BİR GÜNDE ANCAK ÜÇ TANE SARAYINI GEZEBİLDİK ÇÜNKÜ YILDIZ SARAYI YEDİ AYRI KÖŞKTEN OLUŞUYOR…!

Yıldız Sarayı:

Osmanlı Sultanı III. Selim tarafından 1789-1807 tarihleri arasında annesi merhume Mihrişah Sultan için yaptırılmıştır. Ancak: Saray II. Abdülhamid döneminde Osmanlı Devleti'nin ana sarayı olarak kullanılmıştır. Restorasyonu yakın zamanda biten ve İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde yer alan Yıldız;

Dolmabahçe Sarayı gibi tek bir yapı hâlinde değilmiş meğer…! Deniz sahilinden başlayarak kuzeybatıya doğru yükselip sırt çizgisine kadar tüm yamacı kaplıyor Yıldız….

Kocaman havuzlar ve sâfiye  bahçeleri arasında tavus kuşlarının otladığı devâsa bir yerleşke.

Mimarisi biribirine benzemeyen; saraylar, köşkler, servis yapıları ve parklar.. Ayrıca: “Dünya Mirasları geçici listesi” içinde yer almış..

Padişah odaları.

Toplantı; elçi kabul salonları..

Câriye kısımları…

Mobilya bölümleri….

Sırf cariye sandalyeleri onlarca salonda sergilenmektedir…!!

Meğer Avrupa ve ABD bizim cariye ablaların DİNLENME KOLTUKLARINI tıpatıp taklit edip çalmışlar ki görünce daha iyi anlıyorsunuz. Yıldız’ın mimarisi, 19. yüzyıl Osmanlı "seçmecilik" anlayışını sergiler… Batılılar buna özenince süslü bir isim bulmuşlar;  “eklektizm”….

Saraylar:

Sultanların güvenlik önceliklerine göre planlanırdı Topkapı Sarayından süregelen!

Hele hele;

Saray Kütüphanesi..!!

Özel tasarımlar.

Salon ve çevresini tamamen saran yerleşik ahşap kitaplıklar…

Tâ üst kata çıkan döner merdivenler;çalışma masaları, okuma kürsüleri ve özel yazışmalar için ayrılmış çalışma köşeleri….

Tam anlamı ile benzersiz bir koleksiyoner olan Abdülhamid'in özel olarak toplattığı çok sayıda coğrafya, tarih, diplomasi, fen ve sanat kitabı da var Sarayda.

Ve saray bürokrasisinin belgeleri taradığı bir arşiv de mevcut.

Her tarafı hayran hayran ve bayılarak gözlemliyor insan.

Yıldız Sarayı Kütüphanesi; aydınlatma tekniğini bu kadar güzel yapan tüm elemanlardan;en küçüğünden en büyüğüne kadar Güzel Allahım râzı olsun.