirasının değer kaybedişine bağlı olarak dalgalanmalar göstermektedir.

Tarım ürünlerinde fiyat istikrarının sağlanması düzenli üretim programlarıyla mümkündür. Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında yaşanan dalgalanmalar, iç piyasayı yakından etkilemekte, birçok üründe sıklıkla fahiş sayılabilecek fiyat artışları yaşanmaktadır.

Soğan üretimi yeterli olduğu halde fiyatlarının artmasını sadece saklama riskine bağlamak da doğru değil aslında. Her ne kadar risk taşıyorsa da üretim ve nakliye masraflarını göz ardı etmemek gerekir. Geçen yıllarda iktidar sahiplerinin soğan ve patates fiyatlarındaki artışlar nedeniyle depolara yaptıkları baskınlar hiçbir işe yaramamıştı.

Üretimin yeterli olması bile fiyatları aşağı çekmek için yeterli değildir. Tarlada bedava olsa bile kamyonun üzerine binerken maliyeti 4-5 lirayı bulmaktadır. Pazara ulaşması neredeyse 10 lirayı görmektedir. Dolayısıyla hemen bütün ürünlerde olduğu gibi soğanda da tarla ile market arasında uçurum sayılabilecek farklar ortaya çıkmaktadır.

Kur politikaları, ithalat politikaları ne yazık ki memleketi üretemez hale getirmektedir. Türkiye üretebildiği ürünlerde kendine yeterli olmaktan hızla uzaklaşmaktadır. Bunun sebebi de uygulanan ithalat politikalarıdır. Ekilmeyen arazi varlığı artarken, hemen bütün ürünlerde dışa bağımlılık da artmaktadır.

Soğan üretiminde işçilik önemli kalemler arasına girmiştir. Toplama ve çuvallama parasını bile çıkaramayan üretici ne yapsın. Gıda üretimi stratejiktir. Hemen bütün ürünlerde ve üretim bandında devletin rolü olmalıdır. Gıda üretimi serbest piyasa ekonomisinin eline bırakılamaz. Enflasyonla mücadelede şamar oğlanına dönen soğan, bugünlerde mutfağın ateşini yükseltiyor. Yıllardır düşe kalka gerçekleşen soğan üretimi bir türlü istikrara kavuşamıyor. Sebebi basit. Devlet üretenin yanında durmuyor. Geçen sen dursaydı bu sene soğan 70 lirayı görmezdi. İthalat fiyatları ancak 30 lira bandına çekebilir. Seneye üretim düşer ithalat lobisi yandaşlar kazanmaya devam eder.