Bir aydınlanma yolu vardı.

Bir aydınlanma yolu vardı.
Onu da kaybediyoruz.
 İnsan kalitemizi ,sıradan bir mahlûkat gibi görüyoruz.
 O da kendisinin ne olduğunun farkında değil. Bir" çıkmaz sokak sendromu"ndayız.
Farkında değiliz ama, sokağın tavanı kadar da hür olabiliriz.
Bir farkına varabilsek.
 Önce,karşı fikre saygı duymayı bilmeliyiz.
Fikri olan kişiye de ,saygı duymalıyız.
Doğrunun peşinden gitmeliyiz...

Yasaklarla,yolsuzlukla,yoksullukla mücade söyleminden vaz geçmemeliyiz.
 
Çanakkale Savaşlarında büyük bir yenilgiyle Yarımada'yı terk eden müstevlilerin kaçış günüydü geçen hafta, bizim zafer günümüzdür...
Bugün, Alan Başkanlığımız ve Kültür Bakanlığımızın icra ettiği programlarla zaferimiz layıkıyla kutlanmış oldu...
Emeği geçenlere ki, Alan Başkanımız İsmail Kaşdemir'e, Valimiz Orhan Tavlı'ya, Kültür Bakanlığı Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan'a ve Çanakkale' de akşam düzenlenen "Bir Diriliş Destanı Çanakkale" adlı programda görev alan Kültür Bakanlığı müzisyen ve solistlerine çok teşekkür ederim...
Başlığımız, rahmetli Şeref Taşlıova'ya ait...
Aşıklık geleneğini sürdüren en büyük sanatçılarımızdan birisiydi...
Benim Dostumdu...
Bizim Mete'nin Babası'ydı...
Rahmetli ne güzel söylemiş...
"Vurun Evlatlarım Allah Aşkına"
Mehmetçik işte bu duyguyla savaşmış ve namusumuza, vatanımıza, bayrağımıza saldıranlara dur, demiştir...
Tüm Mehmetçiklerimizin durağı cennet olsun...
İlk defa bu yıl, devletimizin de sahip çıkmasıyla çok güzel programlar yapıldı...
Her geçen yıl daha da güzel yapılması dileğiyle emeği geçenlere çok teşekkür ederim...
Son sözüm:
---Bu topraklar dün bizimdi, bugün de bizim gelecekte de bizim olacaktır...
Tabii ki, Azerin sürprizi ve "Çırpınırdı Karadeniz Bakıp Türk'ün Bayrağına" devlet katında da devlet himayesinde söylenmesi de çok güzeldi...
Ordunun zaferi, ordunun marşı... Harikaydı...
Allahuekber, Allahuekber...
Amin... Amin... Allahuekber...
Çok çok güzeldi...
Milli birliğimizin temeli Çanakkale...
Sen çok yaşa emi!
Çok yaşa!
Sen çok yaşa "Türkiye'm" ...
******