Geçen sefer;
Siz Kıymetli Okuyucularıma:
İspanya’nın Müslümanlar tarafından fethini anlatmıştım.
Bugün ise;
Dünyanın ve İspanya’nın en güzel şehirlerinden biri olan Barselona’yı ve güleryüzlü - tatlı sözlü insanlarını kaleme alacağım….
Moda tabirle enerjisini ilk dakikalarda size hissettiren yerler buraları.
Akdeniz insanı bizim gibi onlar da tabii..
Gaudi’nin sıradışı Sagrada Familia isimli eseri görür görmez insanı büyülüyor…
Yüzyıllardır yapılışı sürüyor..!!
Ve hâlâ devam ediyor.
1800’lü senelerde işe başlamışlar ve ilgi gördükçe de bitirmemeye niyetlenmişler turizm de arttıkça.!
Masal gibi bir görüntü vermek istemişler memleketlerinin her köyüne, bucağına, şehrine…
Bizim halk danslarımıza benzemeyen flamenkoları;
Yahya Kemal BEYATLI’yı da çok etkilemiş biliyorsunuz:
ENDÜLÜS'TE RAKS
Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı...
Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı...
Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir.
İspanya neş'esiyle bu akşam bu zildedir.
Gözler kamaştıran şala, meftun eden güle,
Her kalbi dolduran zile, her sineden: "Ole!"
“Oley” demişken her şehirde ve hem de merkezinde BOĞA GÜREŞİ yapılan ARENALARI var.
Bu konuda beni hoş görün katıyımdır….
Boğa katliamı gibi birşey bu
Bu yaz denize uzun süre girememiştim ilk kez Barselona’da nâsiboldu..
Barselona’nın sahilleri de apayrı…
Hem flamenko ve hem de bazı müzeler için aylarca öncesinden yer ayırtmanız elzem…!!!
Bu nedenle turlar ile rehber eşliğinde mümkünse seyahat ediniz.




