Ülkemizin, son geldiği durumundan şikayetçi olan ve tek adam rejiminin yürüyemediğini gören, düşünen bir beyne sahip olup, fikirlerini kamuoyuyla paylaşan bir Ağabey’imize küçük bir katkı...
Tespitlerinize katılırım.
Bu sistemin çıkmaz sokak olduğunu görüyoruz... Bu durumdan çıkış için ülkemizde var olan bütün siyasi partilerin, iktidara geldiklerinde ne yapacaklarını yazdıkları parti programları incelendiğinde, çözüm için somut, nesnel hiçbir çözümlerini olmadığını görüyoruz. Bu durumdan çıkış, mutlaka siyaset kurumu vasıtasıyla olacak, diye düşünürüm;ancak, onların da bir fikri, ufku, çapı yok.
Benim gördüğüm, bu olumsuz durumu, olumluya dönüştürecek bir siyasi kadro, bir siyasi program ve bir siyasi organizasyon yok.
Bu yüzden, geleceğimizi daha da karanlık görürüm...
Yine de bir umut olabilmeli...
Türk Aydını dediğimiz kitle, çekinmeden fikirlerini söyleyebilmeli...
Bu fikirler tartışılmalı ve bu işin üstesinden gelebilecek, enerjisi olan kişileri de bu İş için yüreklendirmeliyiz, diye düşünürüm.
Bilgiler için çok teşekkür ederim...
Var olun.
****
Cumhuriyet neyi başardı?
Bizim, her alanda yetişmiş adamımız yoktu. Medreselerde olan eğitim de çok çok iptidai bir yapıdaydı...
Biz, 1877-1878 Osmanlı- Rus Savaşı sırasında da “Askeri doktor” ihtiyacımızı karşılamak için Batılı ülkelerde doktor görevlendirilecektir, diye gazetelere ilan verdik... Bu ilana göre başvuru yapan herkesi de doktor olarak ordumuzda görev vermiş olduk. Charles Ryan böyle bir kanalla ordumuza katılan bir doktordu... Önce Plevne’de, daha sonra da Erzurum müdafaasında kendisine görev verdik... Görev süresi bitince de ülkesi olan Avusyralya’ya dönmüş oldu.
Daha sonra, Avustralya Ordusuyla Çanakkale’ye gelerek bize karşı da görev yapmıştı...
Daha sonra, dokuz cephede savaştık...
Yenildik. Ordumuz teslim oldu... Ülkemiz işgal edildi... Biz kurtuluş savaşı yaptık. Düşmanı, ülkemizden kovaladık.
Genç cumhuriyet, ilk iş olarak eğitimde reformlar yaptı...
Yeni bir eğitim programı yaparak daha çabuk öğrenilecek bir eğitim sistemi geliştirdi...
Bizim 1925 yılında var olan sağlık personeli sayımız:
560. Doktor
69. Hastabakıçı, hemşire
4. Eczacı
554. Sağlık memuru
136. Ebemiz vardı...(1)(Sıhhiye Mecmuası, Fevkâlade Nüshası. 1942 S. 16)
1923-1924 Eğitim ve öğretim yılında,
İlköğretim’de, öğrenci sayısı olarak 341.941 çocuğumuz vardı .
Aynı dönemde, İtalya’da var olan öğrenci sayısı ise, 3,981, 000 kadar İlköğretime kayıtlı öğrencileri vardı...
Bu da bize, kalkınabilmemiz için eğitimin nasıl silah olarak kullanıldığını göstermektedir...
Her türlü engellemeye, iş bilmezliğe rağmen yine de ülkemiz için çalışan kişilerin varlığını da unutmamak gerekir...
Her şeyin başı eğitimdir
Günümüzde de hemen her ilimizde sağlıklı kalmamız için gerekli olan personel sayısı ile bu personellerin yetişmesi için gerekli olan eğitimlerde ulaştığımız son nokta da kıvanç duyacağımı bir seviyeye ulaşmıştır...
Cumhuriyetin ilk yıllarında günümüze aynı sosyal çevreyi kullanan ve paylaşan kişi sayımız da da önemli artışları olmuştur... Sağlık personelinin sayısı da her geçen günde artmaktadır....
Cumhuriyetin kıymetini bilelim.
Bilgi edinmeniz dileğiyle...
********
Düşünmeye, okumaya, yazmaya ve konuşmaya devam .