Geçen hafta üniversite sınav sonuçları açıklandı. Yüz binlerce gencimiz ve bir o kadar anne baba tercih yapacaklar. Maşallah anne ve babalar gençlerimizden çok daha heyecanlılar. Çocuklarından önce haberi duyunca hemen internete yüklendiler. ÖSYM’nin sayfasını kilitlediler.
Tercihte bilinç yükseldikçe, bir süre önce üniversitelerde boş kontenjanlar sürekli artıyordu. Bunu gören iktidar sahipleri taban puan şartını kaldırıverdi ve üniversitelerin dört yıllık fakültelerine eksi puanla girenler bile oldu. Yine de memleketin ihtiyacına ve istihdama uygun olmayan bölümlerin birçoğu boş kalıyor. Başta vakıf üniversiteleri olmak üzere, devlet üniversitelerinin bazı bölümleri, aslında bağıran kontenjan açıklarını görmek istemiyorlar. Önemli sayılabilecek, bazı bölümlerin kapanmasına yol açabilecek boş kontenjanlar ortaya çıkıyor artık. Üniversite sınavlarına katılım da azalmaya başladı sanki.
Tercihlerden önce, ülkenin önde gelen üniversitelerinden Hacettepe, ODTÜ, İTÜ, Boğaziçi gibi üniversiteler başta olmak üzere, özel üniversitelerin hemen tamamı reklam veriyor. Vakıf üniversiteleri gazetelere tam sayfa ilan veriyor. Bunun yanında, vakıf üniversiteleri baraj puanlarını en alta indiriyorlar. Çoğuna da burs vaat ediyorlar.
Bundan beş on sene önce ciddi tercih sorunları yaşandı. Boş kontenjanlar Fen Edebiyat Fakültelerinin Fizik, Kimya, Biyoloji ve Matematik gibi bölümleri ile Ziraat Fakültelerinin Zootekni, Toprak, Tarım Makineleri ve Tarımsal Yapılar ve Sulama bölümlerinde ortaya çıktı. Bu bölümlerin önemli bir kısmı, özellikle doğu bölgelerdeki üniversitelerde artık öğrenci almıyor. Neticede her ile bir üniversite hesabı, çok sayıda bölüm açılması, üniversite kapısına dayanan genç sayısını azalttı. İkinci öğretimlerin kaldırılması ve bölüm kontenjanlarının düşürülmesi ile üniversitelerde eğitimin kalitesinin artırılması şansı yakalandı. Özellikle uygulamalı bölümlerde eğitim daha kontrollü hale geldi.
Üniversitelere yapılacak kayıtlardan sonra açık kontenjanların bulunması her yıl olduğu gibi mümkün. Bir yere yerleşemeyen adaylar tekrar tercih yapacaklar.
İki milyon iki yüz elli beş bin adayın girdiği sınavda her zamanki gibi fen liseleri ve özel kolejler yine ipi göğüsleyen öğrencilerimizi çıkardı. Yaklaşık 800 bin civarında kontenjan açıklandı. Çoğunluğunu devlet üniversiteli oluşturuyor.
Memlekette hiçbir sistem meyvesini verinceye kadar yaşamıyor. Neticede hiçbir soruya doğru cevap veremeyen aday sayısı her sene bir önceki yılın rekorunu kırıyor. Bu sene de geçen seneye göre sıfır çeken aday sayısı %64 artıverdi. Zaten sınava müracaat edip de girmeyen sayası 170 binin üzerinde.
Devlet üniversitelerinde ortaya çıkan kontenjan açıklarını, bölge bölge tasnif ederek yorumlamak, ülke gençliğinin önceliklerinin hangi alanlar olduğunu net bir şekilde ortaya çıkarmaktadır. Dolayısıyla mevcut yapılanmaların gözden geçirilmesi ve üniversitelerin yeniden stratejik plan hazırlaması gerekmektedir.
Tercihlerde dikkati çeken önemli noktalardan biri de, imalat ve üretimden ziyade hizmet sektörlerine hitap eden bölümlerin kontenjanlarını doldurmaları ve kontenjanlarını yüksek puandan kapatmalarıdır. Bir yerde gençler, haklı olarak geleceği olan, evrensel anlamda geçerli olan alanlara yönelmektedirler.
Üniversitelerin web sayfalarında bir şeyler aramak mümkün değil. Beni seç diye bağıran reklamlardan geçilmiyor. Sanki küçük dağları onlar yaratmış.