Nüfus arttıkça konuta ihtiyaç durmuyor. İnşaat sektörü, son yıllarda duraklıyor dense de hane halkı gelirlerinin neredeyse dörtte biri konut eksenli harcanıyor. Dolayısıyla duraklama değil de hız kestiği söylenebilir. Gerek nüfus artışı, gerekse hükümet politikaları inşaat sektörünü büyütmeye devam ediyor.

2024 yılı istatistiklerine göre hane halkı harcamalarında konut alımı ve kiraların %23.9’dan %26’ya yükseldiği dikkati çekiyor.

Hane halkı bütçe kullanımında konut ve kirayı yaklaşık %21,6 ile ulaştırma giderleri takip ediyor. 2023 yılına göre gıda harcamalarında önemli düşüş dikkati çekiyor. Ulaşım giderleri gıda harcamalarını geçmiş durumda. Millet gıda harcamalarından kısmaya devam ediyor. Malum asgari ücret ve emekli aylıkları açlık sınırının çok altında bulunuyor.

Asgari ücret sınırında geliri olan düşük gelirli haneler, yüksek gelirli hanelere göre, oransal olarak gıdaya daha fazla harcama yapıyor. Aynı zamanda düşük gelirli haneler gelirlerinin yaklaşık üçte birini kiraya harcıyor. Yine aynı istatistiklere göre eğitim ve sağlık harcamaları yerlerde sürünüyor. Toplam tüketim harcamalarında %2.3 ile sağlık ve %1.6 ile eğitim hizmetleri yer alıyor.

Alkollü içecekler, sigara ve tütün grubunun toplam harcamalar içerisindeki payı %2.5 ile eğitim ve sağlığa ayrılan bütçe harcamalarını ikiye katlıyor.

Maaşlı ve ücretli hanelerin ulaşım harcamaları gıda harcamalarından daha yüksek görünüyor.

Emeklilerin konut alımına harcadıkları para-toplam gelirlerin üçte birine ulaşıyor. Demek ki ikramiyeyi peşinat yapıp, kalanını kira gibi ödüyorlar.

Kentsel dönüşüm ve yanlış imar uygulamaları konut ve kira sektörünü büyütürken, üretime katkısı olmayan bu sektörün, dolaşımda olan paranın değerini düşürmeye devam etmesi kaçınılmazdır.

Dolaşımda olan paranın üretim sektörüne yönlendirilmesi yakın gelecekte mümkün görünmüyor. Gıdada ithalatın baskın hale gelmesi de bunu kanıtlamaktadır.

Konut sektöründe dikkati çeken önemli bir vaka da, kiraya vermek için konut alımıdır. Diğer bir deyişle, konut pazarına farklı aktörler girmemektedir. Ev sahibi olmak için konuta harcama yapan kesim son yıllarda önemli derecede azalmıştır. Konut alımlarının üçte ikisi konut sahipleri tarafından gerçekleşmektedir. Bu meyanda üretimde bir etkisi olmayan kira gelirleri önemli gelir kaynağı haline gelmektedir.

Konut satışlarının önemli bir kısmı ticari ve emlak değerini kullanma amaçlı yapılmaktadır. TOKİ’nin konut edindirme amacıyla yaptırdığı konutların önemli bir kısmı da benzer sermayenin eline geçmektedir.

Eğitim hizmetlerine harcanan paranın geçen yıllara göre değişmemesi, paralı eğitimden yararlanan kesimin belli sınırlar içinde kalmasından kaynaklanmaktadır. Özel eğitim kurumları tabana yayılacak bir fiyat geliştirememektedirler.

Çağdaş dünyada konut ve araç ideali genellikle ikinci, üçüncü sıralarda yer almaktadır. Demek ki, Türk insanı bunun için biraz daha ekmek yemek zorunda.

Eğitime harcanan paralar, mobilya sektörünü, en azından sigara ve alkollü içecekler sektörünü yakalayabilirse, biraz gelişme olabilir. Yoksa evim arabam deyip oturan bir millet haline geleceğiz.