Hububat hasatları başladı. Fiyatlar hayal kırıklığı yaratsa da ürünün tarlada bırakılması söz konusu olamaz. İnadına üreten çiftçimiz hiçbir malını yerde bırakmaz insanımızın doyması için elinden geleni yapar.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de depolama kayıpları hatırı sayılır düzeylerdedir. Haziran ayında tarladan kalkan ürün bir yıl boyunca sofralarımıza gelmek için depoda beklemektedir. Depolanması en kolay ürünlerden olmakla birlikte hububatta, %10-15’lere varan ürün kayıpları meydana gelebilmektedir.

Türkiye’de tahıl üretimi en önemli üretim koludur. Bu anlamda, tahılların depolanması en az meyve ve sebzelerin, süt ürünlerinin depolanması kadar önem arz etmektedir.

Depolanacak tahılların nem içerikleri düşük olmalıdır. Buğday, mısır, çeltik, arpa, çavdar, yulaf ve tritikale için bu değerler %12-14 arasındadır. Serin iklim tahılları için çok gerekli olmamakla birlikte yazlık tahılların hasattan sonra gerekirse depolanmadan önce kurutulması gerekmektedir.

Tahıllar depolamadan önce kırık, hasar görmüş taneler ile yabancı tohum ve tanelerden arındırılmalıdır. Bir nevi temizlenmelidir. Başka türlere ait tohumlar ve yabancı maddeler nem oranını etkileyebilmektedir. Diğer taraftan depoya konulmadan önce mümkün olduğunca küflü ve pörsümüş tanelerden arındırılmalıdır.

Haşere zararı görmüş veya hastalıkla bulaşmış tane bulunan ürün mümkünse fumige edilmelidir. Bunun için genellikle tablet kullanılmaktadır. Ayrıca altı temiz ve kuru yerde bir süre güneşte bırakmak da hastalık etmenlerinin ve bazı zararlıların temizlenmesinde etkili olmaktadır.

Depolama işleminde ve depo seçiminde tahılın ve yöre ikliminin özellikleri göz önünde bulundurulmalıdır. Nemli bölgelerde tahılları depoda tutmak oldukça zordur. Özellikle alttan nem alan depolarda ürün zayiatı artmaktadır. Bu nedenle depo olarak kullanılacak bina; nemsiz, kuru, havadar ve aydınlık olmalıdır. Depo olarak kullanılacak yerin havalandırmaya uygun inşa edilmesinde yarar vardır.

Depolanmış ürünlerin nem ve sıcaklığının kontrol edilmesi, kızışma, küflenme gibi üründe miktar ve kalite kaybına neden olacak problemlerin takip edilmesi gerekir. Sıcaklık artışları nemlenmenin ve kızışmanın belirtisidir. Küflenme olmasa dahi sıcaklık artışı, ürün kaybını artırmaktadır.

Depoların havalandırma pencereleri dışarıdan zararlı girişini önleyecek tel kafeslerle kapatmakta fayda vardır.

Depo kapasitesi hesabında bir ton ürün için en az 1.5 metrekare alan hesap edilmelidir.

Ülkemizin tahıl üretimi 30 milyon ton civarındadır. Uygun olmayan depolama koşulları depolarda ürün kaybını %10-15’lere kadar çıkarabilmektedir. Aslında milyarları bulan bu değer kaybının önüne geçilmesi için lisanslı depoculuğun yaygınlaştırılması gerekmektedir.

Üreticiler genellikle ürünü tarladan tüccara göndermekle birlikte önemli bir kısmı kısa süreli de olsa depolamaya çalışmaktadır. Tarladan kalktığı şekilde ürünün depolanması doğru değildir. Ürün zayiatı artmaktadır. Eskiden her evin avlusunda ahşaptan yapılmış depolar, aslında ürüne verilen değerin bir göstergesidir. Daha teknik donanımların bulunduğu günümüzde zayiatın önüne geçilmesi için ilgili kamu kuruluşları depo ve depo donanımları için sürekli hibe programları uygulamaktadır. İşletme ölçeğine göre basit depoların tesis edilmesi ve hububatın sağlıklı bir şekilde depolanması ulusal değerin muhafazası anlamında da önem taşımaktadır.