Mehmet Akif Ersoy üzerine Sayın İmdat Demir Arkadaşımızın bir değerlendirmesi ve bu bakış tarzına bir katkı...

Yeni ufuklar ve durumlar karşısında

"Aydın tavrı" nasıl olur, örneğini de görmek mümkün...

Bence, düşünceye farklı pencere açmak bu olsa gerek...

Teşekkürler...

"Mehmet Âkif Ersoy’u “şair” etiketiyle sınırlamayı reddederek, onu şiirle düşünen bir mütefekkir olarak ele almak, gerekir. Âkif’in şiiri estetik bir alan değil, ahlâkî ve düşünsel bir muhasebe kürsüsüdür. O, düşünceyi kavramlarla değil, mısralarla kurar; sistemi değil tavrı önemser. İnancı kaderciliğe, ahlâkı gevşekliğe, geleneği donukluğa indirgemeyen bir çizgide durur. Emek, sorumluluk ve irade, Âkif’in düşüncesinin merkezindedir. Toplum eleştirisi romantik değil teşhisçidir; medeniyet eleştirisi kör Batı düşmanlığı değil, ahlâktan kopmuş güç eleştirisidir. Âkif’in asıl ayırt edici yönü, söylediğiyle yaşadığı arasındaki mesafeyi kapatmış olmasıdır. Yoksulluğu, yalnızlığı ve sürgünü göze alarak düşüncesinin bedelini ödemiştir. Bu nedenle Âkif, rahatlatan değil rahatsız eden, mazur gören değil sorumluluk yükleyen bir düşünür olarak bugün de canlı ve geçerlidir."

                                      İmdat Demir

Tespitlerinize katılırım.

Akif'in, Türk'ün sırtının yere gelmesine bile tahammülü yoktur...

Tavizsiz bir inanç adamıdır...

Bu yüzden, kaypak inanç adamları tarafından sevilmez...

Şiirleri de sosyolojik değerler  açısından örnek alınacak  edebi metinlerdir...

Örnek yaşayışı bile büyük bir değerdir.

Rol model bir şahsiyettir.

Bu coğrafyanın efsane kişiliğidir...

Allah rahmet eylesin.

Durağı cennet olsun.

Dua ile...

Bilgi edinmeniz dileğiyle.

******

Düşünmeye, okumaya, yazmaya ve konuşmaya devam...