PROBLEM
Kadın kocasına dönüp gülümseyerek bir öpücük kondurmuş ve sonra,
“Kocacığım, beni çok sevdiğini biliyorum, her yere benim resimlerimi koymuşsun. Çalışma masana, cüzdanına, ofisteki odana.”
Kocası bir açıklama yapma gereği duymuş.
“İşte senin o resimlerin, benim en büyük problemlerimi çözmemde en büyük yardımcı da ondan.”
Kadın biraz daha şımarmış ve
“Yani senin hayatında varlığım ile bir kat daha değerliyim.”
Kocası hafif bir gülümseme ile durumu iyice açıklamış.
“Ondan değil karıcığım, ne zaman çözülmesi zor bir problemle karşılaşsam, senin resmine bakıp ‘Bundan daha büyük problem ne olabilir ki?’ deyip problemi şak diye çözüveriyorum…”
YERİNİ BİLDİR
Kaptan pilot Temel, telsizde var gücüyle bağırıyordu;
“Ula, sağ motor bozuldu. Düşeyrum, düşeyrum. Meydey meydey düşeyrum. Kule düşeyrum!”
Kule hemen cevapladı;
“Mesaj anlaşıldı. Yerinizi bildirin, yerinizi bildirin.”
Temel;
“Pilot kabini, öndeki sol koltuk… Pilot kabini, öndeki sol koltuk…”
CİN
Adamın biri California' da sahil kıyısında yürürken bir şişe bulur.
Şişenin mantarını açar açmaz içinden bir cin çıkar.
Cin adama derki, “Beni şişe içinde hapsolmaktan kurtardın, şimdi benden bir şey dile. Yalnız iyi düşün çünkü bir tek dilekte bulunabilirsin.”
Adam düşünür taşınır, “Ben” der, “Hayatım boyunca Hawaii’ye gitmek istedim ama deniz tutuğu için gidemiyorum, uçaktan da çok korkarım. Hawaii' ye gidebilmem için bana buradan oraya bir yol yap.”
Cin düşünür, “Bak, bu gerçekten muazzam bir iş.” Der, “Okyanusun içine o yolu taşımak için yerleştirilmesi gereken yüzbinlerce kolonu, o kolonların deniz dibine çakılmasını, daha sonra da yolun kaplanması için gereken milyonlarca ton malzemeyi düşün. Gerçekten çok zor olay. Normalde ben böyle bir şey söylemem ama gel sen vazgeç bu dileğinden başka bir dilekte bulun.”
Adam tekrar düşünür. “Peki o zaman” der, “Hawaii' ye yol dileğimden vazgeçiyorum. Bana kadınları nasıl anlayacağımı öğret. Onları neler mutlu eder, neler mutsuz? Kadınları gerçekten etkileyip harekete geçiren şeyler nelerdir? Değişik ruh durumlarını nasıl anlarım?”
Cin bir müddet düşündükten sonra sorar:
“Şu Hawaii yolu vardı ya! Hah o yolu iki şerit mi istiyorsun yoksa dört mü?”
GÜLMEYE BAŞLADILAR
Devrin birinde padişah sürekli olarak yeni vergiler icat ederek halkı zor durumda bırakıyormuş.
Her vergi çıkardığında vezirini yanına çağırıp “Git bak bakalım ahali ne yapıyor?” diye sorarmış.
Vezir gidip ahalinin durumunu inceler ve gelip padişaha rapor verirmiş:
“Padişahım halk yakınıp duruyor verginin ağırlığından bahsederek ‘Ah vah!’ Çekip duruyor.”
Padişah bunun üzerine yeniden vergiler çıkarıyor ve aynı şeyleri tekrar ediyormuş.
Sonra da vezirine “Git bak bakalım ahali ne yapıyor?” diye soruyormuş.
Son defasında, vezir:
“Padişahım, her yer günlük gülüstanlık olmuş, halk gülüp eğleniyor, hiç bir şeye aldırmıyor” deyince padişah:
“Tamam artık yeni vergiler salmayalım…” demiş.
TED ÖLDÜ!
Eski dost iki yaşlı kadın Süpermarkette karşılaşmışlar, birbirlerinin hatırını, sağlığını sorduktan sonra biri diğerinin kocasının nasıl olduğunu sormuş.
“Oh hiç sorma! Ted az önce öldü!” demiş diğeri, “Bahçeden öğle yemeği için kabak toplarken bir kalp krizi geçirdi sebzelerin üzerine düşüp öldü!”
“Oh! Tanrım çok üzüldüm.. Peki, ne yaptın?”
“Ne yapacağım? Alelacele buraya geldim… Bari konserve alayım da öğlene taze fasulye pişireyim dedim.!”
KİM OLURUM?
Din dersi öğretmeni çocuklara “Doğru” ve “Yanlış”ı öğretirken bir örnek vermek isteğiyle, “Bir adamın cebine elimi sokup onun bütün parasını alsam, ben ne olmuş olurum?” diye sormuş…
Küçük Billy parmak kaldırmış ve cevap vermiş:
“Karısı.!”
NE YAZALIM?
Çok ağır bir kalp krizi geçiren adam, aylarca süren bir dizi önlem ve tedavi sonucu iyileşmiş.
Taburcu olmadan önce de, “Sonuçlarınız mükemmel” demiş doktoru, “15 yaşındaki bir delikanlının kalbi ne kadar güçlü ise sizinki de öyle… İsterseniz koşup futbol bile oynayabilirsiniz…”
Adam sevinçle evine gitmiş, “Karıcığım!” demiş, “Tamamen iyileştim… Bu gece aşkım daha evvel hiç yapmadığımız şekilde bir ‘Vahşi bir Aşk’a ne dersin?”
Karısı bir an düşünmüş, “Bilemiyorum…” demiş son derece isteksiz, “Kalbini zorlayabilir… Ama doktor bir rapor yazıp imzalarsa belki olabilir… Riske girmek istemiyorum.!”
Adam hemen doktoruna koşmuş, durumu anlatmış, “Tabii… Tabii…” demiş doktoru, almış kendi özel antetli kâğıdını eline ve başlamış yazmaya:
“Bay Temel benim kontrolümdeki hastamdır.. Kalbi son derece güçlüdür.
Çılgın, ihtiraslı, heyecanlı bir aşkı ne zaman isterse yapabilir.. İmza: Dr. Walter… Tamam oldu işte…” demiş doktor, “Haa. Bir de eşinizin adı neydi yazıyı ona hitaben yazalım…”
“Boş verin doktor…” demiş adam sevinçten yerinde duramayarak “Belki melki diyip kıvırıp duruyor, olayı kişiselleştirerek kapsamını daraltmayalım… ‘İlgilisine’ diye yazın yeter…”
BALIK
Eğer kocanıza her gün bir balık verirseniz doyar…
Ama o adama balık tutmasını öğretirseniz hafta sonları kesinlikle ondan kurtulursunuz.!
SU MESELESİ
“Bebeğimiz doğduğundan beri karım benimle konuşmuyor..”
“Neden?”
“İş yerimi arayıp ‘Suyum patladı’ dediğinde, eve alelacele ‘Mahallenin musluk tamircisini’ yollamışım da ondan…”
TEKRAR
“50 yaşındaki kocanızın kalbini tekrar nasıl çarptırabilirsiniz?”
“Nasıl?”
“Ona hamile olduğunuzu söyleyin…”
ORMAN HAVASI
“Çok iyi görünüyorsunuz…” demiş doktor, “Kaç yaşındasınız?”
“78 efendim.”
“78 mi? İnanın 60 yaşında gibisiniz. Nasıl bu kadar sağlıklı kalabildiniz?”
“Evlenirken karımla bir anlaşma yaptık doktor” demiş adam, “Karım sinirlendiğinde sakinleşmek için mutfağa gidecekti, ben de evimizin arkasındaki ormana.. Her gün orman havası, her gün orman havası işte bu hale geldim.!”
İKİ BAHANE
Geceleri karımı evde yalnız bırakırken iki bahane düşünürüm..
İlki, O saatte dışarı çıkabilmem için bir gerekçe yaratmak için.
İkincisi ise, karımın neden benimle gelmemesi gerektiğini bulmak için.!
KÖTÜ KAVGA
Düğünden 3 hafta sonra yeni gelin bir aile büyüğünü arayıp “Efendim” demiş ağlayarak, “John ve ben çok kötü bir şekilde kavga ettik. Bitti yani…”
“Sakin ol meleğim” demiş adam, “Hiçbir zaman bitmez.. Evlilikte kavgalar işin tuzu biberidir.. İlk kavganız tabii ki olacaktı.. Mühim olan bundan sonra dikkat etmek..”
“Tamam da efendim” demiş kız, “Cesedi şimdi ne yapayım?”
FIRÇA
Kocası karısına:
“Sana sinirlenip bağırınca hiç cevap vermiyorsun… Sinirini nasıl kontrol altında tutuyorsun?”
Karısı: “Hemen giderek tuvaletin deliğini fırçalamaya başlıyorum..”
Kocası şaşkınlıkla tekrar sorar:
“Bu gerçekten etkili oluyor mu?”
Karısı tebessümle cevaplar:
“Elbette, çünkü senin diş fırçanı kullanıyorum!”
43 MÜ?
Geçirdiği çok kötü bir kaza sonrası komaya giren Susy'i yaşama döndürmekte zorlanan doktorlar, son çare kocasını çağırmışlar…
Susy'nin yatağının başında doktor üzücü durumu anlatmış:
“Uyandıramıyoruz onu…” demiş, “Onunla konuşmaya çalışın.. Cevap vermezse yapacak bir şeyimiz kalmıyor.!”
“Bir şeyler yapın doktor!” diye yalvarmış kocası, “O daha 43 yaşında.!”
Susy'den mırıltılarla hemen cevap gelmiş:
“35.!”
KART
Adam iş seyahati için evden ayrılırken “Aşkım” demiş karısına, “Eğer işim uzar ve daha uzun kalmam gerekirse sana bir kart atarım.”
“Zahmet etme” diye cevap vermiş karısı, “Şimdiden okudum bile zira paltonun cebindeydi.!”
BU HANGİSİ?
“Hayatım” demiş cilveyle yeni gelin, “Ben biber dolması ile ekmek kadayıfını çok güzel yaparım…”
“Hımmm” demiş kocası önündeki tabağa endişe ile bakarak, “Bu hangisi?”
MASAL!
7 yaşındaki minik kız annesinin yatak odasına gidip yatmakta olan kadıncağızdan ona masal anlatmasını istemiş.
Annesi karanlıkta kızını başucunda görünce şaşırıp “Bir tanem neden hâlâ uyumadın? Nerdeyse sabah oluyor.” demiş, “Saat iki buçuk.!”
“Biliyorum anne” demiş minik kız, “Ama mutlaka bir masal dinlemek istiyorum…”
“O zaman gel yanıma yat meleğim” demiş kadın, “Babanın gelmesini beraber bekleyelim o nasılsa gelince bir tane anlatacak beraber dinleriz.!”
ROBOT
Bir gün Temel'in babası eve bir 'Robot' getirmiş.
Robotun özelliği, bir yalan söylendiği zaman hemen fark etmesi ve söyleyenin suratına anında bir tokat yapıştırmasıymış.
O gün Temel okuldan evine geç dönmüş, “Nerde kaldın oğlum?” diye merakla sormuş babası.
Temel; “Bugün öğretmen 2 saat fazla ders yaptı baba” der demez robot anında fırlayıp Temel'in suratına patlatmış bir tokat.
“Bana bak” demiş babası, “Bu robot yalan söyleyeni anında tokatlar. Bana hemen doğruyu söyle bakayım!”
“Baba, arkadaşlarla sinemaya gittik!”
“Hangisine?”
“İkinci Dünya Savaşı ile ilgili.”
“Şrrakkk!” diye bir tokat daha inmiş Temel'in yüzüne robottan.
“Pardon baba. Pardon. 'Aşk Meleği' adlı filme gittik!”
“Utanmalısın oğlum” diye cevap vermiş baba, “Ben senin yaşındayken böyle filmlere asla gitmezdim.!”
“Şrrakkk” diye bir tokat da babaya inmiş. Adam halının üzerinde sırtüstü yatarken sesleri duyan anne koşmuş içeri.
“Hemen bu robotu aldığın yere götürüyorsun!” demiş kocasına, “Oğluna ne kadar kötü örnek olduğunu görmüyor musun? Benim gibi ehl-i namus birisi olsaydın bunlar olmazdı…”
Anında “Şrraakkk” diye bir Osmanlı tokadı da kadının suratında patlamış!