Türkiye’nin batısı birkaç yıldır ciddi kuraklık yaşıyor. Güz kuraklığı nedeniyle mantar ve belki bulmak güçtü. Bu sene erken yağan yağmurlar ve ardından ılıman ve nemli süreç mantar ve melki türleri için ideal ortam oluşturdu. Yurdun birçok bölgesinde sosyal medyada toplanan melkiler paylaşılıyor bir yandan da mantar zehirlenmeleri haberleri sıklaşıyor.

Mantarların yaşam ortamı nemle başlar. Sabahları yağmur gibi çiğ yağsa da, toprak kuru olduğu için mantar türleri misel oluşturamazlar. Uzun yıllar ortalama yağış rejimleri dikkate alındığında ekim ve kasım aylarında göreceli olarak 100 milimetreye yakın yağış düştüğünde mantar türleri için orman ve makilik alanlarda ideal yaşam ortamı oluşuyor.

Bölgenin yüksek kesimlerinde mevzi sağanak yağışlar erken başladı bu sene. Kazdağlarının eteklerinden daha erken melki paylaşımları geldi. Bugünlerde yağışın da yeterli oluşu ve geçtiğimiz bir haftadan bu yana devam eden ılıman hava mantar ve melki türlerinin gelişimi için uygun ortam sağladı. Geceleri oluşan çiğ ve sisli hava kuzey yöneylerde mantar türleri için uygun ortam oluşturmaya devam ediyor.

Çam mantarı, kanlıca, melki, çıntar gibi isimlerle anılan mantar türleri, Biga yarımadasının hemen bütün bölgelerinde bulunuyor. Hatta Ege sahil boyunca Akdeniz’e kadar uzanan coğrafyada yaygın olarak bulunuyor. Yine Karadeniz bölgesinin birçok yöresinde bu türe rastlanıyor. Önemli olan iklim özelliklerinin isteklerini karşılaması.

Mantar toplamak insanımızın en önemli merakları, hobileri arasında yer alıyor. Ancak mantar toplama konusunda bir uzmandan her zaman destek almakta yarar var. Sonbaharda yurdun dört bir tarafından gelen mantar zehirlenmelerine dair haberlere şahit oluyoruz. Bu nedenle, bilenlerle birlikte toplamak, emin olunmadığı durumlarda almamak gerekiyor. Bazı türler var ki normal çimen mantarına benziyor ama zehirli, yine çam melkisine benzeyen bir tür var ki o daha da zehirli. Çok dikkatli olmak gerekiyor. Yoksa birçok zehirlenme vakalarına karşı serum bulunabiliyor ama mantar zehirlenmelerinde ölümler meydana gelebiliyor.

Kazdağları ve Biga Yarımadası, mantar türleri açısından son derece zengin bir bölge. İlk yağmurlarla, meralarda, çayırlıklarda çimen mantarları görülmeye başlar. Ardından çam ve püren kaplı alanlarda kırmızı ve mor melkiler çıkar. Yine biberli adını verilen beyaz pırnal melkisi de sıklıkla toplanan mantar türleridir. Kırmızı melkiye benzer bir mantar türü daha vardır. Herhangi bir yeri zedelendiğinde beyazımsı süte benzer bir mayi akar. Son derece tehlikeli ve zehirlidir. Bilmeyenler bu türü de toplamaktadır.

Mantar zehirlenmesinin kesin bir çaresi bulunmamaktadır. Yenen miktara bağlı olarak ölümle sonuçlanan vakalar çoğunluktadır.

Köylüler az çok mantar türlerini tanıyor ve bilinçli olarak topluyor. Mantar konusunda bilgisi olmayanların topladıkları mantarları mutlaka bilen birine kontrol ettirmelerinde yarar var. Yoksa mantar avcılığı en güzel sporlardandır. Orman yollarının arabalarla kaplı olması da bunu gösteriyor zaten.