Brezilyalı bilim insanları, kakao atıklarını antioksidanlar ve doğal uyarıcılarla dolu, işlevsel bir çikolata aromalı bala dönüştürdüler. Ultrason dalgaları kullanarak, balın kakao kabuklarından faydalı bileşikleri çekme yeteneğini artırdılar.

Bu işlemi sentetik çözücülere gerek kalmadan başardıklarını bildiriyorlar. Bu süreç çevre dostu ve sürdürülebilir olarak kabul ediliyor. Çikolatalı balın gurme gıdalarda ve kozmetik ürünlerinde yer bulabileceği belirtiliyor.

Ürünü üretmek için ekip, kakao kabuklarını kullanmışlar. Brezilya’da kakao üretiminde kabuklar genellikler atılıyor. Oysa yapılan çalışmada kabukların fonksiyonel gıda üretiminde kullanılabileceği görülüyor. Bu bileşikler arasında kalp sağlığıyla ilişkilendirilen teobromin ve kafein yer alıyor. Ultrason destekli işlem ayrıca balın antioksidan ve anti-inflamatuar etkileriyle bilinen fenolik bileşik seviyelerini de artırıyor.

Karışımı örnekleyen araştırmacılar, bal ve kakao kabuklarının oranına bağlı olarak değişen belirgin bir çikolata tadı olduğunu bildiriyor.

Proje, gıda israfını azaltmanın ötesinde, yerel biyoçeşitliliğin sürdürülebilir kullanımını da vurguluyor. Yerli Brezilya arılarından elde edilen bal, genellikle Avrupa-Anadolu arılarından elde edilen bala göre daha fazla su içeriyor.

Başlangıçta, su içeriği ve viskozitesi diğerlerine göre daha düşük olduğu için Mandaguari balı, ekstraksiyon sürecini iyileştirmek amacıyla kullanılmış. Optimize edildikten sonra, aynı prosedür diğer bal çeşitlerine de uygulanmış. Metal kaleme benzeyen bir prob, bal ve kakao kabuklarını içeren bir kaba yerleştirilmiş. Prob tarafından üretilen ses dalgaları, kakao kabuklarındaki bileşiklerin salınmasını ve balın içinde çözünmesini sağlamış. Gıda endüstrisinde, ultrason destekli ekstraksiyon, birçok geleneksel yönteme göre daha hızlı ve verimli olduğu için çevre dostu bir teknik olarak kabul ediliyor.

Ekip ayrıca ultrasonun bal mikrobiyolojisini nasıl etkilediğini incelemek için çalışmalarına devam ediyor. Tıpkı bitki hücrelerini parçaladığı gibi, ultrason da ürünü bozabilecek bakteri gibi mikroorganizmaların hücre duvarlarını bozabiliyor.

Brezilya yerli arılarından elde edilen balın su içeriği oldukça yüksek görünüyor. Bu nedenle çikolatalı bal elde edilmeden önce suyunun uçurulması ve olgunlaştırılması gerekiyor. Daha sonra uzun süre oda sıcaklığında saklanabiliyor. Ultrason uygulaması küflenmeye ve bozulmaya neden olan mikropları kırdığı için raf ömrü uzatılabiliyor.

Normal şartlarda bal bozulmayan tek gıda maddesi olarak biliniyor. Özgül ağırlığı yüksek olduğu için genellikle diğer gıda ürünleriyle karışmıyor. Dinlendirme esnasında çoğunlukla ayrılıyor. Dolayısıyla balın karıştırılması ve yeni ürün elde edilmesi zon derece zor görünüyor. Çalışmada ses dalgalarının kullanılmasıyla kakao kabuklarındaki yararlı bileşikleri balın içine geçmesinin sağlanması önemli bir adım olarak kabul ediliyor.