Açılımlarla saçılımlarda süregelen süreçlerle, bölücülerin iyice palazlandığı, birlikten yana olanların susturulduğu bir dönemi yaşar olduk.
Çok eski değil, önce demokratik açılım dendi, ardından aslında Kürt açılımıydı şeklinde kıvrılmaya çalışıldı. O kadar çok kıvırmalar gördük ki, değme dansözler bu kadar kıvıramazlar. Demokrasimiz öyle güçlendi ki, ağzı olan konuşuyor artık. Öyle laflar ediyor ki, ayrı devlet olma hakkımızı en kısa zamanda kullanmalıyız diyenler de çıkabiliyor.
Siyasi iktidar demokratik açılımlar ve çözüm süreci çerçevesinde, terörist örgütün başı ile sürekli görüşmeler yapıyordu. Hatta geçen seçimlerde yakın akrabasını devletin televizyonuna çıkarıp oy bile istetmişti.
Seçimlerde teröristlerle işbirliği yapıyor diye suçlananlar şimdi barış karşıtı olarak suçlanıyor. İşin ilginci suçunu itiraf etmiş, dünyanın terörist örgüt olarak tanımladığı örgütün başını önder yapanlar da oldu. Neticede baş müzakereciliğe terfii etti. Meclise gelmesi ve konuşması için davet de yapıldı. İdam cezası alıp da, cezası müebbet hapse çevrilen biri ile cezayı veren devlet nasıl pazarlığa oturur anlamak mümkün değil. Adına hep Kürt sorununu çözüyoruz diyerek milleti bir yere kadar uyutmak mümkün.
Akil adamlarla yurdun dört bir tarafında düzenlenen konferans ve toplantılarla milletimiz bir şeylere ikna edilmeye çalışıldı. Bir arpa boyu bile yol alınmadığını hemen herkes gördü. Devlet dünya kadar masraf etti. Akil adamlarla gelinen noktada, milletin birlik ve beraberlik ruhu biraz daha zayıflayıverdi.
Devleti yönetenler çözüm sürecine çok sıkı bağlılar. Öyle güzel konuşuyorlar ki, milletin hayallerini süslüyorlar. Milli piyango hayali desek onun bile çıkma şansı var, haksızlık etmiş oluruz.
Çözüm sürecinin birinde her gün yol kesilmiş kimlik kontrolü yapılmıştı. Sağduyulu vatandaşın bile daha farklı duygular yaşadığını kimse söyleyemez. Terörizmin ve teröristlerin sırf çözüm süreci diye bu kadar baskın hale getirilmesi, milli birlik ve beraberliğin temeline dinamit yerleştirmekten başka bir şey değildi. Zaten çözüm de olmamıştı.
Çözüm süreci ayağına memleket hızla çözülüyor. Ne kadar iyimser düşünceler, barışçıl duygular beslense de bir arpa boyu yol alınamayacağı görülmeli artık. Sağduyu galip gelmeli. Kişisel çıkarlar, siyasi hesaplar, emperyal operasyonlar görülmeli artık.
Memlekette olmayan sorunları varmış gibi gösterip, Kürt kardeşlerimizi devletle karşı karşıya getirme hesaplarını görmek gerekiyor artık. Salı günü Nusaybin’de oynanan oyun ile Barzani’nin silahlı adamlarıyla gelişi devletin daha önceki açılımlarda olduğu gibi zafiyetini ortaya çıkarıverdi. Halen mecliste vekillik yapanların, Kürtlerin temsilcisi gibi görünmeye çalışanların, vekil listelerini terör örgütünün belirlediğini, ancak oylarını aldıkları sağduyulu vatandaşlarımızı temsil etmediklerini görmek gerekiyor artık.