Terörsüz Türkiye, söylemi arkasına sığınarak, karanlık ruhlarını topluma kabul ettirmek için uğraşan zatların hazırladığı rapora bir sözü olmayan ve bunu matah bir şeymiş gibi savunan CHP için birkaç söz...

CHP, Reis Paşa tarafından kurulmuş siyasi bir  yapıdır...

Bu  partimiz, yaşadığımız  bu topraklarda,

Yeni bir devlet kurmuştur.

Kuruluş felsefesi de kula kul olmaktan çıkarak Allah'ın kulu olalım, söylemidir...

Bu söylem, topyekûn halk iradesi olduğu için de  maşeri şuur açısından islami bir söylemdir.

Toplum önemlidir;ancak, toplumu oluşturan fertleri de daha önemlidir.

Bu yüzden cehaletin kol gezdiği bu topraklarda huzur içinde yaşamamız için fertlerin de  çok iyi yetişmiş olması gerekmektedir.

Bu yüzden de toplumun bilinç seviyesini artırmak için yoğun bir eğitim seferberliği yapılmıştır. Meslek mensupları açısından yetişmiş insan Gücümüz yok seviyesindeydi. Bunun  için , yapılacak iş, ülkemizin her tarafında okullaşmayı artırmak, her alanda gelişmeyi sağlayacak insanları yetiştirmek ve halkın hizmetine koşacak bireyler yetiştirmekti... Yine, bu yüzden, Cumhuriyetin ilk yaptığı iş, bütün bölgelerimizi içine alan okullaşmayı geliştirmek, ileriye götürmek için canla başla çalışmak, birinci düstur olmuştur.

Halka hizmet için halkın içinden çıkan, birey olmayı beceren kişilerin yetişmesi için bir seferberlik yapıldı.

Bu çalışmalara karşı, bilhassa Doğu ve Güneydoğu Bölgelerimizde, feodal yapı mensupları ile cemaat ve tarikat mensupları, kendi otoriteleri sarsılır, halk kendilerine biat etmez, diye ;Cumhuriyetin  bu projesine karşı ayaklandılar. Genç cumhuriyet bu badireleri zor aşmıştır...

Bu arada, bu yörelerin çocukları, bilhassa yatılı okullar vasıtasıyla okutuldu. Her meslekten kişiler olarak yetiştirildi... Türkçe öğrenerek ülkemizin her tarafında görev yapacak, öğretmen, doktor, hakim, mühendis, mimar, ekonomist, öğretim üyesi ve diğer mesleklerin mensupları oldular...

Bu durum, üniter yapı için, milli bütünlük için muazzam bir gelişmeydi...

Bu arada, Batı bölgelerimizin çocukları da  bu bölgelerde görevlendirildiğinde  yine, bu bölgenin insanları, bize hizmet etmek için geldiler, bakış tarzıyla gelen bu gençleri bağrına bastılar. Onlara sahip çıktılar... Ülkemizi kavuran ne kadar olumsuzluk varsa  ortadan kalkmaya başladı. Salgın hastalıklar bitti. Okuma yazma oranı arttı. Bu yörenin çocukları da  Cumhuriyetin erdemin gördü. Ülkemizin bütün gençleri büyük bir kardeşlik projesi olan cumhuriyetle birlikte meslek sahibi oldular...

 Evliliklerini de köken farkı gözetmeksizin  yaptılar.

Ulus devlet yapısı büyük bir başarıyla uygulanıyordu... Herkes, kökeni ne olursa olsun devlet içinde yer alabiliyor ve adam yerine konuluyordu.

Bu durumdan feodal yapı sahipleri ve tarikat önderleri rahatsız oldu.

 Yine, bu durumdan emperyalist güçler de rahatsız oldu.

Bilhassa, ABD'de gelen Barış Gönüllüleri adı altındaki CİA Ajanları, faaliyet alanı olarak bizim doğu ve güneydoğu bölgelerimizi seçtiler... Bu bölgelerden insan devşirdiler...

Ülkemizde, Marksist bir iktidar kurmak isteyen gruplar, CHP'yi beğenmedikleri için gayrimilli ve Kançalarya ödenekli siyaseti hakim kıldılar. HK, bölücü DDKO adlı yapıyı destekledi. KUK, HK tarafından ortadan kaldırıldı ve PKK'ya alan açıldı.

Ülkemizin, güven üzerine kurulu sosyal  yapısı yerle bir edildi...

Azınlık ırkçısı, narko terör örgütü, ülkemizi kan gölüne çevirdi... Binlerce Türk  Vatandaşını katletti... Onların orijinine bile bakmadan herkesi katlettiler. Sayıları  Elli beş bin olan , bizim insanımızı yok ettiler...

Devlet, içerideki haine göre tertiplenmemişti. Çünkü, böyle bir ihanet kimsenin aklına gelmemişti...

Zamanla, bu toprakların çocukları haini ayıklamak için özenle mücadele başlattı. Bilhassa hendek temizliğinde, masum halk, zarar görmesin, diye itina gösterdiler...

Sonra, saldırıya karşı savunma değil, bilakis hücum sistemine geçildi. Terör örgütü, ülkemizden atıldı.

Bu dönemde, yerli işbirlikçileriyle ve dış güçlerde, başta ABD, İsrail, İngiltere, Rusya, Almanya, İtalya, Irak, Suriye, Lübnan, Yunanistan, Sırbistan ve Çin olmak üzere, üniter yapılı bir Türkiye'nin kendi emellerine ters düştüğünü görerek, bölücü terör örgütünün hamiliğine soyundular...

BOP projesinin, Libya(bölünme gerçekleşti) , Irak(bölünme gerçekleşti) , Sudan(bölünme gerçekleşti) , Somali(bölünme gerçekleşti) , Suriye (bölünme gerçekleşti, şimdi sınırları tespit edilecek) ayakları icra edildi. Sonra  İran ve nihayette de sıra Türkiye'ye gelecek... Ülkemiz, bu projeye uygun olarak yeniden yapılandırılacak ve bu dış güçlere problem olmayan, milli duruşu ve emelleri olmayan küçük bir ülke konumuna getirilecektir...

Bu, Türk halkının , fakirleştirilmesi ve kuru ekmeğe muhtaç edilmesi,  BOP proje ve  planının işlemesi için ön şarttı... Şimdi bu yerine getiriliyor.

Aç insan, önce erdemin sonra ruhunu kaybeder... Kullanışlı insan olur...

Ülkemiz, şimdi bu aşamaya getirilmek istenmektedir...

Ülkemizin neyi var neyi yok, her şeyi satılıyor. Ülke insanımızın, tapu  namustur, devletin varlığının nişanesidir, kanaati de  madencilik uygulamalarıyla yerle bir ediliyor. Milletin organize olmuş hali olan devlet aygıtı uygulamalarıyla halkın karşısına dikilerek halka zulmetme aracı gibi gösterilmektedir... Halkın devlete olan güveni sarılmaktadır...

Bir erk ülkemizin bütün kutsal değerlerini aşındırıyor ve yerle bir ediyor.

 Halk çaresizliğe, Emekli de  sefil bir hayata mahkûm ediliyor...

İşte, bu durum karşısında, umut olması ve halka güven vermesi gereken muhalefet ise ne yaptığını bilmeyen kifayetsiz muhterisler tarafından işgal edilmiş ki halk bu yapılanmaya güven duymamaktadır.

Bilhassa, Ana Muhalefet, bu konularda somut olarak ne söylüyor, diye parti programına baktığımızda da  hiçbir şey söylemediğini ve çöp bir programa sahip olduğunu görüyoruz... Bazı arkadaşlar, yeni yeni işin ayırdına varmaya başlamışlar...

Benim, on yıl önce  söylediklerime, daha yeni gelmişler...

CHP'nin yeni programı bile çöp.

 Somut, ne yapacağını söylediği, yeni bir söylemi de yok. CHP, söylem açısından da çöp bir siyasi oluşuma dönüşmüştür... Bölücülerin lokomotifinin son vagonu durumuna düşmüştür... Ülkenin bu duruma düşmesinden birinci derece de sorumlu olan iktidarsa ikinci sorumlu olan da "umut olamadığı için" ana muhalefet partisinin kendisi olmuştur...

Biz, bir çıkmaz sokakta veya sonu uçurum olan bir yolda, ilerlemeye devam ediyoruz...

Çıkmaz sokak da uçuruma giden yolda, büyük Türk Milleti'nin  kaderi olmamalı...

Bunu gören herkes, kendi çevresinde bir girişimde bulunmak zorundadır, derim.

Amacım kimseye hakaret etmek değildir...

Sadece "düşünün"  demektir...

Bilgi edinmeniz dileğiyle...

******

Düşünmeye, okumaya, yazmaya ve konuşmaya devam...