"Pirincimizdeki siyah taştan değil, beyaz taştan kork!
Arif Nihat Asya
Son dönemlerde oluşan Türklük karşıtı söylemlerin artmasına ve yakın dönem tarihimiz üzerinde oluşan çarpıtmalara karşı bilimsel verilerle doğru bilgiler aktaran "Bilim Adamı" bir dostumuza küçük bir katkı...
******
Tabii ki önce "var olsun!"
******
Kabahat bizde...
Çünkü, Kurtuluş Savaşı Alan Başkanlığı kurup bu alanı iki üç günlük ziyaret programlarıyla genç nesillere anlatmadık.
Hâlâ geç kalınmış sayılmaz...
Kurtuluş Savaşı Alan Başkanlığı Kütahya Gediz İlçesi merkez olacak şekilde kurulmalıydı...
Yunanlıların geldiği şehir, kasaba ve köylerde yaptıkları da Alan Başkanlığı sınırları içinde bulunan İl ve ilçelerde müzeler kurarak görsel maddelerle, haritalarla anlatılmalıydı.
GKB ATESE yayınları fonlanarak, bütün "Halk Kütüphaneleri"ne, Üniversite Kütüphaneleri'ne konulması sağlanmalıydı...
Camilerin kütüphane bölümleri olmalı ve oralara çok önemli tarihi bilgiler ihtiva eden kitaplar
" Diyanet Vakfı" tarafından bastırılıp konulabilmeli...
Ülkemiz din görevlilerinin tamamı birer haftalık kurslara alınarak bu dönem onlara anlatılmalı. Sonra, milli olaylar, olayların geçtiği haftaya mahsus olmak üzere, hutbelerde anlatılmalı...
Türk Tarih Kurumu, tarih konularında ortaya ayrılan safsataları belgeleriyle doğrusunu anlatarak, doğru bilginin toplumumuzda egemen olmasını sağlamalıydı...
En kötüsü ise bizim nesillerimiz Türklükten koparılıp bizden çalınıyor... Buna bir çözüm bulunmalıydı...
Maide Suresi, 51. Ayet'in ruhunun siyasal İslamcılara iyi öğretilmesi gerektiğini de hatırlatmak gerek.
Osmanlı, bütün her şeyi kaydetmiş. Türk aleyhine ve Türk Devleti'nin yıkılması için gayret gösterenlerin neseplerinin araştırılarak çıkan sonuçların da kamuoyuyla paylaşılması sağlanmalı... Çünkü, bizde, bu kadar nesepsizin yetişmesi mümkün değildir, diye düşünüyorum.
"Türk deman! Türk deman!", diyenlerin müslüman kılıklı kripto hainler oldukları görülecektir.
Buna rağmen, çıkan sonuçta, gen olarak, bu Türklük düşmanları "Türk" çıkmışsa da o zaman Türk Töresi uygulansın, derim.
Bu gidişat, Anadolu Selçuklu sonrasına doğru evrilmekte...
Bu, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurur, diye düşünürüm.
Türk, yeniden milli bir mücadeleyi, kendi iç bünyesine doğru da yapmak zorunda kalır ki bu Türk Milletine, ülkemize en az bir asır kaybettirir...
Bu durum da kabul edilir gibi değil!
Bir de "Türk Aydını" olarak geçinen Akademik Dünya, bu konularda, sesini neden yükseltmez?
Yine, "Üniversite senatoları" bu konularda bilgilendirici doğru bilginin ne olduğunu kamuoyuna aktarmaz!
Bu üniversiteler Türk Milleti'nin üniversiteleri değil mi?
Hiç sesleri çıkmıyor...
Ferdi beyanlar da bence, çok kıymetli. Çünkü, tarih çöpleri değil, yiğit söylemleri olan ve korkusuz Türk Aydınları'nın mücadelesini yazacaktır, diye düşünürüm.
Türk Aydını, ülkemiz üzerinde oynanan bütün oyunları çözüp kamuoyuna faş etmeli...
Yiğit söyleyişinize çok teşekkür ederim.
Var olun.
Gönülden selamlar...
Karabudundan, Çepni Boyu' ndan Bir Türk..