Tarımsal üretimde üreticinin kazanamadığı tüketicinin alamadığı bir ekonomi modeli yıllardır milletin canına okuyor. Ekilen alan miktarının da sürekli azalması üreticinin kazanamadığını ispatlıyor zaten. Üreticinin kazanamamasının çok sayıda sebebi var. Ürün fiyatlarının düşmesi ve maliyetlerin artması zarar etmenin en önemli sebebi olarak gösterilebilir.
Üretici kazanamazken üretici örgütleri sürekli tüccara yükleniyor. Belki korkularından uygulanan ekonomi modelini eleştiremiyorlar. Garip bir durum ama hükümet politikalarını eleştiren örgüt sayısı neredeyse bir elin parmaklarını geçmiyor. Yüzlerce ziraat odası ve bir o kadar üretici birliği, üyelerinin, ortaklarının sorunlarını dillendirmede korkuyorlar. Burada önemli bir kısmının iktidarın müdahalesiyle koltuklarında oturduklarını kabul etmek gerekiyor. Ancak diğerleri neden susuyor anlamak mümkün değil. Hububat hasatları doludizgin devam ediyor. Fiyatlar yerde sürünüyor. Neden? Devlet hububat ithal ediyor. Vergisiz fonsuz. Üreticisini korumak aklına geliyordur mutlaka. İthalatta vergi ve fonları kaldıranlar beter olsun diyordur belki de. Yoksa yıllardır bu uygulamaya devam etmezler.
Tarla ile tezgâh arasındaki fahiş fiyat farklarını yaratan sadece tüccar değildir. Nakliye ve diğer masraflar da sürekli artmaktadır.
İşin garibi, üretici örgütleri tüccarları insafa çağırmakla yetinmektedirler. Oysa pazarda fiyatları düşüren farklı gelişmeler vardır. Bu konuda kimse sesini çıkarmamaktadır.
Buğday fiyatları senelerdir yüz güldürmüyor. Ekiliş alanı 20 milyon dekar birden düştü. Peki, fiyatlar neden düşük gidiyor? Devletin Toprak Mahsulleri Ofisi ne yapıyor? Buğday ithal ediyor. Sebebi? Üretim yetmiyor. Hükümet ne yapıyor? Enflasyonu düşürmek için buğday ithalatında uygulanan gümrük vergisi ve fonları kaldırıyor. Sonuç memleketin üreticisi zarar ediyor. Suç kimin?
Memlekette otun, samanın, yemin fiyatı gıda fiyatlarıyla yarışıyor. Un ve makarna fiyatlarıyla yem fiyatları birbirine yaklaştı. Yonca kuru otunun fiyatı tarlada 15 lirayı gördü. Besici zarar ediyor. Zarar etmek bir yana, hayvanını satmakta zorlanıyor. İthalat dolu dizgin devam ediyor. Ot ve silaj fiyatlarını artıran en önemli unsur talebin artmasıdır. Peki, talebi artıran nedir? Et Balık Kurumunun hayvan ithalleridir. Kim izin veriyor? Hükümet. Neden izin veriyor? Fiyat artışını önlemek için. Fiyat artmayınca ne oluyor? Türk çiftçisi zarar ediyor. Tüccar mı suçlu olan? Elbette payı vardır. İthalatı ve ithal işlerini yandaşlara peşkeş çekenlerin hiç mi suçu yok?
Sapla samanı, buğdayla kepeği ayırmanın zamanı çoktan geçti. Memleket gıdada bağımlı hale geldi. Yerli ve milli sloganlarıyla memleketin özvarlığı, kendi çiftçisi çöküyor. Bunu gören üretici örgütleri ne hikmetse hükümetin uygulamalarını eleştiremiyor. Avrupalı çiftçiler desteklerin yetersizliği nedeniyle üç yıldır otobanları kapatıyor. Memlekette tık yok.
Geçen sene meyve yoktu. Bu sene bol maşallah. Fiyatlar yerde geziyor. Oysa sanayisi olan meyve fiyatlarının düşmemesi gerekir. Ancak sanayinin de maliyetleri uçmuş. Vergiler canına okumuş. Sonuç üretici elinde fiyatlar yerde geziyor. İthalata, ihracata kim karar veriyor? Tüccar mı?