“Ormanlar ve kıyılar satılamaz”

Dardanos Orman Kampı’nın özelleştirilmesi amacıyla ihaleye çıkarılmasının ardından tepkiler sürüyor. Çanakkale Su, Yaşam, Adalet Komisyonu üyeleri ve vatandaşlar, Orman Kampı önünde bir araya gelerek kamuoyuna yönelik basın açıklaması yaptı.

Dardanos Orman Kampı önünde bir araya gelen Çanakkale Su, Yaşam, Adalet Komisyonu üyeleri basın açıklaması yaptı. Açıklamada, ormanların yalnızca ağaçtan ibaret olmadığı vurgulanarak, “Orman; sudur, havadır, yaşamdır. Geçmişle gelecek arasındaki son köprüdür. Ancak bu köprü bugün bilinçli biçimde yıkılmaktadır” ifadelerine yer verildi. Son yıllarda orman alanlarının maden izinleriyle parçalandığı, ekosistemlerin geri dönüşü olmayan şekilde tahrip edildiği belirtilirken, endemik türlerin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi. Komisyon, artan orman yangınlarının bir kader olmadığına vurgu yaparak, bunun plansızlık, özelleştirme ve rant odaklı politikaların sonucu olduğunu savundu. Açıklamada, ormanların yaşam alanı olmaktan çıkarılıp ticari bir meta haline getirildiği belirtilerek, bu anlayışın kamu yararı değil, “kamu zararı” olduğu ifade edildi.

Gerçekleştirilen basın açıklamasına CHP Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, İl Genel Meclis Başkanı Halil Ertuğrul, CHP İl Başkanı Levent Gürbüz, CHP Merkez İlçe Başkanı İbrahim Can Ergun, belediye meclis üyeleri, sendika temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

 

“Dardanos sıradan bir tesis değil”

Dardanos Orman Eğitim Kampı’nın yalnızca bir tesis olmadığı vurgulanan açıklamada, kampın orman emekçilerinin yetiştirildiği, yangınla mücadele ve profesyonel müdahale eğitimlerinin verildiği önemli bir kamusal alan olduğu kaydedildi. Bugün yangınlarla mücadele eden birçok emekçinin bu kampta eğitim aldığı hatırlatılarak, “Yangınla mücadele edenleri yetiştiren mekânları satmak hangi aklın ürünüdür?” sorusu yöneltildi.

“Burası yalnızca bir kamp değil, ormanı savunan insanların yetiştiği bir okuldur”


Tarım Orman İş Sendikası Çanakkale Şube Başkanı Tarkan Balamur tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Ormanlar yalnızca ağaç değildir. Orman; sudur, havadır, yaşamdır. Orman; geçmişle gelecek arasındaki son köprüdür. Ama bugün bu köprü bilinçli biçimde yıkılıyor. Son yıllarda orman alanları maden izinleriyle delik deşik edilmiştir. Orman bütünlüğü parçalanmış, ekosistemler geri dönüşü olmayan biçimde tahrip edilmiştir. Endemik türler yok oluşun eşiğine sürüklenmiş, doğa sermayenin doymak bilmez iştahına kurban edilmiştir. İklim krizi derinleşirken, orman yangınları artarken, yanan alanlar büyürken yapılması gereken bellidir: Ormanı korumak. Ama yapılan tam tersidir. Yangınlar kader değildir. Talan politikasının sonucudur. Eğitimsizliğin, plansızlığın, özelleştirmenin eseridir. Bugün orman üretimi baskısı artırılmakta, kesimler hızlandırılmakta, orman bir yaşam alanı değil ticari meta olarak görülmektedir. Bu anlayışın adı kamu yararı değil, kamu zararıdır. Ve bu zihniyet şimdi Çanakkale’ye, Kazdağları’na, Dardanos’a dayanmıştır. Dardanos Orman Eğitim Kampı sıradan bir tesis değildir. Burası beton değil, nefes alan bir kamusal alandır. Burası yalnızca bir kamp değil, ormanı savunan insanların yetiştiği bir okuldur. Bu kampta: Orman emekçileri yangınla mücadeleyi öğrenmiştir. Profesyonel müdahale becerileri kazanılmıştır. Ormancılığın tüm alanlarında meslek içi eğitim verilmiştir. Bugün bu tesislerde yetişen emekçiler, alevlerin karşısında hayatlarını ortaya koymaktadır. Ve şimdi soruyoruz: Yangınla mücadele edenleri eğiten mekânları satmak, hangi aklın ürünüdür? Bu yetmezmiş gibi, Dardanos aynı zamanda: Hayat pahalılığı altında ezilen emekçilerin nefes aldığı, Çanakkalelilerin denize girdiği, Geçmişte Çanakkalespor’un kamp yaptığı, Kıyılarda kalan ender kamu mülklerinden biridir.”

“Ormanlarımız satılık değildir”

“Bu tesisin satılması ne anayasaya uygundur ne de kamu yararına. Kıyılar milletindir. Kıyılar satılamaz. Kıyılar halkındır. Bu satış; kıyıların yağmalanması, halkın denizden koparılmasıdır. Kamusal alanların sermayeye peşkeş çekilmesi demektir. Unutmayın: Doğayı satanlar, geleceği de satar. Kamu malını pazarlık konusu yapanlar, halkın yaşam hakkını gasp eder. Kazdağları’nda altın için binlerce hektar orman alanı içerisinde yaşayan canlılarla birlikte yok edildi. Büyük maden şirketleri için Kirazlı’da 347 bin ağaç kesildi, Hacıbekirler’de 1 milyon ağaç katlediliyor. Lapseki’de yüzbinlerce ağaç yok edildi. Sırada bir çok çokuluslu şirket var. Enerji ve maden şirketlerinin karları için, yabanıl yaşamın ev sahibi orman ekosistemleri yok ediliyor. Şimdi Dardanos’ta eğitim için kullanılan alan satılmak isteniyor. Bu bir tesadüf değildir. Bu bir politikadır. Bu, doğayı korumayan; doğayı kendi malı gibi, rant aracı olarak gören bir anlayıştır. Biz buradayız ve diyoruz ki: Ormanlarımız satılık değildir. Eğitim kampları satılık değildir Kıyılar satılık değildir! Bu mücadele yalnızca bir kampın değil, bir halkın nefesinin mücadelesidir. Bugün susarsak, yarın çocuklarımıza anlatacak bir ormanımız kalmayacak. Bugün mücadele etmezsek, yarın denize girecek bir kıyımız olmayacak. Doğa için, emek için, gelecek için: Dardanos halkındır, satılamaz! Yurduna sahip çık, bu memleket bizim...”

Başkan Erkek: “Kıyılar halkındır”

Alanda açıklama yapan Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek ise şunları söyledi; “Bu yaz bu olağanüstü kurak coğrafyada, orman yangınlarıyla hep birlikte çok büyük mücadeleler verdik. Tüm kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, ve halkımız herkes büyük mücadele verdi. Yerleşim yerlerimize kadar orman, yangınları indi maalesef. Bugün, bu kadar orman yangınlarında acılar yaşamış, giderilmesi imkansız mağduriyetler yaşamış bir kent olarak Dardanos Orman Kampı’nı satmak istiyorlar. Burada bütün mesele 28 Ocak’ta Dardanos Orman Kampı satılacak mı, satılmayacak mı? Satılsın, biri alsın sonra Çanakkale Belediyesi kamulaştırsın, söylemleri siyaset değil. Önemli olan buranın özelleştirme kapsamından ivedilikle çıkartılması. Bu kadar basit, çünkü burası Çanakkale’nin hatıralarının olduğu bir kamp. Burası kıyıda. Kıyılar halkındır. Burası özel bir yer. Sıradan bir taşınmaz değil. Çanakkale’nin hatıralarını satmak istiyorlar. İktidar sahiplerine, iktidarın il başkanına,  milletvekillerine düşen görev, buranın özelleştirme kapsamından çıkarılması için derhal gereğini yapmak zorundalar. Eğer yapamazlarsa, Çanakkale halkına bunun hesabını veremezler. Sayın Ersümer çok güzel bir örnek verdi.  Daha öncede 400 dönüm yer, özelleştirme kapsamından çıkarıldı. Bir lira sembolik bedelle üniversiteye verildi. Burası da özelleştirme kapsamından çıkarılmalı ve Orman Genel Müdürlüğü’nde kalmalı. Bu kadar basit ve net. Bunun dışında her türlü söylem samimiyetten uzak. Biz Çanakkale Belediye Meclisi olarak kamu yararı kararı aldık. Bir tavır koyduk, bir mücadele için önemli bir tavır koyduk, ama nasıl tek bir imzayla burayı özelleştirme kapsamına aldılarsa, yine tek imzayla çıkartsınlar.”
Atakan Alkış