Honduras'ta bulunan 2.000 yıllık üç mısır koçanı, insanların Orta Amerika'ya mısır çeşitleri getirdiğini ve bunun da verimliliği artırarak medeniyeti şekillendirmiş olabileceğini gösteriyor. Yaklaşık 9.000 yıl önce, bugünkü mısır yoktu. Güneybatı Meksika'daki yerliler, serçe parmağından daha küçük koçanlara ve sadece bir avuç taş gibi taneleri olan teosinteyi yetiştiriyorlardı.
Mısırın modern yaşam için ne kadar hayati önem taşıdığı herkes tarafından biliniyor ve bugün 1,2 milyar ton üretimle hayatın her alanında kullanılıyor.
Smithsonian Ulusal Doğa Tarihi Müzesi'nde arkeogenomik ve arkeobotanik araştırmalarda, mısırın 9.000 yıllık tarihine dair ayrıntılar ortaya konmuş.
Evcilleştirme, yabani bitkilerin binlerce yıl içinde günümüzde bizi besleyen ürünlere dönüşmesi olarak tanımlanıyor. Bu süreç insanlık tarihinin tartışmasız en önemli sürecidir ve mısır, şu anda gezegende yetiştirilen en önemli ürünlerden biridir.
Honduras'taki El Gigante kaya sığınağından çıkarılan yaklaşık 2000 yıllık üç mısır koçanının genom analizleri binlerce yıllık Orta Amerika kökenli mısır çeşitlerinin Güney Amerika kökenli olduğunu ortaya koyuyor. İnsanların mısırı Güney Amerika'dan Meksika'ya taşıdığını gösteriyor. Bu bölgesel değişimin, dayanıklılığı artırdığı ve verimliliği yükselttiği tahmin ediliyor. Ayrıca, evcilleştirme ve ürün iyileştirme sürecinin sadece düz bir çizgide ilerlemediği de dikkati çekiyor.
Uzun yıllar boyunca, bilim insanları arasında yaygın görüş, mısırın ilk olarak Meksika'da tamamen evcilleştirildiği ve daha sonra başka yerlere yayıldığı yönündeydi. Ancak, Meksika'da bulunan 5.000 yıllık mısır koçanlarının yalnızca kısmen evcilleştirilmiş olduğu ortaya çıktı.
2018 tarihli bir çalışmada, bilim insanları antik DNA kullanarak teosintenin evcilleştirilmesine yönelik ilk adımların Meksika'da atıldığını, ancak insanların onu ilk kez Orta ve Güney Amerika'ya taşımaya başladıklarını, neticede evcilleştirmenin tamamlandığı bildiriliyor. Bu üç bölgenin her birinde, evcilleştirme ve ürün iyileştirme süreci paralel olarak ancak farklı hızlarda ilerleme gösteriyor.
Bu daha zengin ve karmaşık evcilleştirme öyküsünün ayrıntılarına odaklanmaya yönelik daha önceki bir çalışmada, Orta Amerika'daki El Gigante kaya sığınağı bölgesinden elde edilen 4.300 yıllık mısır kalıntılarının tamamen evcilleştirilmiş ve son derece verimli bir çeşitten geldiği bildiriliyor.
El Gigante kaya sığınağı, son 11.000 yıla yayılan iyi korunmuş bitki kalıntıları içermesi nedeniyle dikkati çekiyor. Tam koçanlardan parçalı sap ve yapraklara kadar 10.000'den fazla mısır kalıntısı bulunuyor. Bu kalıntıların çoğu geç döneme ait olsa da, kapsamlı bir radyokarbon çalışması sayesinde, 4.300 yıl öncesine kadar uzanan bazı kalıntılarda genom analizi yapılabiliyor.
Çalışmalar devam ediyor. Genetik analizlerin yapılabildiği örnekler gösteriyor ki, mısırın evcilleştirilmesinde Güney Amerika’dan getirilen tohumlar daha etkili görünüyor. Meksika ilginç bir coğrafya. Meksika buğdayları da Asya’dan, Anadolu’dan gidip bütün dünyaya yayılmış ve yeşil devrimi başlatmıştı.