Bol yağmurlu bir kışın ardından bahar kendini göstermeye başladı nihayet. Hatta yaz günü gibi havalar oluyor. Hayvan sahipleri tarla kenarlarındaki, açık alanlardaki otları biçip, hayvanlarına vermeye çalışıyor. Otun, sapın, samanın tükendiği bugünlerde, buğdayları bile biçip hayvanlara yedirsek daha verimli olabilir. Bazı üreticilerimiz cesaret edip buğday ekili alanları otlattılar zaten.

Kuru ot için ekili olan yıllık çim, fiğ, yem bezelyesi, yulaf ve yoncalıklarda hasat zamanı geldi. Hemen bütün bölgelerde ot hasadıyla ilgili olarak yanlış bilinen birkaç nokta var. Onları tartışmakta yarar var.

Adi fiğ yetiştiriciliği desteklemelerle birlikte bir miktar artmış olmakla birlikte, otun pazar değerinin artması, gelecekte ekilişlerini daha artıracak gibi görünmektedir. Gerek adi fiğ, yem bezelyesi gerekse iç kesimlerde yetiştirilen Macar fiği, araştırma sonuçlarına göre kuru ot için %50 çiçeklenme döneminde hasat edilmesi gerekiyor. Erken yapılan hasatlarda elde edilen otun sindirimi artmakta, ancak ot verimi düşmektedir. Geç yapılan hasatlarda ise ot verimi artmaktadır. Bu nedenle üreticimiz ot verimini dikkate almakta ve genellikle geç hasat yapmaktadır.

Fiğ türlerinde hasat geciktikçe ot verimi artmasına rağmen otun sindirilebilirliği düşmektedir. Tane bağlama döneminde yapılan hasatlarda ot verimi artmasına rağmen sindirilebilirlik düştüğü için birim alandan elde edilen sindirilebilir madde miktarı da düşmektedir. Ot kabalaşmakta, yapraklardaki enerji ve besin maddeleri taneye taşınmakta, özellikle büyükbaş hayvanlarda tane de sindirilemediğinden otun yarıya yakını ziyan olmaktadır. Birçok üreticimizin fiğ balyalarından tane dökülmektedir. Geç hasat edilmiş fiğ ve yem bezelyesi otunu koyun ve keçi daha iyi sindirmekle birlikte, yarı oluşmuş tanenin sindirilebilirliği de arzu edilen seviyelere çıkmamaktadır.

Yonca hasadında genellikle %10 çiçeklenme dönemi baz alınmaktadır. İlkbaharda erken biçim, kıştan gelen yabancı otlarla mücadele açısından daha yararlı olmaktadır. Aynı zamanda yonca hortumlu böceği de bu dönemde çok zarar yaptığından, erken biçimler, böceği aç bırakmakta ve mücadelesinde etkili olmaktadır. Bu erken biçim yabancı ot mücadelesinde de etkili olduğu için ikinci ve üçüncü biçimlerde daha kaliteli ot ve yüksek verim elde edilmektedir. Atalarımız yonca hasadıyla ilgili “yoncada kelebek, yoncayı biçmek gerek” ifadesini kullanmışlardır. Beyaz kelebeklerin göründüğü zaman, %10 çiçeklenme dönemidir ve birim alandan en yüksek sindirilebilir besin maddesi bu dönemde sağlanmaktadır.

Bugünlerde geceleri sıcaklık düştüğü için çiğ yağışı fazladır. Fiğlerde hasat zamanı gelmiştir. Yoncalar da biçilse iyi olur. Çiğ yağışı fazla olduğundan, aynı zamanda toprak suca doygun olduğundan otun sık sık çevrilmesinde yarar vardır. Aksi takdirde gün içerisinde toprağa yakın kısımları nemli kalıp kararma yapabilir. Ele gelmiş ürünün değerinin korunması da sindirilebilirliği açısından önem taşımaktadır. Ne demiş atalarımız? Mal ambara girmeyince sahibinin değildir.