Bostanlıklar geri dönüyor sanki. Köylerde mutfağın ihtiyacı karşılayan bostanlıklar ticari üretim baskın olunca ikinci, üçüncü plana düşmüştü.

Bugünlerde bostanlıklarda ekim, dikim bakım işleri hızla devam ediyor. Bostanlık da nesi dememek lazım. Bundan sonra çiftçilerimiz için daha çok lazım olacak gibi görünüyor. Her şeyi satın almayla başa çıkılmıyor. Yetişenlere bari para vermemek lazım.

Eskiden her evin bir bostanlığı vardı. Genelde evi köyün dışında olanlar, evin avlusunu bostanlık olarak kullanırdı ama çoğu köyde nispeten su çıkarılabilen taban, köye yakın yerlerden bostanlıklar yapılar, hatta o mevkie de bostanlık mevki adı verilirdi.

Bostanlıkta hemen her türlü yazlık ve kışlık sebze yetiştirilir. Evin hemen bütün ihtiyaçları bostanlıktan karşılanır. Yazlık olarak bulunacak mahsulleri kısaca saymak gerekirse, kavun, karpuz, kabak, domates, börülce, fasulye, pamuk, mısır, süpürgelik, çerezlik ayçiçeği, susam, bamya gibi az su ile yetişebilecek ne varsa ekilir.

Ekim işlemi genellikle belli bir disipline göre yapılır. Ana mahsuller kavun, karpuz, domates ve pamuk gibi ürünler olmakla birlikte hemen hepsinin mutlaka kullanılacağı bir yer olur. Kabaklar ve süpürgelik genellikle tarlanın kenarlarına ekilir. Pamuk ve ayçiçeği tarla içine seyrekten saçılır. Börülce genellikle karpuz kavun karıklarının arasına sıraya ekilir. Kökleri derine gittiği için yaz bitinceye kadar yeşildir. Yine domates fideleri belli bir sıra kaidesinde tarlanın boş yerlerine dikilir ve can suyu verilir.

Üç beş dekardan oluşan bostanlıkta çevresi korunaklı, avlulu olduğundan genellikle erik, elma, ayva gibi meyveler de bulunur. Yazlık ürünler kaldırılırken eğer yağmur erken yağmış ise marul, ıspanak, pırasa, kelem, karnabahar, soğan sarımsak gibi ürünler ekilip dikilerek evin ihtiyacı karşılanır.

Önce hıçır dediğimiz ham kavunlar yenmeye başlar bostanlıktan, ardından taze börülceler olmaya başlamıştır. Gün aşırı veya haftada bir bostanlık ziyaret edilir ve ele gelen ne mahsül varsa toplanır eve getirilir. Kısaca buna aşlık dişlik deniverir. Evin yanındaki bahçede biber patlıcan da vardır ama bostanlığın ürünleri bir başkadır.

Kavun karpuz ağustos sonuna doğru olmaya başlar. Bostanlık en verimli çağındadır. Domatesler de olmuştur. Hem mutfağın ihtiyacını karşıladığı gibi, hem salça yapımı için de yeterli domates yetişmiştir. Fasulyeler, börülceler konserve için yeterli miktara ulaşmıştır. Kavun ve karpuzların son dökmüş ham meyveleri ile yeşil domatesler turşu için ideal olgunluğa ulaşmışlardır. Yine mısırlar taze yemeye pek elverişlidir.

Bostanlıkta yok yok misali üretim yapıldığından kışın tüketilmek üzere pek çok ürünün konservesi, turşusu, salçası yapılır ve kilere kaldırılır. Kış döneminde uzun gecelerde çitlemeye ayçiçeği bile çıkmıştır. Evin süpürgesi için süpürgelikler hazırlanmış kurutulmuştur. Yastık ve yorgan yapılacak kadar pamuk bile toplanmıştır. Hele tarlanın kenarlarına ekilen kabaklar yağ tenekelerinden daha büyüktür. Gelecek yaza kadar hiçbir şey olmadan bekler serin kuru yerde.

Çiftçimizin tarla bahçe işlerinden arta kalan dönemlerde zamanını geçirdiği bostanlık, evin yıl boyu ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çok önemli bir tedariki üretim şeklidir. Birçok bölgemizde bostanlıklarda artık normal ürün yetiştiriliyor. Neden diye sorduğun zaman köylümüze? Süpürge 100 lira, yastık 200 lira, karpuz para değil almayanı dövüyorlar, ne yapacaksın ekip de deyiveriyor.