Bizim siyasi hayatımız, son dönemde çok kirlendi. Siyaset kurumu, önce ülkem, demesi gerekirken, önce partim, diyorsa o ülkeden hayır gelmez... Aynı şahıs, iktidar partileriyle ve kamuyla iş tutmuş... Bal tutmuş, bal yalamış... Sonra, bu işi muhalefetle de yapmış... Sonra, ülkemizdeki herkesin dosyasını elinde tutan güç, ana muhalefet yerel yönetimlerine ait dosyaları hukuka teslim ediyor. Kıyamet de kopuyor. Aynı işi yapan iktidar partileri ve kamu idaresi için" tıs "yok...
Sonra, 3-Y için gereğini yapıyoruz, de...
Bu olmaz. Muhbir, etkin pişmanlık söylemiyle evde yaşasın. İsnatta bulunulanlar da cezaevinde yatsın... Bunlar, nakıs işler.
Kim yolsuzluk yapmışsa üzerine gidilmeli ve vatandaşın hakkı korunmalıdır...
Fetö, milletimizin karakterini bozdu. Yalan dolan, kumpas ne varsa karşımıza çıkıyor. Bu arada, suçsuz insanlar da cezaevinde, çile dolduruyor... Bunlar, yanlış işler.
Kim suçluysa adalete teslim edilmeli...
Son gelişmeler üzerine daha farklı şeyler de yazmamak için duraksıyorum. Çünkü, tencere dibin kara, senin ki benden kara durumu... Kifayetsiz muhterislerin olduğu her yerde sıkıntı var... Bizim, siyaset kurumumuz kirli... Tabii ki temiz ve dürüst insanlar da var. Zaten, onlar da olmasa batıp gideceğiz... Fetö, ülkemizin içine etti... Ondan örnek alanlar da her şeyi yapıyor. Parti değiştirmek de dahil, kirli bir ortam var. Biz de bu kirliliğe bulaşmak istemiyoruz. O kadar... Kamu otoritesi, hem yerelde hem de genelde nakıs...
İş halka düşüyor. Önce doğru kişileri parlamentoya göndermek için, siyasi partilerde dürüst insanların, vizyoner insanların, kurucu değerlere saygılı insanların listede olması için çalışılmalı.
Sonra, o kişilerin seçilmesi için de çalışma yapmak gerekir...
Biz, doğru ve dürüst insanları seçersek, o zaman, onların marifetiyle ülkemiz için gerekli olan dürüstçe yapılması gereken işlerden ne varsa hepsinin yapılmasını sağlamış oluruz...
Tabii ki fikri olan, ülkemizi seven, cumhuriyet ve kurucu değerlerle arasına mesafe koymayan, bölücü terörü kutsamayan, İmralıyı yalakalık yapmayan kişiler seçilmelidir, derim. Çünkü, ülke bütünlüğü için hem yöre halkı hem de kamu çalışanları çok kayıp verdi. Şehitlerimiz, On binlerin katları kadar oldu. Gazilerimiz sayısı da en az onlar kadar... Ya, yöre insanının kayıpları... Kundaktaki bebekten, yaşlı ninelerimize kadar kadın, çoluk çocuk binlerce insanımız şehit edildi... Siyaseten de olsa, bu işin failleri güneş görmemeli, siyaset kurumunca da makbul kabul edilmemeli...
Dürüst, vatanperver, ülke sevdasıyla yanıp tutuşan, halkın tamamını kuçaklayan siyasetçilerimizi de kutlarım.
Var olsunlar...
Bilgi edinmeniz dileğiyle...
******
Düşünmeye, okumaya, yazmaya ve konuşmaya devam...