Eskisi kadar hısım akraba komşu ziyaretleri olmasa da yine de geceleri kahve içiliyor. Gece kahve içmenin ise mahsurları konusunda hemen herkesin deneyimi vardır.

Gece kahve içmenin beklenmedik dezavantajı konusunda birçok insanın uykusuzluk yaptığına dair deneyimi vardır. Uzmanlar buna artan dürtüsellik diyor.

Artan dürtüselliği araştırmak için yürütülen çalışmada, karanlık çöktükten sonra kafein verilen meyve sinekleri, normalde onları durduran sinyalleri görmezden gelerek daha saldırgan davranmışlar. Gündüz ise kafein aynı etkiyi göstermemiş. Bu da zamanlama ve davranış arasında güçlü bir bağlantı olduğunu gösteriyor. Çalışmanın daha da çarpıcı olanı, dişi sinekler erkek sineklere göre kafeine daha hassas görünmeleri.

Gece tüketilen kafein beyni daha dürtüsel ve riskli davranışlara yönlendirebiliyor. Bu etki özellikle dişilerde daha belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor.

Geceleri uyanık kalmak için genellikle kahveye başvurulur. Hedef uyanık kalmaktır. Oysa bu konuda meyve sinekleriyle yapılan çalışmada ilginç sonuçlar görünüyor. Farklı koşullar altında, değişen dozlarda, gündüz ve gece maruz kalma durumlarında ve uyku yoksunluğuyla kombinasyonlar da dahil olmak üzere, kahve verilen meyve sineklerinin tepkileri incelenmiş.

Normal şartlar altında, sinekler güçlü hava akımına maruz kaldıklarında hareket etmeyi bıraktıkları halde gece kafein verilen sinekler olumsuz koşullara rağmen pervasızca uçuşlarına devam etmişler. Gün içinde kafein tüketen sineklerde aynı davranış gözlemlenmemiş. Buradan çıkarılan sonuçta araştırıcılar kahve tüketiminde zamanlamanın önemli olduğunu, gün içerisinde içim saatine bağlı olarak uyarıcı etkisinin değiştiğinin dile getiriyorlar.

Araştırmacılar ayrıca meyve sineklerinde erkekler ve kadınlar arasında belirgin farklılıklar gözlemlemiş. Her iki cinsiyetin de sistemlerinde benzer düzeyde kafein bulunmasına rağmen, kadınlar çok daha yüksek düzeyde dürtüsel davranış sergilemiş.

Araştırma yöneticisi sineklerde östrojen gibi insan hormonları bulunmadığından, dişilerde artan hassasiyetin genetik veya fizyolojik faktörlerden kaynaklandığını ifade ediyor. Bu mekanizmaların da araştırılmasıyla insanlarda kahvenin cinsiyete göre farklı etki yapıp yapmadığını görebileceklerini belirtiyor.

Bulgular, vardiyalı çalışanlar, sağlık çalışanları ve askeri personel de dahil olmak üzere gece kafeine bağımlı olan kişiler için daha geniş kapsamlı sonuçlar doğurabilecek potansiyele sahip görünüyor. Özellikle kadınların gece kahve tüketiminden daha fazla etkilenebileceği konusunda bilgilere bir an önce ulaşılması gerekiyor. Deney hayvanlarıyla yapılan çalışmaların sonuçlarının pek çoğu insanlara aktarılabiliyor veya insanlarda test riski olan çalışmalar mutlaka önce test hayvanlarında deneniyor. Bununla birlikte uzmanlar kahvenin gece ve gündüz tüketilmesi arasında canlılarda önemli sayılabilecek farklı etkiler yaptığını kabul etmek gerektiğini ifade ediyor. Gece dikkati artırırken stresi ve cesareti de artırıyor demek ki.