Cennet Otopark’ın bulunduğu alanla ilgili söylentiler, kent siyasetini uzun zamandır meşgul ediyordu. İhale sürecinin ardından projenin onaylanarak imzaların atılması bir başka sorunu da beraberinde getirdi. Mevcut Cennet Otopark işletmecisi Erol Özen, "Ben çıkmayacağım, onlar mahkemeye başvursunlar." dedi.
İsmetpaşa Mahallesi Göktürk Sokak’ta otopark olarak kullanılan alan ile Atatürk Caddesi’nde işyerleri olarak kullanılan toplamda 5 bin 473 metrekarelik alanda yapılması planlanan projenin ihale süreci tamamlandı ve ihaleyi alan yüklenici firma ile belediye arasında imzalar atıldı. Yap-işlet-devret modeliyle, otoparkın 120 ay, yani 10 yıllığına yüklenici firmanın işletilecek olmasına Cennet Otopark işletmecisi Erol Özen’den sert tepkiler geldi.
Otoparkta Yap-İşlet-Devret Modeli Uygulanacak Olması Mevcut Cennet Otopark İşletmecisini Kızdırdı
2 blok halinde hazırlanan, otopark ve işyerlerinden oluşan proje toplamda 5 bin 473 metrekarelik 2 parsel üzerinde, 2 ayrı blok şeklinde planlandı. Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın proje hakkında verdiği bilgilere göre, bir blokta 20 işyeri, 107 ofis ve 700 araçlık otopark bulunurken, diğer blokta 8 işyeri ve 47 ofis bulunacak. 19 bin 261 metrekare olarak planlanan otoparkın, şehrin en önemli sorunlarından birinin çözümüne yardımcı olması beklenirken, ihale sürecinde yaşananlar ortalığı birbirine kattı. İşyerlerinden bir kısmının Çanakkale Belediyesi’ne, bir kısmının da özel şahsa ait olduğu arsa üzerinde yapılacak olan projenin ihalesini alan firma Kale Bayar İnşaat ve Yapı Malzemeleri Gıda Turizm İthalat İhracat Sanayi Tic. Ltd. Şti. oldu. Yap-işlet-devret modeliyle, otoparkın 120 ay, yani 10 yıllığına yüklenici firmanın işletilecek olması, mevcut Cennet Otopark işletmecisi Erol Özen’İ kızdırdı.
Cennet Otopark’ın 18 yıllık kiracısı olduğunu ve bu hukuktan dolayı otopark konusunda kendisinin de söz sahibi olması gerektiğini ifade eden Cennet Otopark işletmecisi Erol Özen, yasal haklarını da sonuna kadar kullanacaklarını belirtti. İhale sürecinin ahbap çavuş ilişkileri içinde sürdürüldüğünü iddia eden Özen, bunun can sıktığını ve halkın malını doğru düzgün kullanmadıkları sürece otopark alanından çıkmayacaklarını söyledi.
Kira bedelini ödediği toprağın başkalarına kiraya verilmesine tepki gösteren Özen, ‘’Biz buranın 18 yıllık kiracısıyız. Benim toprağının bedelini ödediğim yeri kiraya veriyorlar. 18 yıldır buranın kirasını ödüyoruz. Ödediğimiz 8 bin 600 TL, bu sene 9 bin TL olacaktı. Şimdi 10 yıllığına 10 bin TL’ye kiralıyorlar. Bizim itirazımız buna. Ben şöyle olabilmesini isterdim; burayı ihaleye çıkardıklarında, B kişisi ben buraya 30 bin lira veriyorum dediğinde, bana ‘sen 18 yıllık eski kiracımsın. Teklif veriyor musun, alıyor musun, almıyor musun? Alıyorsan hayırlı olsun’ diye sorup insanlık hukukunu işletmeleri gerekirdi. Etik olan budur. Ama bunu başaramadılar. Her şey kanunda nizamda yazmazsa bile, bazı uygulanan kurallar vardır ki, kimseyi rahatsız etmez. Biz bu olayda böyle bir şey göremedik. Daha evvelinde ‘biz sizden çok memnunuz, işletmecilik hakkınız baki, müteahhitle burada sizinle yaparız’ diye konuşmasını biliyorlardı’’ diye konuştu.
‘Bazı işlerde bazı kişiler o kadar içli dışlı olmuş ki…’
‘’Müteahhitle anlaşmışsınız, 6 katlı yer yapacaksınız, artı 10 yıllığına 10 bin liradan kiralayacaksınız. Şu ana kadar memnuniyetinizi belirttiğiniz 18 yıllık kiracıyı görmezden geleceksiniz. Dışarı atmaya çalışacaksınız. Yani bazı işlerde bazı kişiler o kadar içli dışlı olmuş ki, görülmemesi, itiraz edilmemesi imkansız. Biz de bu durumu görünce itiraz ettik. Ne olacak, ne gidecek bilmiyorum. Durum bunlardan ibarettir. Nasıl yapmışlar, nasıl etmişler, nasıl gitmişler, çok da teferruatını bilmiyorum ama biraz ahbap çavuş ilişkileri hızlı olmuş bunların. Biz de buna itiraz ediyoruz zaten. Çıkmayacağız diyoruz. Kiracı olmamız sebebiyle bizim de yasal haklarımız var. O yasal haklarımızı da sonuna kadar kullanacağız. Çıkmayacağımızı bir kez daha ifade ediyorum.’’
‘Ben çıkmayınca onlar nasıl olsa mahkemeye başvuracaklar’
‘’Mahkemeye verilecekse de verecekler. Benim mahkemeye başvurmama gerek yok, ben çıkmayınca onlar nasıl olsa başvuracaklar mahkemeye. Şimdilik ihtarını çekti. Yani ‘14 Nisan’da çıkmazsanız eğer gereğini yapıp mahkemeye vereceğiz’ diye ihbarname göndermişler. İstedikleri ihbarnameyi göndersinler, ben şuan için yerimdeyim, işimin başındayım. Bir yere çıkmaya da niyetim yok. Bundan dolayı mahkemeye verirler, vermezler onların bileceği iş. Ben sadece işimle ilgileniyorum ve ilgilenmeye de devam edeceğim. Kendim dava açayım, mahkemelerde uğraşayım diye bir düşüncem yok. Buradan çıkarmak için beni mahkemeye verirler, vermezler onlara kalmış. İş bu durumda yani. Ben de teferruatlarını, ayrıntılarını çok bilemiyorum. Ne yapmışlar, ne etmişler beni çok da ilgilendirmiyor doğrusu.’’
‘Kimin adına kullanıyorsunuz?’
‘’Burası kimin malı? Halkın malı. Kimin adına kullanıyorsunuz? Halkın adına kullanıyorsunuz. O zaman doğru düzgün kullanacaksınız. Bize ters gelen nokta burası. Bir oldu bittiye getirip 10 yıllığına kiraladık diyorsunuz. Beni görmezden geliyorsunuz. Ahbap çavuş ilişkilerinizi halkın malı üzerinden yürütüyorsunuz. Bu durumda ters olan, ters giden bir şeyler var ve bizim itirazımız bunlara. Hakikaten bu işi yapmak zordur. Bu konuda mütevazi de olmayacağım. Benim kültürümdeki adamların yapacağı bir iş değildir bu otoparkçılık ama şuan bize çocuk oyuncağı gibi geliyor. Ben denizyollarından emekliyim. 25 yıl gemilerde üniformalı telsiz zabiti olarak çalıştım. Üniformalı zabit olmanın bazı getirileri oldu bana. Şimdiki işimde de bu getirilerden faydalanıyorum. Dar dar kamaralardan geniş bir yere atlayınca bu iş bize biraz çocuk oyuncağı gibi geldi. O yüzden rahatım. Yoksa normal insanlar bu işleri böyle kolayca yapamazlar. Durum bundan ibarettir. Bu saatten sonra ne olur, ne biter kestirmek şuan için mümkün değil.’’
SİNEM TETİK
Kaynak: Haber Merkezi