İklim artık toptancılık yapıyor. Yağmuru da kurağı da soğuğu da toptan hallediyor. İki senedir kuraklıktan kırılan memleket yağmur rekoru kırdı. Yağmurlar yıla yayılırsa iyi ama yaz kış demeyip kısa sürede iniveriyor. Gölet ve barajların çoğu üzerinden akıyor. Toprak da doygun olunca, iki damla yağmur düşse tarlalar göle dönüyor.
Geçtiğimiz iki yıl epey kurak geçmişti. Güz ve kış kuraklıkları hububatta boyun kısa kalmasına, samanın azalmasına neden olmuştu. Bu yıl ise oldukça yağışlı geçiyor. Ekinler erken ekildi. Hatta boylanınca yatar mı korkusu çıktı.
Traktörler büyüdükçe, tarlaların bahçelerin hemen her tarafı düzeldi. Arazileri kağıt gibi yaptık. Eskiden taban kesimlerde hendekler vardı, onları da doldurduk. Engel oluyordu neticede tarlaya gelip gitmede. Şimdi artık dümdüz tarlalarımız var.
Düz ve düze yakın alanlarda su tahliyesinde ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Sulama yapmak için düz araziler çok daha elverişli arazilerdir. Ancak, kışlık ekimlerde düz arazilerde batak sorunu ortaya çıkıyor. Kısa süreli bol yağmurlar, ova kesimlerde göllenmelere neden olduğu gibi, arkası kesilmeyen yağışlar da bu göllenmeleri destekliyor. Dolayısıyla uzun süreli su baskınları yaşanıyor. Su baskınlarının yoğun olduğu alanlarda ekili olan buğday ve arpalarda kurumalar hızla artıyor.
Eskiden öküz çifti yaparken tarlalara baklava dilimi gibi çiziler çeker, sonra bir erkek çizi ile kış yağmurlarını tarla dışına çıkarmaya çalışırdık. Hatta ekimlerden sonra kürekle çizi temizliği yapar, suyun tarlada durmaması için gayret ederdik. Biçerdöverli hasat başlayınca, makinaların çizilerden geçmesi zorlaşınca çizileri kaldırmaya başladık. Traktör gücü geliştikçe ve sulama yaygınlaştıkça hendekleri de doldurup tarla kazandık. Günümüzde tarlalarda pek su durmuyor gibi görünüyor. Oysa içine girince toprağın 1 cm altının tamamen çamur olduğu ve tarla içinde yürünmediği dikkati çekiyor. Kökler aşağıya hiç inmemiş. Dolayısıyla toprağın üzerinde su görünmese bile, tarla suyun içinde yüzüyor aslında. Kenarlarda buğday ve arpalar yürümüş sapa kalkıyor, tarlanın içi ise bekliyor. Çünkü su var ve suyun özgül ısısı topraktan çok yüksek olduğu için toprağı soğuk tutuyor ve gelişimi yavaşlatıyor. Diğer yandan kök solunumu yavaşlıyor, su ve besin elementi alımı duruyor.
Meyveler uyanıyor. Yağışlı geçen baharlarda meyve kurumaları en önemli riskler arasında yer alıyor. Meyve bahçelerinde köklerin askıya alınması gerekiyor. Aksi takdirde çiçeklenme başladıktan sonra köklerin havasızlığa toleransı azalmaktadır. Bahçelerin halen çamur olan, su duran kesimlerinde fidanlar kuruyor zaten. Hendeklerin temizlenmesi, suyun seviyesinin mutlaka aşağılara indirilmesi gerekiyor.
Tarla ve bahçelerin askıya alınması, kış döneminde en önemli uğraşlardan biri haline gelmeli. Verim ve kalite için suyun araziden atılması, arazinin askıya alınması zorunludur. Belli dönemlerde yoğun yağışlar meydana gelmektedir. Dolayısıyla değişen yağış rejimine karşı önlem almakta yarar var. Eğimli arazilerde dahi suya yön verilmesi, araziye girmesinin önlenmesi gerekir.