Altınokta Körler Derneği Çanakkale Şubesi Başkanı Uğur Karabıyık ve üyelerinden Tayfun Yetkin, geçtiğimiz hafta bir kafede kendilerini rencide eden bir olayla ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya; Altınokta Körler Derneği Başkanı Uğur Karabıyık, Genel Sekreter Gülabi Vergili ve dernek üyeleri katıldı. Dernek binasında yapılan basın açıklamada konuşan Yetkin, olayın geçtiğimiz hafta başına geldiğini belirterek şunları söyledi, “İl dışından misafirlerim gelmişti. Merkezde kendilerini ağırladım. Çanakkale’yi arkadaşlarıma en güzel şekilde tanıtmaya özen gösterdim. Yemek yedikten sonra nezih bir mekânda kahve içmek istedik. Arkadaşlarımı Vitalis Kafeye götürdüm. Daha sonra hesabı ödemek için kasa doğru ilerledim. Bu sırada bir kadına doğru gittiğimi hissettim. Elimde bastonum vardı. Çarpmamaya özen göstererek geçmek istedim. Tam ‘Pardon’ demeye ramak kala kendisi bana, “Şuna çıkışı gösterin. Şuna yolu gösterin’ dedi. Ben de kendisine bu tutumunun yanlış olduğunu, kendimi bir eşya gibi hissettiğimi söyledim. Bir tepki göstermedi. Sonra çalışanlardan öğrendiğime göre kendisi mekân sahibiymiş” dedi.
ÖTEKİLEŞTİRMEK BİZE YAKIŞMAZ
Hiç kimsenin böyle bir tutum sergilemeye ve böyle bir söz söylemeye hakkının olmayacağının altını çizen Yetkin, mekân sahibinden tüm engelli arkadaşları adına özür beklediğini belirtti. Söz karşısında rencide olduğunu söyleyen Yetkin, kendilerine bunu resmi yollardan bildirdiğini belirtti. İnsanları daha çok yaklaştırmanın, birleştirmenin yolunu aradıklarını kaydeden Yetkin, “Ayrıştırmak, yozlaştırmak, ötekileştirmek bize yakışmaz” dedi.
ÖZÜR BEKLİYORUZ
Çanakkale Altınokta Körler Derneği Başkanı Uğur Karabıyık ise kendilerinin görme engelli olduğunu ve bir şeyleri gören insanlar gibi göremediklerini ya dokunarak ya da bir şeylere çarptıktan sonra fark edebildiklerini belirtti. Bunun yanlış ve kusurlu bir davranış olmadığını kaydeden Karabıyık, bunun toplum tarafından hor görülmesinin kendisini rencide ettiğini belirtti. Kendilerinin de iki üç haftada bir sokakta baston değiştirmek zorunda kaldıklarını söyleyen Karabıyık, “Bastonlarımız kırılıyor ancak bu bir yere çarptığımız veya takıldığımız için değil, maalesef kafası bir şekilde meşgul veya dalgın olan, elinde telefonla yürüyen toplumumuzdaki yaşayan insanların bastonumuzun üzerine basması dolayısı ile gerçekleşiyor. Biz hiç kimseyi hiçbir şekilde hor görmüyoruz. Telefonla acil işi vardır, o an telefonla ilgilenmesi gerekiyordur önüne bakmayabilir. Biz nasıl ki her ne kadar yanlış davranış olsa da, bunu hor görmüyorsak, bir şekilde rahatsızlığımızı dile getirmiyorsak, bize zarar gelse de özür diliyorsak, bizim elimizde olmayan bir davranıştan dolayı bizim hor görülmemiz hiç hoşumuza gitmedi. Her imkân, tabii ki görme engellilere göre düzenlenemez. Biz size göre davranamayız gibi düşüncelerin de oluşmasını istemiyoruz. O hanımefendiye gören birisi çarptığında arada geçecek diyalog iki tarafın da özür dilemesi veya ‘Pardon’ demesidir. Hiçbir kişi gerek çalışan, gerek mekân sahibi, gerekse müşteri hiç fark etmez. Gören bir kişiye, ‘Şuna yolu gösterin diye muamele edemez’ Nasıl ki gören bir kişiye bunu diyemiyorsa bize de böyle bir muamele etmemesini rica ediyoruz”
Simge Özden
Kaynak: Haber Merkezi