Cumhuriyet, Türk İnsanı'nın çok kısa sürede gelişmesine ve yeni ufuklara yönelmesine vesile olmuştur.

Cumhuriyet, Türk İnsanı'nın çok kısa sürede gelişmesine ve yeni ufuklara yönelmesine vesile olmuştur.

Cumhuriyet erdemdir, fazilettir.Adaletin herkese eşit uygulandığı bir sistemdir.

Cumhuriyette, önemli olan birlikte yaşama azmimizdir.

Bu birlikteliği,Güvenlik olarak Türk Silahlı Kuvvetleri sağlamakta ancak, işin ruhunu ve var olma sebebini besleyen de "Eğitim" dir.

Cumhuriyet,okuma yazma oranını ileriye taşımak için,savaşlardan sağ kurtulabilmiş öğretmenlik yapabilecek kişileri görevlendirerek bir eğitim seferberliğine girişmiştir.

Sonra" Köy Enstitüleri "vasıtasıyla  nüfusun neredeyse % 85'ini oluşturan köylüyü eğitmek için gerekli adımları atmıştır.

Bu proje aydınlık bir geleceği kurabilirdi. Sonra siyasete kurban gitti.

Köy Enstitüleri kapatılıp Öğretmen okuluna dönüştürüldü.

Bu okullar da mükemmel öğretmenler yetiştirdi.

1960 yılına gelindiğinde ise %60 okuma yazma oranına ulaşıldı.

Toplum kabuk değiştirdi.

Yeniden okullaşma çalışmaları  başlatıldı.

Sonra Öğretmen okulları da 1970' li yılların ortalarında tamamen kapatıldı.

İki yıllık Eğitim Enstitüleri kuruldu.

Sonra bunlar da Eğitim Yüksek Okulu'na

 dönüştürüldü. Yine 1980' li yıllarda dört yıllık Yüksek Okul oldular ve nihayet Eğitim Fakültelerine dönüştürüldü.

Bu okullar ,her kaynaktan gelen öğrenci aldıkları için bilimde iyi, öğretmenlik ruhunda yeterince iyi Öğretmen Adayı yetiştiremediler. Aslında Öğretmen Lisesi öğrencileri yeterince olup o kaynaktan beslenseydi ,çok daha başarılı öğretmen yetiştirebilirdik.

Sonra, Temel Eğitimi sekiz yıla çıkarttık. Çok öğretmene ihtiyaç vardı. Formasyon programı içinde her kaynaktan binlerce gençi alarak kısa vadede öğretmen açığını giderdik.

Sonra,ihtiyacımız dışında Eğitim Fakültesi açtık.

Şimdi,dört yüz bin öğretmen atama bekliyor. En az yüz bin öğretmen de başka meslek dallarında çalışmaktadır.

Türkiye,derhal yeni öğretmen yetiştirme sistemine girmelidir.

Bence,Eğitim Fakültelerini bitirenler içinden her yıl on bin öğretmen adayını ,değişik branşlarda alarak, dört yıl daha okutalım.

Bu dört yılın, birinci yılını Gümüşhane'de geçirsinler,öğretmenlik temel formasyonu ve okuma, öğrenme araştırma yılı olarak planlansın. Bu il'e,on bin öğrenci için binalar,  konferans salonları,dev kütüphaneler, spor tesisleri ve sosyal yapılar inşa edilsin. Şu an emekli olmuş ama, bilime mükemmel katkı sağlayacak Akademik personel ,tatmin edici ücret verilerek buraya alınmalı. Bu personel için konutlar yapılmalı,sürekli iletişim içinde olunacak bir sistem kurulmalı.

Burada alt yapısı gelişen öğretmen adayı,aynı fiziki yapıların gerçekleştirildiği Giresun'a getirilmeli. Burada bir yıl kendi branşı ile ilgili Akademik Personel eşliğinde 35 kredilik ders içinde olmalı. Bilimsel aktivitelerle bu iş desteklenmeli.

Daha sonra,bu öğrenciler Kastamonu'ya getirilmeli. Burada derinlemesine çalışmalar sürdürülmeli. Aynı alt yapı  bu il'de de yapılmalı. Akademik Kadro burada da oluşmalı.

Son yıl bu öğrenciler,tezlerini yazarak  Dr.  Ünvanı alacakları Çanakkale' ye getirilmeli.

Tezler burada bitirilecek ve girişte sınavla alındığı için derhal atamaları yapılmalıdır. Bu öğretmenler,hiç bir zaman idareci olmamalı. Her yıl kendilerinden en az dört bilimsel makale istenmeli . Hakemli dergilerde çalışması yayınlanan öğretmene bir maaş ikramiye verilmeli ki bilimsel çalışmaları sürdürsünler.

Bu çalışmanın sonucunda her yıl on bin doktora tezi ortaya çıkacak. Bunlar devlet tarafından yayınlanarak tüm kütüphanelere ve okullara gönderilecek,böylece dünya bilimine de büyük katkı sunulacak.

Bu projeye, saydığım illerin çevresindeki tüm üniversiteler de katkı sağlayacak. İlk etapta,TOKİ Gümüşhane' den başlayarak binaları ve fiziki ortamı hazırlayacak. Emekli Öğretim Üyeleri ve diğer personel seçimi yapılıp hemen işe girişsek bu işin semeresini en erken 2023 yılında alırız ki Cumhuriyetimizin ikinci yüz yılına yeni bir heyecan ve şevkle girmiş olalım.

Bunları niçin yazdım?

 Türkiye'yi yönetme hedefinde olan siyasi partilerimizin ,parti programlarında hiçbir şey yok. Onlara bir örnek olsun ,diye yazdım.

Bu işi ,güçlü bir irade gerçekleştirebilir.

Bu işi yapmaya da talibim.

Bunu kim yapabilir ki ? Sorusuna da cevabın olsun.

Bu proje gerçekleşirse ,Türkiye 22. Asra güçlü bir devlet olarak girer.

Bu olmazsa yıkılmaya doğru gideriz. Fetret devirleri yaşamaya başlarız.

Şimdi, öğretmen yetiştirme projesine hangi siyasi oluşum destek verirse,ben de onu desteklerim. Ha! Siz tek başınasınız. Bunu anlayacak siyasetçi nerede? ,derseniz.

Ben de baht utansın, derim.

Öğretmenler Günü'nün düşündürttükleri...

Buraya işin kısaca ruhunu ve hedefini yazdım.

Bence ,Türk İnsanı çaresiz değildir.

Siyasi körlükleri de yenecek güçtedir.

Son sözüm...

******

 Düşünmeye devam...