.

Kuvva-ı Milliye, milletin bağrından çıkan milli güçlerin vatan savunması için bir araya gelerek mücadele başlattıkları bir milli hareketin adıdır...
Amaç, düşmanı Türk topraklarından atmaktır...
Edirne'den Kars 'a kadar, her meslekten, her yaştan insanların bulunduğu bir güçtür...
Vatan savunmasında silahlı çatışma dahil her şeyi yapmış veya yapılması için gayret göstermiştir...
Bu, Osmaniye' de ilk kurşun, Ayvalık'ta ilk Çete, İzmir'de Yunan'a ilk kurşun, Ege dağlarında bir Efe...Trakya'da bizim Kızancıklar... Erzurum'da, Ermeni zulmüne karşı bir Dadaş, Harput'ta bir Gakkoş, Sivas'ta bir Yiğido...
Maraş'ta Fransız' a karşı bir Ökkeş,bir Sütçü İmam, Antep' te Fransız'a karşı bir Şahin ve Karadeniz'de de tüm düşman unsurlara karşı bizim Uşaklardır...
Yine, Denizli'de Ahmet Hulusi Efendi, Ankara'da Rıfat Efendi, Tekirdağ'da Osman Nuri Efendi' dir...
Kastamonu 'da cephane taşıyan bir Türk Kadını, İstanbul' da Halide, Görele'de Dursun Çavuş( Güllüşan) , Kütahya-Uşak hattında da Kara Fatma'dır...
İşte, bu milli güçlerin bulundukları yerlerde kurdukları milli müdafaa merkezlerinden birisi de Beyşehir'de...
Yıkılma tehlikesiyle başbaşa ve restore edilmeyi bekliyor...
Biz, Akdamar'da kilise onardık... Ermeniler ibadet etsin, diye...
İstanbul'da Demir Kilise'yi onardık... Bulgarlar mutlu olsunlar, diye... Yine, otuz kadar kilise ve dini mahaldeki yapıları da onardık...
Şimdi, bizim milli kurtuluşumuzun ve devletimizin kuruluşunun temeli olan Kuvva-ı Milliye binalarına da sahip çıkmalıyız...
Biz, uyarmış olalım...
Tabii ki, şimdiki önceliğimiz salgın...
Salgın bittiğinde ilk işiniz bunları tespit etmek ve sahip çıkmak olsun, derim...
Düşünmeye, okumaya, yazmaya ve konuşmaya devam...