İlimizde Korona virüs konusunda önemli açıklamalar ve uyarılar yaparak vatandaşa bilgi veren Prof. Dr. Alper Şener, bu kez sağlık çalışanlarının sıkça sorduğu sorulara yanıt verdi.
 
Çin’in Wuhan kentinde başlayıp tüm dünyaya yayılan ve ülkemizde 24 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden olan korona virüs can almaya devam ediyor. Korona virüs hakkında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, sağlık çalışanlarının sorularına yanıt verdi. Şener, aşılamanın önemini vurguladı.
 
‘’İKİNCİ DOZ ÇOK ÖNEMLİ’’
Sağlık çalışanlarına hatırlatma yapan Dr. Alper Şener, ‘’İlk aşımızı olduk ama hala etkin koruma alanında değiliz; ikinci doz çok önemli. Aşıyı olduk diye önlemlerde gevşeme yapmayın; aşıya rağmen hastalanma riskimiz var! Çünkü karşılaşacağımız virüs yükü toplumdan çok fazla... Unutmayın - aşı virüsü almanızı engellemez; sadece ölüm ve hastaneye yatış riskini azaltır... Maske-mesafe-el hijyenine bir süre daha özen göstermeliyiz’’
dedi.

 ‘’Antiviral tedavinin etkinliği ve başlanma zamanı halen netleşmemiş olsa bile önemi büyük’’ diyen Şener, ‘’İvermektin ve doksisiklin ile ilgili geriye dönük yazılmış çalışmaları değerlendirmek lazım!’’ şeklinde konuştu.

TEDAVİDE YENİ GELİŞME
Şener, ‘’Sanırım tedavide bir efsane geliyor! Ivermectine için NIH kullanım onayı verdi. FLCCC’nin önerilerine doğru gidiş hızlandı... Çok ilginç... Çinko, Quercetin, Melatonin, vit C - D3’’ dedi.
Alerji soruları üzerine açıklama yapan Şener, ‘’ABD’de uygulanan 1,8 milyon dozda 21 anaflaksi görülmüş... Milyonda 11...%71’i ilk 15 dk içinde’’ dedi.
Korona patogenez 2021 hakkında konuşan Dr. Şener, ‘’Akciğerde hastalık oluşturması ile ilgili çok önemli tespitleri.  Heparine ( kan sulandırıcı) atfedilen önem iyice belirginleşiyor. Virüsün akciğerde enfeksiyon yapmasında etkili reseptörler- sialik asit, ACE2, TMPSSR2, heparan sülfat, furin ( hücre içi) ve tabii virüste Spike’’ dedi.

‘’GELECEKTE BİOJECTOR KULLANACAĞIZ’’
Aşılama sırasında yanlış enjektör kullanımı ile IM değil- SK/ ID aşılama olması durumunda herhangi bir sorun olur mu sorusuna yanıt veren Şener, ‘’Olmaz. Zor olan yapılmış aslında. Tüm aşılamalarda aslında cilt altında yoğun olan dendritik hücre uyarılması ilk hedeftir; ama saha da uygulama kolaylığı nedeniyle IM yapılır. Gelecekte biojector( iğnesiz) kullanacağız’’ dedi.

‘’ALERJİSİ OLANLAR İÇİN AŞI OLABİLİR’’
Sıkça sorulan sorulara yanıt veren Şener,  penisilin, kontrast madde, lateks, gıda, mevsimsel, metal, böcek sokması ( arı) alerjisi olanların aşı olup olmaması hakkında bilgi vererek, ‘’Uygulanan aşı içeriğinde Beta propionalakton( virüsü öldürmek için kullanıyor- eser miktarda artığı var- ölçülebilir düzeyin altında olduğu denetlenir, grip vb bir sürü aşıda kullanılır) + Alüminyum ( daha önce yazdım; hava, su, NSAID, anti asit ile bunun yüzlerce katını alıyorsunuz)  aşı olabilirsiniz. İçinizi rahatlatması için hastanede olmakta bir tercih mavi kod ekibi olduğu için... Bir örnek kendi hayatımdan vereyim eşimin arı alerjisi var, sorunsuz oldu’’ diye konuştu.

PLAZMA TEDAVİSİ YÜZDE 84 ETKİLİ
Gündemde olan plazma tedavisinin etkili olup olmadığını değerlendiren Şener, ‘’En son RCT çalışmalara göre; Yüksek miktarda antikor var ise, yaşlı ve Hasta ağırlaşmadan verilir ise % 84 kötüleşmeyi önlüyor’’ dedi.

‘’AŞILAMA DEVAM EDECEK’’
Norveç’te aşı- m RNA sonrası ölümler görüldü. Konu ile ilgili konuşan Şener, ‘’Bir mektup yayınlandı. Diyorki ;”Norveçte son dönem ( 85 yaş üstü+ kanser vb) bakım Evi hastalarını aşı programında öncelik verdik. 20bin civarında doz yaptık; 23 ölüm oldu- 13’ünü ilişkili olabilir diye araştırıyoruz ama ilişkisi olduğunu düşünmüyoruz. Çünkü,  zaten bu bakım evlerinden her hafta 400 kişi ölüyor. Aşılama devam edecek. Ama bu kişileri (bakım evinde kalan ) aşılamaya devam edip  etmemeyi tartışıyoruz.“ diye bilgi verdi.

AŞILAMA SIRASINI KONUŞTU
Aşıda öncelik sırasının ne olduğunu açıklayan Şener, ‘’Aşının bir düzen sistematik olarak yapmak demek. Grupların sırasının geldiği duyurulduğunda randevu ile aşı birimlerine başvurmak gerekiyor.  Kritik soruya gelelim peki sıramızı kaçırırsak ne olur? En sonra aşılanma hakkınız olur. Bu arada sağlık çalışanı önceliği başladığı tarihten itibaren 10 gün içinde bitiyor. Sonra diğer gruplara başlanacak’’ dedi.

ZAMANINDA AŞI OLMAYAN EN SONA KALACAK
Sosyal medya hesabından sıkça sorulan sorulara yanıtlayan Dr  Şener, sağlık personeli olarak ilk grupta yer almak istemeyenlerin ne zaman aşı olacağı hakkında bilgi vererek, ‘’Hedef belirli bir sürede istekli sağlık personelinin aşılanması eğer öncelik verildiği dönemde aşılanmazsanız sonra sistem sizi( olasılıkla ) en sona bırakacak! Çünkü diğer gruplara gelecek öncelik sırası’’ diye yanıtladı.
Bazı sağlık çalışanlarının aşı sıralamasında ilk grupta çıkmamasının nedenine değinen Şener, ‘’Kurumdan bildirim hatası olabilir. Kurum yetkilisi ile irtibata geçip, kontrol etmek lazım’’ diyerek sağlık personellerinin durumu kontrol etmeleri için uyarıda bulundu.

‘’RİSK DURUMUNA KARAR VERİLMELİ’’
Bağışıklığı baskılayıcı ilaç kullananların veya daha önce kullanmış olanların aşı olmalı mıyım sorusuna yanıt veren Şener, ‘’Aşının oluşturacağı antikor yanıtını etkileyeceği için belirli bir süre ara vermek lazım... Ama süre net değil. Lenfosit sayısı normal ise yapılsın. 3-4 hafta ara verilsin. Hemen yapılsın... Risk durumuna göre karar verilmeli’’ dedi.
Sağlık personeli olanların sorularına yanıt vermeye devam ederek önemli soruları yanıtlıyor. Şener,  gebelik veya emzirme döneminde olanların aşılanması hakkında bilgi vererek,’’ Deneyim ve veri eksikliğinden gebelik ilk 3 ayında önerilmiyor; diğer durumlarda çalışanın risk durumuna göre karar verilmeli’’ dedi.

‘’SAĞLIK PERSONELİ YÜKSEK RİSKLİ OLDUĞU İÇİN AŞILANMALIDIR’’
Daha önce korona geçiren sağlık personelinin aşılanıp aşılanmaması hakkında tavsiye veren Şener,  ‘’Antikor yanıtının ne kadar kaldığı ve bağışıklıkta doğal ve aşı ile oluşan farkları hala net bilinmediği ve sağlık personeli yüksek riskli olduğu için aşılanmalıdır’ ’dedi.

‘’ALERJİK REAKSİYON GÖRÜLENLER, İKİNCİ DOZU ALMAMALI’’
mRNA aşısı' ile bilgi aktaran Dr. Şener, American College of Allergy, Asthma, and Immunology (ACAAI)'nin ortak görüşünü belirtti. Şener, ‘’Aşılar bilinen alerji olaylarından en az sorumlu ürünlerdir. Ancak bu aşıların yine de uygulanma sonrası 15-20 dk hastanın izlenmesi önerilir. İlk dozda herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon görülenler, ikinci dozu almamalı. İlaç, gıda, böcek, lateks alerjisi olanlarda reaksiyon riskinin topluma göre yüksek olduğunu düşünüyoruz. Geçmişte herhangi bir eski teknoloji ile üretilen aşıya karşı alerjik reaksiyon öyküsü olanlarda risk durumunu bilmiyoruz. Yarar, zarar durumuna göre hekim tarafından karar verilmelidir’’ dedi.

‘’SALGININ BİTMESİ İÇİN TOPLUMUN %60’ININ BAĞIŞIK OLMASI GEREKİR’’
Aşı kararsızlığını da değerlendiren Şener, ‘’Bir ülkede salgının bitmesi için toplumun %60-72'sinin doğal veya aşı ile bağışık olması gerekir. DSÖ 2019 yılında ilk defa aşı karşıtlığını Dünyanın en önemli ilk 10 sağlık probleminden biri ilan etti. Ondokuz ülke ve dünyanın yaklaşık %55'ini (nüfus olarak) kapsayan çalışmada %72 aşı olurum, %14 karar vermedim ama büyük ihtimalle olurum, %14 kesinlikle olmam demiş.
Nüfusa göre aşı olurum oranı en fazla Çin'de (%90), kesinlikle olmam Rusya'da (%55).Kesinlikle olmam diyenlerde en sık cevaplar; Yan etkilerinden korkuyorum, Sağlık profesyonellerinden yeterli ve tutarlı bilgi alamadım, Etkisine inanmıyorum, Faz çalışmaları çok hızlı oldu, güvenmiyorum, Hastalık riskimi düşük görüyorum, Genel olarak aşıya karşıyım…
İlginç olan aşının yapılmaya başlanması ile olmam diyenler azalmış. Bu oran hala ABD'de tek soruya yanıt ile olurum %58 vs olmam %42. Sağlık çalışanlarında bile %63 olurum çıkmış. Aşı seçimini ne etkiler diye sormuşlar en az etkili FDA onayı çıkmış. En çok etkileyen; etkinliğin %90 olması ve beş yılın üzerinde koruması… Olası yan etkiler tercihte orta etkili’’ dedi.

AŞI YÜZDE 91 ETKİLİ
Aşıların etkinlikleri ülkeden ülkeye farklı sonuçlar vermekte oluğunu biliniyor. Brezilya’dan gelen Sinovac verilerine ilişkin değerlendirmede bulunan Şener, ‘’Aşı % 78 etkinlikte… Bizde %91.25’di ( ön raporda). Altmış yaş üstündeki uygulamalarda etkinlikte bir değişim yok. Sağlık personeline uygunan Faz3 makale olarakta basıldı; beklenen dışında bir sürpriz yok. Bizdeki çalışmada son rapora daha var; 10bin tamamlanmış, kalmış 3bin’’ şeklinde konuştu. 

İSVEÇ SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞINDAN VAZGEÇTİ
Salgının başında sürü bağışıklığını destekleyen İşveç’te aşılamanın başladığını belirten Şener, ‘’İsrail inanılmaz hızlı gidiyor. Nüfusun %18’ini aşıladı.  mRNA aşıları belirgin ön planda, Hala “...yav Çin kendi aşısını kullanmıyor” diyenlere gözlük lazım.  İyi bakın derim’’ dedi.

‘’ÖNEMLİ OLAN YETERLİ VERİ OLMADAN BİLE DOĞRU STRATEJİ UYGULAMAK’’
Aşı Uygulaması ile ilgili sorular üzerine kişisel görüşlerini aktaran Dr. Şener, ‘Altmış yaş üstüne güvenilir ve etkin mi?’ sorusuna yanıt vererek, ‘’Çalışmalar 18-59 yaş aralığı olduğu için her iki durum içinde veri yetersi ama etkinlik açısından şunu biliyoruz; hastalığı ağır geçiren 60 yaş üstünde antikor yanıtı gençlere göre daha yüksek (40-60 yaş). Güvenilirlik çalışmalarında yaş sınırı standart olduğu için bu yol izleniyor. Çalışmaların güven aralığı buna uygun. Aşılar arası uzatılıyor - 14 yerine 28 gün ara ile yapılacak ( inaktif aşı) veya dozu azaltılması konuşuluyor ( mRNA için) bu doğru mu? Faz çalışmalarından farklı doz ve aralıklar çok sık olmaz AMA, özel durumlar özel kararlar gerektirir-BU kararlar rastgele alınmıyor; Faz3 çalışma verilerinden çıkan sonuçlar ve saha şartlarına göre kararlar alınıyor; bence makul...Önemli olan yeterli veri olmadan bile doğru strateji uygulamak! Çünkü hala salgın ile mücadele ediyoruz’’ diye ifade etti.
 
 
Muzaffer Cirtel