Bir ara o kadar çok apartman altı kilisesi vardı ki, çok şaşırmıştık... Türkiye'nin her yerinde mantar gibi bitmişlerdi...

Bir ara o kadar çok apartman altı kilisesi vardı ki, çok şaşırmıştık... Türkiye'nin her yerinde mantar gibi bitmişlerdi...
İslamı öncelediğini iddia eden bir iktidar döneminde bunların sayısının artması da dikkat çekici...
Biz bu senaryoyu 19.Asır'da da görmüştük.
Sultan Abdülaziz döneminde, Osmanlı ülkesi okul açma bahanesiyle saldırıya uğramıştı... Bu okullarda modern eğitim veriliyordu. Sonra, bazı Türk ve Müslüman çocukları bu okullarda Hristiyan olmuşlardı.
Türkler, bu gerekçeyle çocuklarını bu okullardan çekmişti... Sonra, bu okullar Ermeni, Rum, Süryani, Yezidi, Yahudi çocuklarını okuttu. Ermenilerin ve Rumların çocukları iyi bir komitacı olarak bu okullarda yetişti... Abdülhamit döneminde bu okulların sayısı zirveye çıktı. Tüm Osmanlı Coğrafyası'nı kapladı... Gümrükten rüşvet vererek geçirilen silahlar bu okullarda yetişenlere iletilmek üzere kiliselerde depo edildi... Komitacılar, kendilerine alan açmak için Osmanlı'da etnik temizlik yaparak Türk kıyımı, genositi oluşturdu... 1821 Mora Ayaklanması' yla başlayan genosit, bu okullarda yetişen Komitacılar vasıtasıyla ülkemizin her yerinde yaygın bir şekilde görüldü... Biz, bu okulları kapatacak gücü kendimizde göremediğimiz için, çünkü bu okulların sahiplerinin ülkelerine borçluyduk, bu okullar ajan okulları, komitacı okulları olarak varlıklarını sürdürdü... Abdülhamit'e suikast da dahil, Zeytun Ayaklanmasıyla kadar yüzlerce vaka görüldü... 1.Dünya Savaşı'nda gördüğümüz Ermeni komitacılarının Türk Ordusunun ikmal yollarını kesmek, Türk Köyleri' ni yakıp yıkmak ve savunmasız insanları öldürmek hep bu okullardan yetişenlerce yapıldı... Köylerde, Türk Erkekleri öldürüldü. Küçük çocuklar havaya atılarak süngülendi. Hamile Türk Kadınının çocuğunun cinsiyeti üzerine iddiaya giren Ermeni ve Rum Komitacılar, iddiayı kimin kazandığını görmek için kadınların karnını deşerek ceninleri çıkarttılar ve "bu erkekmiş, bu kızmış" diye çığlıklar atarak kadınları öldürdüler. Bu katiller sürüsü çevrede bir tane bile Türk kalmamacasına katliamlarını sürdürdü. Buralardan kurtulanlar da, tesadüfen dağda çobanlık yapanlar oldu. Akşam, köye döndüklerinde gördükleri manzara karşısında ne yapacaklarını şaşırdılar... Bu katliamlardan bir tanesi de, Giresun, Görele, Maksutlu Köyü, Dikmetaş Mevkisi'nde oldu... On sekiz yaşın altında ve on iki yaşın üstünde Türk Çocukları, yol yaptıracağız, size bunun karşılığı ücret de ödeyeceğiz, diye İbrahim Düzü'nün doğu tarafında bulunan Dikmetaş Mevkisi' ne götürüldü ve Ermenilerce kurşuna dizildi. Bu facialar, Kars, Ardahan, Iğdır, Van, Erzurum, Trabzon, Rize, Artvin, Giresun, Gümüşhane, Bayburt, Erzincan, Muş, Ağrı, Bitlis gibi illerimizde yoğun olarak, diğer illede de daha az olarak yapıldı. Mondros'tan sonra, Adana ilimizde "kaç kaç hareketiyle" il merkezi dahil olmak üzere tüm ilçelerde ve Maraş ilimizde de katliamlara devam ettiler...
İşte,  bu melun hareketlerin kaynağı hep bu ajan okullarıydı. Şimdi de bu ev kiliseleri marifetiyle olumsuzlukların tohumları ekilmekte.
Gelecekte, Hristiyan - Müslüman Türk çatışmasının temelleri atılıyor. Bunların televizyonları da var. Televizyonları ve misyoner papazlarıyla Türk insanının inanç sistemiyle oynayan bu kişilere" dur demek! "gerekir...
Bana," din kendisini korur! " martavalı da anlatmayın. 19.Asrın taktikleriyle yapılan bu çalışmaları acil olarak önleyin, derim...
Ha!
1.Bin yıl Avrupa, 2.Bin yıl Amerika ve Afrika Hristiyan yapıldı. (Afrika'da müslümanlar azınlığa düşmek üzere) ... Şimdi de  3. Bin yıl için tüm Asya Hristiyan yapılacaktır. Kore'de Hristiyanlar çoğunluktadır... Japonya ise koşar adım Hristiyanlığa gidiyor... "Türkiye dahil tüm Turan Coğrafyası da bu bin yılda Hristiyan olacaktır." projesi adım adım hayata geçirilmektedir...
Tüm siyasi partileri bu konuya dikkat etmeleri açısından uyarırım...
Anne ve babalar, çocuklarınıza sahip çıkın...
Bilgi edinmeniz dileğiyle...
*****'
Düşünmeye, okumaya, yazmaya ve konuşmaya devam...