Tarihin en büyük depremini ve acılarını bütün millet olarak yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz. Büyük felaketti. Devletin yavaşlığı felaketin boyutlarını daha da arttırdı. Can kayıplarımız arttı. Mal kayıpları arttı. Hırsızlar cirit attı. Velhasıl millet olarak nefes alamadık, sıcak evlerimizde üşüdük, buz tuttuk. Bir canımız daha kurtulsun diye dua ettik.
Şehir merkezleri çökünce, üstelik arama kurtarma çalışmaları Cumhurbaşkanının dediği gibi birkaç gün gecikince köylere ulaşılamadı. Köylerimiz kendi çabalarıyla yıkıkların altından çıkmaya çalıştı. Köylerimizde can kayıplarımız şehirler kadar olmadı çok şükür.
Depremden 1 gün sonra saat 14.50’de Milli Savunma Bakanının Sağlık Bakanı ile birlikte verdiği bilgi gayet netti. Sayın Bakanımız anılan tarih ve saatte Cumhurbaşkanının talimatlarını aldıktan sonra sabah erken saatlerde bakanlık bünyesindeki Kriz Yönetim Merkezi'ni açtıklarını ve çalışmaları başlattıklarını anlattı. Bir yerde talimat beklediklerini itiraf etti. Sayın Bakan depremden üç gün sonra 9 Şubatta yaptığı açıklamada mevcutlara ilaveten, toplam 39 komando taburumuz bölgeye intikal etti, ayrıca 28 arama kurtarma timimiz ve yardım timlerimiz de bölgede görev yapmaya başladılar, malumunuz depremden en çok etkilenen yerlerden biri Hatay'dır. Hatay'da şu anda 4 binden fazla Mehmetçik görev yapmaktadır dedi. Neredeyse hemen her gün faaliyetlerle ilgili bilgiler vermişlerdi sağ olsunlar.
Özetlenecek olursa deprem bölgesinde ilk gün güvenlik güçlerimizin olmadığı veya depremzedelerin göremedik şeklindeki ifadeleri çok yanlış görünmüyor.
Depremden yaklaşık 12 saat sonra Cumhurbaşkanı AFAD Merkezinde 912 vatandaşımızın hayatını kaybettiğini 5.385 vatandaşımızın yaralandığını açıkladı. Açıklama sonrasında Elbistan merkezli ikinci büyük deprem meydana geldi.
Depremin birinci günü saat 20.20 itibariyle depremlerde 3 bin 471 bina yıkıldı. Şu ana kadar 1651 kişi hayatını kaybetti, 11 bin 119 kişi yaralı açıklaması yapıldı.
Birinci depremin üzerinden 24 saat geçerken yapılan açıklamalara göre toplam can kaybı 2 bin 921, yaralı sayısı 15 bin 834, yıkılan bina sayısı ise 5 bin 606 idi. Yıkılan bina sayısı bir türlü kestirilemedi.
Cumhurbaşkanı yardımcısı depremden bir süre sonra en son tespitleri paylaştı. Buna göre deprem bölgesinde 597 bin 594 binanın tespiti tamamlanmış, bu binalarda 2 milyon 576 bin 917 daire bulunuyordu. Bunlardan 75 bin 717 bina ya yıkılmış ya acil yıkılacak ya da oturulamayacak durumda görünüyordu. Yine de belirsizlik devam ediyordu.
Belirtilen 75 bin binanın başına hasar gördüğü, boşaltıldığı, milletin değerli eşyaları olduğu için korunması gerekiyordu. Dünyaya dördüncü düzeyde acil durum geçiyorsanız üç binli beş binli sayılarla deprem bölgesinde her şey kontrolümüz altında diyemezsiniz. Depremden iki gün sonra hala asker sevkiyatı yapıyor olmak olsa olsa deprem kayıtlarına bağlı olabilir. Meşhur Afad depremden 24 saat sonra yıkılan bina sayısını 5.606 olarak açıklıyor. Cumhurbaşkanının gecikmeler oldu demesi buradan kaynağını alıyor demek ki.
Acıların yıldönümünde yetkililerin aslanlar gibiydik açıklamalarına gerek yok. Üç yıl oldu. Hala konteynerlerde on binlerce depremzedemiz yaşam savaşı veriyor.