Çernobil nükleer santralindeki patlama ve yüzlerce insanın hayatını kaybetmesi hafızalarda hala duruyor. Rahmetli Volkan Konak’ın ‘Cerrahpaşa’ eseri Çernobil faciasının yaşattıklarını anlatıyor.

Ucuz ve temiz enerji kaynağı olarak sunulan bu enerji santrallerinin masum olmadığı araştırmalarla ortaya çıkıyor. ABD'de faaliyette olan nükleer santrallere daha yakın konumdaki yerleşim yerlerinin, daha uzaktakilere göre daha yüksek kanser ölüm oranlarına sahip olduğu ortaya çıktı. Araştırmacılar, 2000 ile 2018 yılları arasında ABD’deki tüm nükleer tesislere yakın yerleşim yerlerinden elde edilen verileri, gelir, eğitim, sigara kullanımı, obezite, çevresel koşullar ve sağlık hizmetlerine erişim gibi faktörleri dikkate alarak analiz ettiklerinde, özellikle yaşlı yetişkinler arasında, nükleer santrallere daha yakın topluluklarda kanser ölüm oranlarının daha yüksek olduğunu tespit ettiler. Her ne kadar net kanser sebebi olarak gösterilmese de, nükleer santrallere yakın yerlerde yaşayan insanlarda kanser sebepli ölüm oranının yüksek olması anlamlı görünüyor.

Araştırmacılar ayrıca kanser ölüm oranlarını etkileyebilecek çok çeşitli faktörleri de dikkate aldıklarını belirtiyorlar. Bunlar arasında eğitim düzeyi, ortalama hane geliri, ırk, cinsiyet, ortalama sıcaklık ve bağıl nem, sigara içme yaygınlığı, vücut kitle indeksi (BMI) ve en yakın hastaneye olan mesafe yer alıyor. Tahmini 115.000 kanser sebepli ölüm vakası nükleer santrallere yakınlıkla ilişkilendiriliyor.

Sosyoekonomik, çevresel ve sağlık hizmetleri gibi değişkenlerin de dikkate alındığı çalışmada santrallere yakınlıkla kanser sebepli ölümler arasında ilişki dikkati çekiyor. Araştırmacılar, çalışma süresi boyunca ülke genelinde yaklaşık 115.000 kanser ölümünün veya yılda yaklaşık 6.400 ölümün nükleer santrallere yakınlıkla ilişkili olduğunu tahmin ediyor. Bu bağlantı, yaşlı yetişkinler arasında daha güçlü görünüyor. Diğer yandan nükleer santrallerden uzaklaşıldıkça kanser sebepli ölüm oranları azalıyor.

Araştırmacılar, bu sonuçların daha önce Massachusetts'te yürüttükleri benzer bir çalışmanın bulgularıyla örtüştüğünü, söz konusu çalışmanın da nükleer tesislere daha yakın yaşayan kişilerde kanser vakalarının daha yüksek olduğu kanaatini güçlendirdiğini belirtiyorlar.

Araştırmacılar gelir, eğitim, çevre koşulları, sigara kullanımı, obezite ve sağlık hizmetlerine erişim gibi faktörleri dikkate aldıktan sonra bile, faaliyette olan nükleer enerji santrallerine daha yakın olan ilçelerin, daha uzaktaki ilçelere göre daha yüksek kanser ölüm oranlarına sahip olduğunu tespit ettiklerini belirtiyorlar.

Araştırma sonuçlar nükleer santrallerin kansere neden olduğunu kanıtlamıyor. Ancak, önemli soruları gündeme getiriyor ve özellikle nükleer enerjinin iklim değişikliğine çözümün bir parçası olarak giderek daha fazla öne sürüldüğü bir dönemde, daha fazla araştırmaya duyulan ihtiyacın altını çiziyor.