Gider, “Terörsüz Türkiye” hedefinin geçmişte yaşanan acıları unutmadan, devletin güvenliğini ve milletin birliğini koruyarak terörü kalıcı biçimde sona erdirmek olduğunu söyledi.

AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında değerlendirmelerde bulundu. Gider, düzenlemenin genel ve koşulsuz bir af anlamına gelmediğini belirterek, sürecin devletin sahadaki tespitleri, kanunun açık hükümleri ve yargı kararları doğrultusunda yürütüleceğini ifade etti. Gider, Türkiye’nin terörle mücadelesinin yaklaşık yarım asırdır devam ettiğine dikkat çekerek, bu süreçte çok ağır bedeller ödendiğini vurguladı. Terör saldırılarında şehitler verildiğini, ailelerin büyük acılar yaşadığını ve milletin huzurunun hedef alındığını belirten Gider, buna rağmen Türkiye’nin teröre hiçbir zaman teslim olmadığını söyledi. “Türkiye, terörün ne demek olduğunu kitaplardan öğrenmiş bir ülke değildir. Yaklaşık yarım asır boyunca terörün acısını yaşadık. Evlatlarımızı şehit verdik. Nice aileye ateş düştü. Milletimizin huzuru hedef alındı, devletimiz, güvenlik güçlerimiz ve milletimiz ağır bedeller ödedi” ifadelerini kullanan Gider, bugün gelinen aşamanın uzun yıllar süren mücadelenin ve devletin ulaştığı kapasitenin bir sonucu olduğunu kaydetti.

 

“Bu düzenleme genel ve koşulsuz bir af değildir”

TBMM’de kabul edilen kanunun kamuoyunda doğru anlaşılması gerektiğini belirten Gider, düzenlemenin terörle mücadelede verilen mücadeleyi ve ödenen bedelleri yok sayan bir yaklaşım taşımadığını dile getirdi. Gider, kanunun temel amacının terör örgütünün silahlı ve örgütsel varlığını sona erdirmek ve Türkiye açısından yeniden tehdit oluşturamayacağı şartları kalıcı hale getirmek olduğunu belirterek, düzenlemenin kapsamı konusunda şu değerlendirmede bulundu: “Bu düzenleme genel ve koşulsuz bir af değildir. Devletimizin egemenlik haklarını, üniter yapısını veya anayasal düzenini tartışmaya açan bir metin değildir. Terör örgütünün kendi beyanını yeterli gören bir düzenleme de değildir.”

 

“Süreç örgütün sözüne göre işlemeyecek”

Kanunun uygulanmasının belirli şartlara bağlandığını vurgulayan Gider, örgütün fiili varlığını sona erdirmesi ve kontrolündeki silah ve mühimmatı teslim etmesinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerektiğini söyledi. Bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesinin de sürecin önemli unsurlarından biri olduğunu belirten Gider, soruşturma, kovuşturma ve infaza ilişkin düzenlemelerin belirli suçlar, şartlar ve sürelerle sınırlandırıldığını ifade etti. Gider, kasten öldürme suçu ile kanunda açıkça istisna tutulan ağır suçların kapsam dışında bırakıldığını, yargısal karar ve itiraz mekanizmalarının korunduğunu ve terör suçunun yeniden işlenmesi halinde ertelemenin kaldırılmasının hükme bağlandığını kaydetti. Gider, “Kısacası süreç, terör örgütünün sözüne göre değil devletin sahadaki tespitine, kanunun açık hükümlerine ve yargının kararlarına göre işleyecektir” dedi.

 

“Terörsüz Türkiye, geçmişi unutmak değildir”

Açıklamasında Terörsüz Türkiye hedefinin yalnızca güvenlik politikaları kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğine de dikkat çeken Gider, asıl hedefin geçmişte yaşanan acıların bir daha yaşanmamasını sağlamak olduğunu ifade etti. Gider, hiçbir annenin evladını teröre kurban vermediği, çocukların şehadet haberleriyle büyümek zorunda kalmadığı ve Mehmetçiklerin terörle mücadelede toprağa düşmediği bir Türkiye hedefinin herkes için ortak bir sorumluluk olduğunu belirtti. “Çünkü Terörsüz Türkiye, geçmişi unutmak değildir. Terörsüz Türkiye, aynı acıların bir daha yaşanmamasını sağlamaktır” diyen Gider, geçmişte ödenen bedellerin geleceğe yönelik önemli bir sorumluluk yüklediğini dile getirdi.

 

“Kaynaklarımızı kalkınmaya daha fazla yöneltebiliriz”

 

Terörsüz Türkiye hedefinin ekonomik ve sosyal açıdan da önemli sonuçlar doğuracağını belirten Gider, Türkiye’nin terörle mücadeleye ayırmak zorunda kaldığı kaynakların gelecekte üretim, yatırım, eğitim ve kalkınmaya daha fazla yönlendirilebileceğini söyledi. Gider, terör örgütlerinin Türkiye’nin huzuruna ve güvenliğine tehdit oluşturamadığı, hiçbir dış gücün terörü Türkiye’ye karşı bir araç olarak kullanamadığı bir ülke hedeflediklerini belirterek, bu sürecin kazananının herhangi bir siyasi parti ya da kesim değil, doğrudan Türkiye olacağını ifade etti. “Bunun kazananı bir parti olmayacaktır. Bir bölge, bir kesim ya da bir siyasi görüş de olmayacaktır. Kazanan Türkiye olacaktır” diyen Gider, Türkiye’nin enerjisini ve kaynaklarını geleceğe daha güçlü şekilde aktarabileceğini vurguladı. Gider, yaklaşık yarım asırlık terör geçmişinin ardından toplumda oluşan soru işaretleri, hassasiyetler ve kaygıların da dikkate alınması gerektiğini söyledi. Böylesine önemli bir meselenin çözümünün milletin vicdanını gözeten, devletin güvenliğini esas alan ve sınırları kanunla belirlenmiş bir zeminde yürütülmesi gerektiğini belirten Gider, sürecin bu çerçevede ilerlemesinin önemine işaret etti. Türkiye’nin terör karşısında geri adım attığı için değil, uzun yıllardır sürdürdüğü mücadele sayesinde bugün bu noktaya geldiğini savunan Gider, terör örgütünün hareket alanının daraltıldığını, kapasitesinin kırıldığını ve silahlı varlığını sona erdirme noktasına getirildiğini söyledi.

 

Erdoğan ve Bahçeli’ye teşekkür

Açıklamasında sürecin siyasi boyutuna da değinen Gider, Terörsüz Türkiye hedefinin devlet politikası olarak ortaya konulmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi iradesine dikkat çekti. Gider, hedefin siyasi zemininin oluşmasında önemli sorumluluk üstlendiğini belirttiği Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ve Türkiye’nin uzun yıllardır devam eden terör sorununa çözüm bulunmasına katkı sunan herkese teşekkür etti.

 

“Hedefimiz terörü Türkiye’nin geçmişinde bırakmak”

Türkiye’nin önündeki en önemli hedeflerden birinin gelinen aşamanın kalıcı hale getirilmesi olduğunu belirten Gider, silahların yeniden konuşmadığı, terör örgütlerinin ülkenin geleceğine müdahale edemediği ve hiçbir vatandaşın terör nedeniyle hayatını kaybetmediği bir Türkiye’nin gelecek nesillere bırakılması gerektiğini söyledi. Gider açıklamasını, “Bizim Terörsüz Türkiye’den anladığımız budur. Acılarımızı unutmadan, devletimizin hiçbir temel değerini tartışmaya açmadan, milletimizin birliğini koruyarak terörü Türkiye’nin geçmişinde bırakmak. Çünkü yarım asır yeter” sözleriyle sürdürdü. Türkiye’nin terör belasından tamamen arınmasının, ülkenin enerjisini kalkınma, refah ve büyük hedeflere daha fazla yöneltmesine imkan sağlayacağını ifade eden Gider, böyle bir Türkiye’nin bölgesindeki etkinliğini ve dünyadaki ağırlığını da artıracağını söyledi. Gider, “Terörsüz Türkiye” hedefinin yalnızca yarım asırlık bir sorunun sona ermesi anlamına gelmediğini belirterek, devletin imkanlarının ve milletin enerjisinin Türkiye’nin geleceğine daha güçlü biçimde aktarılacağını ifade etti. AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, açıklamasının sonunda Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un Türkiye’ye, millete ve gelecek nesillere hayırlı olması temennisinde bulundu.

 

Haber Merkezi