Yeni bir çalışmada araştırmacılar, incelenen prostat kanseri tümörlerinin neredeyse tamamında mikroplastiklere rastladıklarını belirtiyorlar. İncelenen tümör dokularında, sağlıklı prostat dokularına göre yaklaşık 2,5 kat daha fazla plastik bulunuyor. Bilim insanları, bu çalışmanın prostat tümörlerindeki plastik parçacıklarını doğrudan ölçen ilk çalışma olduğunu belirtiyorlar. Daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulsa da bulgular mikroplastik maruziyetinin kanser gelişiminde rol oynayabileceğini düşündürüyor.
Gıda ambalajlarında, içme sularında, kozmetik ürünlerinde ve birçok günlük üründe kullanılan plastik malzemeler, ısıtıldığında, aşındığında veya kimyasal işlemlerden geçtiğinde mikroskobik parçalara ayrılıyor. Uzun süre plastik kaplarda bekletilen ürünler fazla miktarda mikroplastik taşıyor. Özellikle yarım litrelik su şişelerinde üç yüze yakın mikroplastik bulunabiliyor. Bu parçacıklar, gıda yoluyla, kirlenmiş havayı soluyarak veya ciltle temas ederek vücuda girebiliyor. Daha önceki araştırmalar, mikroplastiklerin neredeyse her organda, vücut sıvılarında ve hatta plasentada bulunduğunu bildiriyor. Sucul sistemlerde yaşayan bütün canlılarda da mikroplastiklere sıklıkla rastlanıyor.
Araştırmacılar, prostat bezinin alınması için ameliyat geçiren 10 hastadan alınan prostat dokusunu incelediklerinde tümör örneklerinin %90'ında ve iyi huylu prostat dokusu örneklerinin %70'inde plastik parçacıklara rastladıklarını belirtiyorlar.
Kanserli dokularda daha fazla mikroplastiğe rastlanması kanser nedeni olabileceklerine dair endişeleri artırıyor.
Araştırıcılar, daha önceki araştırmalarda mikroplastikler ile kalp hastalığı ve bunama gibi rahatsızlıklar arasında olası bağlantılar olduğunun bildirildiği, ancak bu çalışmalarda prostat kanseriyle doğrudan bağlantısı bulunduğunu bildiren çalışma bulunmadığını belirtiyorlar.
Doku analizlerinde 12 plastik molekülüne odaklanan araştırıcılar, kötü huylu ve iyi huylu prostat dokuları arasında mikroplastik içeriği yönünden büyük farkla karşılaşmaları mikroplastiklerin prostat kanserine yol açabileceğini adeta ispatlıyor.
Plastik, tıbbi ve laboratuvar ekipmanlarında yaygın olarak kullanıldığı için araştırmacılar kirlenmeyi önlemek için ekstra önlemler almışlar. Plastik aletlerin yerine alüminyum, pamuk ve diğer plastik olmayan malzemelerden yapılmış alternatifler kullanmışlar. Dolayısıyla operasyonlar esnasında mikroplastik bulaşmasını ortadan kaldırmışlar.
Çalışma plastiğin yol açabileceği bir başka potansiyel sağlık sorununu ortaya çıkarıyor. Bulgular mikroplastiklerin prostat kanserine yol açabileceğini de gösteriyor. Dolayısıyla sağlıklı gıda üretiminde plastik malzemelerin azaltılması gerekiyor.
Mikroplastiklerin insan vücudunun hemen her yerinde bulunduğu araştırmalarla ortaya konuyor. Bu maddeler bulundukları bölgelerde öncelikle iltihaplanmalara neden oluyor. Dokuların çalışma düzenini bozuyor. Eğer müdahale edilmezse, uzun süren iltihaplı dokular kötü huylu tümörlerin gelişimine neden oluyor.
Petrol ürünleri ucuz olduğu için hayatın içine daha fazla giriyor. Çocuk kıyafetlerinde kullanımı sınırlandırılıyor. Ancak oyuncakların neredeyse tamamı plastik ve polietilen malzemelerde yapılıyor. Dolayısıyla insanoğlu erken yaşlarda mikroplastiklerle tanışıyor. Diğer bir deyişle insanoğlu kanserojen malzemelerle anne karnında tanışıyor.