Bugünlerde arı besleme önem arz ediyor. Hemen bütün arıcılar havalar soğuk gitmesine rağmen arıları beslemeye çalışıyor. Kış geçen senelere göre uzun gitti sayılır. Doğadaki bitkiler çok fazla büyüyemedi. Tarlalardaki ekinler de öyle. Polen gelişi olsa da zayıf geliyor. Arıları beslemekte yarar var.
Bilim insanları, polende normalde bulunan temel besin maddelerini üretecek şekilde mayayı genetik olarak değiştirerek bal arıları için çığır açan bir "süper besin" geliştirmişler. Kontrollü denemelerde, bu özel olarak tasarlanmış diyetle beslenen kolonilerin 15 kata kadar daha fazla yavru ürettiği ve üreme ile genel sağlıkta önemli bir artış gösterdiğini bildiriyorlar. Henüz mayanın ticari değeri yüksek olduğu için içeriğini vermiyorlar. İklim değişikliği ve modern tarım doğal polen bulunabilirliğini azalttıkça, bu yenilik, zor durumda olan arı popülasyonlarını desteklemek için pratik bir yol olarak kabul ediliyor.
Bal arıları ana besin kaynağı olarak polene güveniyorlar. Larva beslemenin ana maddesini oluşturduğu için polen gelişi ana arının yumurta bırakma performansını doğrudan etkiliyor. Polen, büyüme ve gelişme için kritik öneme sahip sterol adı verilen temel yağları içeriyor. Ancak iklim değişikliği ve yoğun tarım, arıların ihtiyaç duyduğu çiçek çeşitliliğini sürekli azaltıyor. Dolayısıyla arılar her geçen yıl temel besin maddelerine ulaşmakta güçlük çekiyor.
Arıcılar genellikle protein unu, şeker ve yağlardan yapılan yapay polen ikameleri kullanıyorlar. Bunlar kalori sağlıyor ancak arıların ihtiyaç duyduğu sterolleri içermiyor. Bu da kolonilerin beslenme açısından yetersiz kalmasına neden oluyor.
Bu açığı kapatmak için araştırmacılar, yağ üreten bir maya türü olan Yarrowia lipolytica ile altı temel sterolün hassas bir karışımını üretecek şekilde genetik olarak değiştirmişler. Bu mayayı arıların yemine ekleyerek sera şartlarında, arıları tamamen kontrol altında test etmişler. Zenginleştirilmiş diyetle beslenen koloniler, standart diyetle beslenenlere kıyasla pupa evresine ulaşan larva sayısında 15 kata kadar daha fazla artış göstermiş. Ayrıca, özel mayalı kekle beslenenler yavruyu hiç kesmemiş.
Daha da dikkat çekici olanı, larvaların besin profili, doğal ortamda beslenen arılarınkiyle aynı görünmesi. Bu da takviyenin gerçek polen beslenmesini yakından taklit ettiğini gösteriyor.
Oxford Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nde yürütülen araştırmalarda koloni nüfusunu artırmanın en önemli yolu olarak gösterilen yeni ürün koloni nüfusunu artırmada önemli bir kaynak olarak kabul ediliyor. Çalışma ekibi hassas fermantasyon kullanarak, artık arılara moleküler düzeyde besin açısından eksiksiz, özel olarak hazırlanmış bir yem sağlayabileceklerini belirtiyor.
Arıların gerçekte neye ihtiyaç duyduğunu anlamak için araştırmacılar, pupa ve yetişkin arılardan alınan dokuları analiz etmişler. Arı biyolojisine hâkim olan altı temel sterolü belirlemişler. Bunlar, 24-metilenekolesterol, kampesterol, izofukosterol, ß-sitosterol, kolesterol ve desmosterol.
Yağ üreten maya türünün, doğal olarak yağ ürettiğini, gıda kullanımı için güvenli olduğunu ve endüstriyel üretim için ölçeklendirilebildiğini belirtiyorlar. Bütün iş biyoreaktörlerde mayayı çoğaltmak, kurutmak ve toz haline getirmeye kalıyor.
Dünyada son yıllarda koloni kayıpları %50’leri buluyor. Bu nedenle geliştirilen yeni ürünle koloni kayıplarının da azaltılabileceğine dikkat çekiliyor.
Bal arıları, badem, elma ve kiraz gibi ürünlerin yetiştirilmesi ve meyve tutumunda önemli rol oynuyor. Bu meyanda erken dönemde yüksek koloni nüfusuna ulaşmak tozlaşmada arıların gücünü artırıyor.