Tarihçi ve araştırmacı Yazar Mehmet İhsan Gençcan Çanakkale’nin yeraltı zenginlikleri içerisinde altının bulunduğunu ve bunun değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Özellikle Truva bölgesinde altın rezervlerinin bulunduğunu belirten Gençcan, yetkililere seslenerek Çanakkale’de altın madenciliğinin başlatılmasının büyük öneme sahip olduğunun altını çizdi. Gençcan, “Güncel hayatımızda altının yeri, kullandığımız paradan daha kıymetlidir. Altını her yerde bozdurabilirsiniz. Mutlu bir günde size takdim edilen bir hediye altındır. Ayrıca ebediyen parmağınıza taktığınız bir halkanın altın olduğunu, boynunuza takılan bir madalyanın altın olduğunu söylemek isterim. Altın madenlerin en kıymetlisi sosyal hayatımızın en büyük dayanak direğidir” dedi.
ÇANAKKALE’DE ALTIN VAR
Yapılmış olan savaşlardan yeraltı zenginliklerin öneminin anlaşılabileceğini kaydeden Gençcan, dünyada savaşların toprak için değil altındaki zenginlikler için olduğunu söyledi. Gençcan sözlerine şöyle devam etti, “Mesela, petrol ve su üzerine oluyor. Devletin en büyük kaynağı altındır. Fakat toprak altında durduğu müddetçe işe yaramaz çıkarılıp işlenmesi gerekir. Tarihe bakıldığında eski zamanlarda da altın madenine sahipse oraya hâkim oluyor ve böylece devletçik kuruyordu. Anadolu’da ise birçok devletçikler var ve bunların sahip olduğu altınlar dışarıdan gelmedi. Çanakkale’de de yöresel olarak altın var. Truva’da külçe külçe altın çıktı. Karabiga’dan başlayın Assos’a kadar bütün sahilde devletçikler var ve hepsinde altın para var. Çanakkale’de madenciliğe toprak üstünde çıkan kömürle başladık. Daha sonra kurşunumuz çıktı. Lâpseki’nin üst tarafında altını bulmak zor değil. Çanakkale’de altın var.
Milattan 3 bin yıl evvel kurulmuş bir Dardanos var. Dardanos’ta bir mezar açıldığı zaman altın kolyeler çıktı. Bu altınların dışarıdan gelmesi mümkün değil. Bunların araştırılıp, bulunması lazım. Bunlar bulunmadıkça devletimizin direkleri yıkılır”
SİYANÜR ZEHİR DİYE GÜRÜLTÜ YAPIYORLAR
Vatandaşların siyanür kullanılması konusunda korkularının olduğunu belirten Gençcan, siyanürün kökünün geçmişi olmayan bir zehir olduğunu ve birçok kullanım alanının olduğunu kaydetti. Gençcan siyanürün kullanım alanlarından bahsederek, “Fotoğrafçılıkta da kullanılır. Ama bunun bir dozu var. Eskiden bu teknoloji olmadan nasıl çıkarıyorlardı, bunu bulup çözmek lazım. Diğer devletler Bundan 50 sene evvel siyanür kullanılıyordu. Şuanda kullanmıyor. Altın madenciliği doğaya zarar değil, zararı olmadan bu iş halledilebilir. Kafalardaki imajı silmek yeni bir imaj getirmek gerekir. Madem altın üzerine bir atılım var, görelim görmeden karar verilmemeli. O zaman zararı varsa tepki gösterilim, hep birlikte itiraz edelim” dedi.
Altın madenciliğinin başlaması ile işsiz vatandaş sayısında da azalmaların olacağını kaydeden Gençcan, “Çanakkale 3 bin yıllık geçmişi ile başlar, sonra 100 yıllık Çanakkale Savaşları ile altındır. Zihinlere kazanan bir kenttir. Kentimiz sadece bununla kalmıyor. Çanakkale, devlete destek olacak olan yöresel bir bölge. Bu maden çıkarılırsa buradaki insan faydalanır, kente refah gelir. Ufak ufak başlayarak işsizlik biter. Birbirini destekleyen kurumlar var. Bütün işkolları harekete geçer. Devletimize de katkımız olacak, Çanakkale’ye de yatırımlar doğacak. İşsiz olan birçok genç için çalışma imkânı doğacak” ifadelerini kullandı.
Sinem Tetik
Kaynak: Haber Merkezi