Zorunlu müdafii görevlendirmelerinin yasal çerçevede sürdürüldüğünü belirten Baro, meslektaşlarına ve kurum organlarına yönelik baskı girişimlerinin kabul edilemez olduğunu duyurdu.

İzmir Barosuna mensup bir avukatın 1 Temmuz'da gözaltına alınmasının ardından başlayan tartışmalar üzerine Çanakkale Barosu yazılı bir açıklama yaptı. Sürecin ilk andan itibaren Baro Başkanı, Yönetim Kurulu üyeleri, Avukat Hakları Merkezi ve İnsan Hakları Komisyonu başkanları tarafından yakından takip edildiği belirtilen açıklamada, savunma hakkının etkin kullanımı için ilgili kurum ve kuruluşlarla temas kurulduğu ifade edildi. Açıklamada, Çağdaş Hukukçular Derneğinden (ÇHD) gelen Otomatik CMK Atama Sistemi (OCAS) üzerinden avukat görevlendirilmemesi yönündeki taleplerin değerlendirildiği bilgisine yer verildi. Çanakkale Barosu Yönetim Kurulunun, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 150. maddesi uyarınca yasal çerçeveyi gözeterek zorunlu müdafii görevlendirmesinin durdurulmamasına karar verdiği bildirildi. Süreç içerisinde alınan bu karar nedeniyle Baro organlarının ve görevini yerine getiren avukatların çeşitli çevrelerce eleştirildiği aktarıldı. Baro Başkanı, Baro Başkan Yardımcısı ve meslektaşlarının CMK'yı ve avukatlık mesleğini bilmemekle itham edildiği vurgulanan açıklamada, görevli avukatlara yönelik baskı ve yönlendirme girişimlerinde bulunulduğu, kurumun kamuoyu önünde hedef gösterildiği kaydedildi. Hukuki görüş ayrılıklarının demokratik tartışmanın bir parçası olduğu ancak kişiselleştirilmiş, baskı oluşturmaya yönelik söylemlerin kesinlikle reddedildiği vurgulandı. Çanakkale Barosunun kararlarını sosyal medya baskısıyla değil; hukukun üstünlüğü, mevzuat hükümleri ve meslek etiği doğrultusunda aldığı ifade edilen açıklamada, hiçbir kişi veya grubun baro tüzel kişiliği üzerinde baskı kurmasına izin verilmeyeceğinin altı çizildi.

Baro tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; “1 Temmuz tarihinde, İzmir Barosu mensubu bir meslektaşımız hakkında gerçekleştirilen gözaltı işlemi süreci, ilk andan itibaren Çanakkale Barosu Başkanı, Yönetim Kurulu üyeleri, Avukat Hakları Merkezi, İnsan Hakları Komisyonu başkanları tarafından titizlikle takip edilmiş; süreç boyunca gerekli tüm kurum ve kuruluşlarla temas kurulmuş ve savunma hakkının etkin şekilde kullanılması için gereken girişimlerde bulunulmuştur. Baromuz Yönetim Kurulu, ÇHD’den gelen OCAS’tan avukat görevlendirilmemesi talepleri konusunda CMK 150.madde çerçevesinde zorunlu müdafii görevlendirilmesinin durdurulmamasına karar vermiştir. Buna karşın, süreç içerisinde bazı çevreler tarafından görevini yerine getiren meslektaşlarımız ve Baro Başkanı ile Baro Başkan Yardımcımız CMK ve avukatlık mesleğini bilmemekle itham edilmiş, görevlerini yerine getiren meslektaşlarımıza baskı ve yönlendirme girişimlerinde bulunulmuş; avukatlarımız ve Baro Yönetimimiz kamuoyu önünde hedef gösterilmiştir.  Hukuki görüş ayrılıkları demokratik tartışmanın bir parçasıdır. Ancak meslektaşlarımızı ve Baro Yönetim Kurulu üyelerini hedef alan, baskı oluşturmaya yönelik ve kişiselleştirilmiş söylemler kabul edilemez. Çanakkale Barosu, hiçbir baskı ve yönlendirmeye boyun eğmeden, yalnızca hukuk, mevzuat ve meslek kuralları çerçevesinde hareket etmeye devam edecektir. Çanakkale Barosu kararlarını sosyal medya baskısıyla değil, hukukun üstünlüğü, mevzuat hükümleri ve meslek etiğinin gereklilikleri doğrultusunda almaktadır. Hiçbir kişi ya da grubun Çanakkale Barosu Tüzel Kişiliği ve Baromuz organları üzerinde baskı kurmasına veya meslektaşlarımızı hedef göstermesine izin verilmeyecektir.”

Sedat Uz