Meclis açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı Osman Okyay şunları söyledi ; “2025 yılı, yaşattığı pek çok zorlukla birlikte geride kaldı. Yeni yılın bu ilk günlerinde, gündemimizde dikkatle yönetmemiz gereken başlıklar halen varlığını koruyor. Enflasyonla mücadelede atılan adımların etkilerini görmeye başlasak da fiyat istikrarı konusunda kat etmemiz gereken mesafe olduğunu hepimiz biliyoruz. Finansmana erişim hâlâ iş dünyasının ana gündemlerinden biri. Faizler, nakit akışları ve yatırım iştahı üzerindeki etkisini sürdürüyor. Biz içeride bu ekonomik dengelerle uğraşırken, dışarıda dünya siyasetinin ne kadar keskin ve kuralsız bir viraja girdiğine hep birlikte şahitlik ediyoruz. Venezuela’da yaşanan buna sadece bir örnek. Bu tür gelişmeler, küresel piyasalarda taşları yerinden oynatmaya yeter de artar. Enerji koridorlarından emtia fiyatlarına kadar her şey bir gecede değişebilir. İşte bu yüzden üretim yaparken sadece kendi maliyetlerimize değil, dünyanın bu öngörülemez yeni düzenine de hazırlıklı olmak zorundayız. Tüm olumsuzluklara rağmen, biz iş insanlarının doğasında bir şey var: Zorlukları görür ama umudu elden bırakmayız. Çünkü üretmenin, çalışmanın, istihdam yaratmanın sorumluluğunu taşıyoruz.
Çanakkale özelinde baktığımızda, elimizde güçlü bir tablo var. Öncelikle hepimizin katkısı bulunan bir başarıya dikkatinizi çekmek istiyorum. Çanakkale iş dünyası olarak, 2025 yılını geride bırakırken gerçekleştirdiğimiz ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 24 artırarak 218,5 milyon dolar seviyesine taşıdık. Daha da önemlisi, ithalatımızın kontrol altında kalarak, şehrimizin net bir dış ticaret fazlası vermesidir. Bu başarı, Çanakkale'nin sadece bir tarım kenti olmaktan çıktığının, dünya ile rekabet eden bir sanayici ile dönüşmekte olduğunun kanıtıdır.
“Sanayide Sürdürülebilirlik Mecburiyetidir”
Sanayicilerimizi en az ihracat rakamlarımız kadar yakından ilgilendiren bir diğer kritik başlık, bildiğiniz gibi Yeşil Dönüşüm’dür. Artık şunu çok net görmeliyiz: Sanayide sürdürülebilirlik bir tercih ya da uzak bir vizyon değil; küresel pazarda, özellikle de en büyük ortağımız olan Avrupa pazarında kalabilmek için bir varoluş mecburiyetidir. Takvimler 1 Ocak 2026’yı gösterdiğinde, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması resmen mali yükümlülükleriyle hayatımıza girdi. Bu mekanizmanın ihracat maliyetlerimiz üzerinde ciddi bir baskı oluşturacağı hepimizin malumu. Ancak bu süreci bir tehdit olarak değil, bir dönüşüm fırsatı olarak görmeliyiz. Eğer yükümlülüklerimizi eksiksiz yerine getirirsek, sanayicimizin rekabet gücü sadece korunmakla kalmayacak; rakiplerimizin önüne geçerek ihracat yeteneklerimiz daha da perçinlenecektir. Bu noktada yerel başarımıza bir parantez açmak istiyorum: Ezine Gıda İhtisas OSB’de geçtiğimiz yıl devreye alınan 600 milyon TL değerindeki atık su arıtma tesisi, Çanakkale’mizde Avrupa Yeşil Mutabakatı'na uyum sürecinin en somut ve en gurur verici adımlarından biridir.
“Hedefimiz Nettir”
Sınırda karbon duvarına çarpmamak için; sanayimizi yeşil enerjiyle, fabrikalarımızı sürdürülebilir altyapıyla donatmak zorundayız. Hedefimiz nettir: 'Yeşil Sanayi' vizyonuyla, üretimimizi çevreyle barışık, sıfır atık odaklı ve karbon ayak izi düşük bir modele dönüştürmek. Bu, geleceğin Çanakkale’sine borcumuzdur. Sadece çevresel sürdürülebilirlik yetmez; bu yeşil dönüşümü besleyecek bir diğer ana damarımız ise kuşkusuz teknolojik derinlik ve katma değerdir. Ülkemizdeki 89 teknopark arasında 'En İyi Gelişme Gösteren Teknoloji Bölgesi' seçilen Çanakkale Teknopark, bizim en büyük inovasyon mutfağımızdır. Savunma sanayiinden yazılıma kadar her alanda, geleneksel üretimimizi yüksek teknolojiye adapte etmek zorundayız. Üniversitemizle de el ele vererek; beyin göçünü engelleyen, aksine beyin göçü alan bir Çanakkale inşa etmeliyiz. Sanayicimiz, atölyesini, fabrikasını birer Ar-Ge merkezine dönüştürmedikçe, küresel ligde kalıcı olamaz.
“Biz İyi Oldukça Çanakkale İyi Olur, Çanakkale İyi Oldukça Türkiye Daha Güçlü Olur”
Özetle; bir yanda yeşil ve çevreci bir üretim, diğer yanda teknolojik ve akıllı bir sanayii ve en nihayetinde sürdürülebilir ve akıllı bir şehir. Bu iki güç birleştiğinde, Çanakkale sadece köprüsüyle geçilen bir şehir değil, geçmişinden aldığı mirası bugüne yansıtan üretim gücü, doğası ve insanı ile Dünya’da ve Türkiye’de ilk akla gelen önemli bir merkezlerden biri olacaktır. Vakit, geleneksel yöntemlerle yetinme vakti değildir. Vakit, Ar-Ge’yi fabrikalarımızın ruhu, dijitalleşmeyi iş yapış biçimimiz haline getirme vaktidir. Bu tabloyu konuşurken, iş dünyamızın karşı karşıya olduğu bazı başlıkları göz ardı edemeyiz. Elbette hepimizi zorlayacak meseleler olacak, ama aynı zamanda elimizin altında büyük fırsatlar da var. Önemli olan, tabloyu bütün boyutlarıyla doğru okumak ve birlikte yürümek. Biz iyi oldukça Çanakkale iyi olur, Çanakkale iyi oldukça Türkiye daha güçlü olur.
Sözlerime son vermeden önce, bu yılın güzel gelişmelerinden birini de özellikle dile getirmek isterim. Çanakkale TSO’nun mobil uygulamasını devreye aldık. Tüm telefonlara uyumlu bu uygulama sayesinde üyelerimiz oda hizmetlerine çok daha hızlı, pratik ve kesintisiz şekilde erişebilecek. Etkinliklerden duyurulara, belge süreçlerinden eğitimlere kadar pek çok konu artık cebimizde. Dijitalleşme yolculuğunda attığımız bu adımın iş dünyamızın verimliliğine katkı sağlayacağına inanıyorum. Sizlerin de uygulamamızı aktif olarak kullanmanızı bekliyoruz. Bu uygulamanın devreye alınmasında başta Yönetim Kurulu Başkanımız ve üyeleri olmak üzere emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum.
Yılın bu ilk meclis toplantısının hepimize yeni bir enerji, yeni bir motivasyon getirmesini diliyorum. Şimdi Meclis gündemimize geçiyorum…
2025 Yılı Küresel Anlamda Da Zor Bir Sınavdı
Çanakkale Ticaret Ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu; Sayın Meclis Başkanım, Komitelerimizin, Kadın ve genç girişimcilerimizin değerli üyeleri, Kıymetli Basın Mensupları, 2026 yılının ilk Meclis toplantısında sizleri şahsım ve Yönetim Kurulumuz adına saygı ile selamlarken, yeni yılda öncelikle sağlık ve huzur dileklerimi de sizlerle paylaşmak isterim. Zorlu bir yılı geride bıraktık. Resmi rakamlar bize büyüme oranı ve milli gelirimizin arttığını, enflasyonun Aralık ayında son 49 ayın en düşük seviyesini görerek % 30,9’a indiğini gösterse de bizlere yansımalarını aynı oranda göremiyoruz maalesef. ENAG’a göre ise bu rakam % 56,1. 2025 yılı küresel anlamda da zor bir sınavdı. İhracatçılarımızın karlılığı azaldı, Artan üretim maliyetleri ve finansmana erişimdeki zorluk çok firmayı yurt dışı borçlanmaya götürdü. Tekstil sektörü ve emek yoğun sektörler ciddi istihdam kaybı yaşadı. 2025 yılında ihracatımız % 4,5 oranında artış gösterdiyse de dış ticaret açığımız azalmadı. Yani ithalatımız arttı.
“2026 Yılından Beklentimiz…”
Yatırımcı ve girişimci için güven ve istikrar ortamı çok önemlidir. Öngörümüz azaldığı zaman uzun vadeli plan yapamayız, risk alamayız. 2025 yılı bizler için bir anlamda yüksek enflasyon baskısı altında bir istikrar arayış yılı oldu diyebiliriz. Osman Başkanım istatistiki verilere yer verdiği için ben tekrarlamak istemiyorum. Ben bu veriler ışığında diyebilirim ki; iş dünyası olarak 2026 yılından beklentimiz; üretimi merkezine alan, sanayi sektörünü destekleyen ve güçlendiren, istihdamı arttıran ekonomi politikalarının egemen olmasıdır.
“Ekonomi Sadece Rakamlardan İbaret Değildir, Değerlerle Ayakta Kalır!”
Konuşmama başlarken sağlık ve huzur diledim, sonra tabi ki sağlık ve huzuru korumak için bile şart olan ekonomiden, ekonomi politikalarından bahsettim. Ama özellikle son zamanlarda gündemimizi fazlasıyla işgal etmeye başlayan ve bizleri rahatsız eden, Türk örf ve adetlerimizle bağdaşmayan konular ve olaylar da göz ardı edilemeyecek kadar önemlidir. 2025 yılı Aile Yılı ilan edilmesine rağmen üzülerek görüyoruz ki sosyal çöküntü ve toplumsal çürümenin arttığı bir yıl oldu. Ekonomi sadece rakamlardan ibaret değildir, değerlerle ayakta kalır arkadaşlar. Topluma nasıl yansıdığı, adaleti ve huzuru nasıl etkilediği, aile yapısını nasıl değiştirdiği gibi önemli göstergeleri vardır.
“Ekonominin Görünmeyen Sermayesi Ahlaktır”
5174 sayılı Kanunumuzda da Odaların görevleri sayılırken ilk madde : “Meslek ahlâkını, disiplini ve dayanışmayı korumak ve geliştirmek, ticaret ve sanayinin kamu yararına uygun olarak gelişmesine çalışmak” şeklinde tanımlanmıştır. Bu değerlerimizi korumak ve sürdürmek ana görevimiz olmakla beraber gelecek kuşaklara da borcumuzdur. Ekonomi, bürokrasi, siyaset, aile, toplum gibi hayatımızı etkileyen tüm kavramlar ahlâk temeline oturtulamazsa zararını tüm Ülke olarak çekmeye mahkum oluruz. Ekonominin görünmeyen sermayesi ahlaktır. Ben yeni yılda ilk konuşmamda bu konuya özellikle vurgu yapmak istedim.
Değerli arkadaşlar, Aralık ayı toplantımızın üzerinden henüz 11 iş günü geçti. Yıl sonu da olması dolayısı ile etkinliklerimiz az oldu. 2 no’lu Meslek Grubu üyelerimiz ile yemekli toplantıda bir araya geldik. Aralık ayında 77 yeni üyemiz ÇTSO Ailemize katıldı, 57 üyemiz de kaydını sildirdi. Bugün itibariyle 10.435 üyeli büyük bir aileyiz. 2025 yılında genel tescil ve terkin rakamlarını Sema Hanım sizlere birazdan faaliyet raporumuzu sunarken detaylı aktaracak.
Toplantımız öncesinde “İşyerlerinde ve Konutlarda Yangın Güvenliği” konulu konferansı dinledik. Afet Koordinasyon Komisyonumuza ve Armağan Bey’e huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Afet risklerine karşı farkındalığımızı arttırmak için sürekli konuyu gündemimizde tutuyoruz. Gerçekten uzun bir sunumdu ama severek ve merakla dinledik. Gerekli bir sunum olduğuna inanıyorum. İlker Bey çok güzel noktalara değindi. Ruhsat almak sizi korumaz, her şeyden önce biz kendimizi ve niyetimizi düzelteceğiz. Bu salonu daha da çok doldurarak konuşmacıları, iş insanının ihtiyacı olan uzmanları buraya çağırarak devam ettirmek istiyoruz. Bu gibi taleplerinizi lütfen komite kararlarınızda bizlere iletin. Sekreteryamız araştırsın. Her ay bir misafir davet etmek istiyoruz. Şubat ayı içerisinde yapay zeka ile ilgili ya da ekonomist bir konuşmacı davet etmeyi düşünüyoruz.
Beni her şeyden önce Çanakkale ilgilendiriyor. Çünkü herkesin haddini bilmesi lazım. Ama Türkiye’ye baktığımız zaman kolay yollardan geçmediğimizi söylemek lazım. Konuşmamızı 1 hafta önceden hazırlıyoruz, 2 gün önce İran karışıyor. Yıla girmeden önce terörsüz Türkiye dedik, biraz daha artık milyarlarca dolara ve cana mal olan Güney Doğu’daki o savaş bitecek dedik. Bir baktık Suriye’de başka bir olay meydana geldi. Osman Başkanımın ifade ettiği gibi meşru ya da gayrimeşru seçilmiş bir Devlet Başkanı bir operasyon ile eşiyle birlikte alınıyor. Yani neyin ne olacağı belli olmayan bir Dünya’da yaşıyoruz. Ama beni en çok ilgilendiren Çanakkale. Bizlerin verimli olması için konuşmamız lazım. Çanakkale’nin marka değerini yukarıya doğru çıkarmamız lazım. Pandemide Türkiye’deki birçok il olumsuz manada on etkilendiyse Çanakkale bundan üç etkilendi. Çünkü daha kırsal, henüz büyük bir sanayi şehri değil. Hatta emlak ve turizm anlamında olumlu yanları bile oldu. Pandemiden sonar köprümüz açıldı. Bunun ilimize pozitif faydaları oldu. Bunları değerlendirmemiz lazım arkadaşlar. Üretimlerimizi çeşitlendirmemiz lazım.
Turşu üreticisi bir arkadaşımız “Başkanım, aynı tesisle ben bu turşuyu İzmir’de üretiyorum. Biga'da üretiyorum Çanakkale'de üretemiyorum.” diyor. Nasıl olur? dedim. Bir kurumun gelip ceza yazdıklarını bir daha geldiğinde 3 katı ceza yazacaklarını söyledi. Biga’da nasıl üretiyorsun? diye sordum. Aynı şekilde ürettiğini söyledi. Şimdi bu kanun Ali'ye başka Veli’ye başka veya Biga'da başka, İzmir'de başka, Çanakkale'de başka mı? Hepinizle direkt diyaloğum da olduğu için hepinizin iyi kötü sorunlarını biliyorum. Bunun yeri burası arkadaşlar. Bizim bir tane gücümüz var. Bizim kanun yapma, ceza kesme böyle yetkilerimiz yok. Bizim sesimiz bu mikrofonumuz. Basın gelmezse dahi kendi sosyal medyamızdan yayınlarız okuyan okur. Okunması da sizin elinizde. 53 Meclis üyemiz var. Meclis toplantı haberimiz Odanın resmi sosyal medyasında yayınlanıyor. Bunları konuşun ve paylaşın arkadaşlar. Çanakkale’de mış gibi yapılıyor. Çanakkale sorunlarından başka her şey konuşuluyor. Meşhur bir kamp arazisi var. 30 senedir buraya zaten kimse giremiyor ki. Nizamiye koymuşsun kapıya, halka açık değil ki burası. 15 gündür Çanakkale bunu konuşuyor. Çanakkale'nin gündemi bu oldu. Parkların etrafına duvar koyuyoruz. Ya niye duvar koyuyorsunuz? Kimi saklıyorsunuz? Cezaevi değil ki burası. Turizm şehri olacağız. Nasıl olacağız? Bir buçuk senedir tur otobüslerine park alanı bulamadık. Çanakkale gibi bir coğrafyada ben bunları ısrarla dile getireceğim. Siz de sorunlarınızı lütfen bana bildirin veya gelin konuşun. Onlara da ısrarla dile getireceğim. Şimdi bunları biz konuşmazsak kimse konuşmaz. Bu Meclis bunların konuşulma yeridir arkadaşlar. Bana çok sertsin diyorlar. Konuşmayalım, susalım mı? Susarsam sizlerin üyelerin bana verdiği yetkiyi emaneti layığıyla taşıyamamışım anlamına gelir. Susmadım, susmayacağım da. Belli bir üslupla belli bir terbiye ile bunları dile getireceğiz. Susan bir toplum mu ileri gider, konuşan bir toplum mu?
Nijerya’nın toprak altı zenginliklerine bakıyorsunuz. İnanılmaz. Adamlar aç. Bir Japon atasözü vardır “Kedinin alnı kadar toprağım olsun” diye. Hiç toprak yok, hepsi volkanik. Bir Japonya’nın milli gelirine bakın, bir de Nijerya’nın milli gelirine bakın. Bir okul açılışında Cemil Çiçek’in konuşması, Cemil Çiçek Meclis Eski Başkanı benim çok sevdiğim saygı duyduğum gerçekten dinlemekten de keyif alıyorum. Şu anda da TOBB’da Rıfat Bey'in Başdanışmanlarından. O konuşmasını size de atacağım.
Arkadaş konuşalım, üretelim. Bizim buraya yeni oyuncular, yeni yatırımcılar, yeni aktörler katmamız lazım. Bunu katmamız için bürokratın çalışması lazım, gelen insanı itmememiz lazım. Komite toplantılarınızı ciddiye almıyorsunuz demiyorum. Yanlış anlamayın beni. Komite toplantısının çok ciddi bir toplantı olduğunun farkına varın ve bu kararlarınızı burada alın. Sizin fikirleriniz Yönetim Kurulu çalışmalarımıza ışık tutacak. Her Çarşamba toplanıyoruz. Toplantımız en az 2 saat sürüyor. İğneden ipliğe her konuyu tartışıyoruz, konuşuyoruz.
Ben bu duygu ve düşüncelerle öncelikle yarın idrak edeceğimiz Miraç Kandilinizi kutluyorum. Hepinizin sağlıklı ve mutlu bir yıl geçirmenizi diliyorum. Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.
Meclis açılış konuşmalarının ardından bir önceki toplantı tutanağı okunarak onaylandı.
Hesapları İnceleme Komisyonu Üyesi Ersin Vural tarafından, Hesapları İnceleme Komisyonu’nun 2025 Aralık ayı mizanı ile ilgili rapor okundu ve 2025 Aralık ayı mizanının tetkik ve onayı yapıldı.
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2025 yılı kesin hesaplarının onayı yapıldı ve Yönetim Kurulu ibra edildi. Meclis Başkanı Osman Okyay, bütçe çalışmalarından dolayı Yönetim Kurulunu tebrik etti.
2025 yılı Faaliyet Raporu Genel Sekreter Sema Sandal tarafından Meclise sunuldu.
Yönetim Kurulunun Genel Sekreterliğin re’sen harcama miktarı ile ilgili yazısı Mecliste görüşülerek onaylandı.
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın Genel Sekreteri Sema Sandal tarafından sunulan azami fiyat tarife talepleri Mecliste görüşülerek onaylandı.
Gündeme gelecek diğer konuların görüşülmesi maddesinde;
Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu; Azami fiyat uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mevcut fiyat seviyelerinin bu şekilde devam etmesi halinde vatandaşların dışarıda yemek yemesinin giderek zorlaşacağını ifade ederek farklı iller arasında oluşan ciddi fiyat farklarına dikkat çekti. Ankara’da bir çorbanın yaklaşık 100 TL, Sakarya’da 60 TL seviyelerinde olduğunu, Çanakkale’de ise 200 TL’ye ulaştığını belirterek bu durumun kamuoyunda haklı bir rahatsızlık yarattığını dile getirdi. Azami fiyat tarifelerinin Oda’ya iletildiğini ancak mevcut haliyle kabul edilmesinin mümkün olmadığını vurgulayarak söz konusu fiyatların revize edilmesi yönünde net bir duruş sergilediklerini ifade etti. Bazı işletmeler tarafından “nasıl olsa üç ay sonra bu seviyelere gelinecek” gerekçesiyle fiyat artışlarının öne çekilmek istendiğini belirterek Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetimi olarak bu yaklaşımı doğru bulmadıklarını ve karşısında olduklarını ifade etti. Bu çerçevede, fiyat politikalarının daha dengeli, makul ve toplumun genel alım gücünü gözeten bir anlayışla ele alınmasının önemine dikkat çekti.
Meclis Üyesi Süleyman Aksu; Sektörün içinde bulunduğu maliyet baskılarına dikkat çekti. İşletmelere yönelik ürün ve hizmetlerin geliş fiyatlarının yüksek olduğunu belirterek ciddi artışlar yaşandığını ifade etti. Mevcut koşullar altında işletmelerin sürdürülebilirliğini korumakta zorlandığını dile getirerek işletmelerin tüm bu maliyet artışlarına rağmen faaliyetlerini devam ettirebilmek adına ayakta kalma mücadelesi verdiğini vurguladı.
Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu; Özellikle turizm merkezlerinde oluşan fiyat algısının Çanakkale’nin marka değerini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Çanakkale’nin son dönemde Türkiye genelinde en pahalı iller arasında anılmaya başladığını vurgulayarak bu algının yaygınlaşması halinde ilin yatırım ve turizm çekiciliğinin zarar görebileceğine işaret etti.
Meclis Başkan Yardımcısı Armağan Aydeğer; Turizm tesislerinin mevzuattan kaynaklanan yapısal sorunlarla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Birçok yatırımcının arsa ediniminden itibaren yürürlükteki mevzuata uygun şekilde tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen, bina inşa sürecinde hazırlanan mimari projeler nedeniyle ciddi engellerle karşılaştığını belirterek bu durumun özellikle turizm tesislerini zor durumda bıraktığını dile getirdi. Oda olarak üyelerimizin işletmelerine yangın risk analizi yaptırması için bir çalışma yapılmasının tesislere yol gösterici nitelikte olacağını belirtti. Bu alanda yeterli bilgi ve yönlendirme mekanizmasının bulunmadığını, pek çok işletmenin ne yapacağını bilemediğini ve rehberlik ihtiyacının giderek arttığını vurguladı.
Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu; Konuya ilişkin değerlendirmesinde, konferansta yapılan sunumda da İlker Bey’in dediği gibi mevcut mevzuat yapısının günün ihtiyaçlarına cevap veremediğini ifade etti. Yürürlükteki düzenlemelerin kısa süre içerisinde değişmesi nedeniyle, yatırımcıların mevzuata uygun olarak gerçekleştirdiği uygulamaların altı ay gibi kısa bir süre sonra yetersiz ya da geçersiz hale gelebildiğini belirterek bu durumun işletmeler açısından ciddi bir belirsizlik yarattığını dile getirdi. Mevzuatın bütüncül bir anlayışla yeniden ele alınması gerektiğini vurgulayarak Odamızın doğrudan risk analizi hizmeti sunabilmesi için ilgili yetki ve belgelere sahip olunması gerektiğini ifade etti. Bu çerçevede uygulanabilir bir alternatif yol önererek yangın risk analizi ve benzeri alanlarda faaliyet gösteren Odamız üyesi firmalarla iş birliği yapılabileceğini, ihtiyaç duyan üyelere yönelik indirimli danışmanlık hizmeti sağlanması amacıyla protokol imzalanmasının mümkün olduğunu belirtti. Bu yaklaşımın, hem üyeler arası dayanışmayı güçlendireceğini hem de işletmelerin mevzuata uyum sürecinde daha sağlıklı ve yönlendirici bir destek mekanizmasına kavuşmasını sağlayacağını ifade etti.
Meclis Başkan Yardımcısı Armağan Aydeğer; Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu’na değerlendirmelerinden dolayı teşekkür ederek küresel ekonomi ve ticaret gündemine ilişkin bir başlığı gündeme taşıdı. Dünya ekonomisi ve uluslararası ticaretin son derece hızlı bir değişim sürecinden geçtiğini ifade ederek bu gelişmelerin üyeler tarafından doğru okunabilmesi ve sağlıklı şekilde analiz edilebilmesi adına Odamız bünyesinde bilgilendirici faaliyetler yürütülmesinin önemine dikkat çekti. Bu kapsamda, dünya ekonomisi ve ticaret gündemi üzerine uzman bir konuşmacıyı Odamıza davet ederek sunum gerçekleştirmesinin faydalı olacağını ifade etti.
Meclis Başkanı Osman Okyay; Konuya ilişkin görüşlerini paylaşarak Oda faaliyetleri kapsamında süreklilik arz eden bir bilgilendirme mekanizması oluşturulmasının önemine değinerek her ay alanında uzman bir ekonomistin Odamıza davet edilerek küresel ve ulusal ekonomik gelişmelere ilişkin sunumlar gerçekleştirmesinin üyelerin vizyonunu genişleteceğini ve karar alma süreçlerine katkı sağlayacağını ifade etti.
Meclis Üyesi Turgay Kılıç; Yönetim Kurulu Başkanımız Selçuk Semizoğlu’nun konuşmasında da bahsettiği tur otobüslerine yönelik park ve bekleme alanı sorununa değinerek Endüstri Meslek Lisesi karşısında atıl durumda bulunan boş arazinin bu amaçla değerlendirilebileceğini önerdi. Ayrıca Çanakkale’de gıda fuarı yapılmasını talep etti. Hamidiye Tabyaları çevresinde yaptığı incelemelerde fuar organizasyonu için elverişli alanlar tespit ettiğini ifade etti.
Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu; Tur otobüsleri park alanı ihtiyacı konusunun takip edildiğini ancak bir sonuç alınamadığını belirtti. Geçici bir çözüm olarak eski Emniyet Müdürlüğü’ne ait boş arazinin alternatif olarak gündeme getirildiğini aktararak konunun kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümle ele alınması gerektiğini vurguladı. Gıda Fuarı önerisine ilişkin değerlendirmesinde ise aynı coğrafi bölgede ve yaklaşık 90 kilometre mesafede birden fazla gıda fuarı düzenlenmesinin doğru olmayacağını ifade etti. Çanakkale’de üretilen gıda ürünlerinin önemli bir bölümünün Biga ve çevre köylerde yoğunlaştığını hatırlatarak bu nedenle mevcut fuarlarla benzer içerikte organizasyonlar yerine, Çanakkale’ye özgü, farklılaşan ve katma değer üreten yenilikçi fikirlerin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu doğrultuda, Meclis üyelerinden alternatif, özgün ve vizyoner proje önerileri beklediklerini ifade etti.
Meclis Üyesi Turgay Kılıç; Çanakkale’de düzenlenecek zeytinyağı yarışmasının düzenlenmesi sürecinde Oda’nın öncülük rolü üstlenmesini talep etti.
Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu; Konuya ilişkin değerlendirmesinde, bilgi eksikliğinin en önemli sorunlardan biri olduğuna dikkat çekerek “en olumsuz durumun eksik ya da yanlış bilgiyle hareket edilmesi” olduğunu ifade etti. Çanakkale’ye ait coğrafi işaretler konusunda Oda olarak üzerlerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye gayret ettiklerini belirterek buna karşın bazı kişi ve kurumların ortak akıl ve kurumsal yönlendirme dışına çıkarak kendi inisiyatifleriyle hareket etmelerinin süreci zora soktuğunu dile getirdi. Coğrafi işaretler ve kalite odaklı çalışmaların, bireysel yaklaşımlar yerine koordinasyon ve doğru bilgilendirme temelinde yürütülmesinin Çanakkale’nin uzun vadeli menfaatleri açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.
Meclis Toplantısı Ocak Ayında doğum günü olan Yönetim Kurulu, Meclis ve Komite Üyelerinin okunmasıyla son buldu.
Haber Merkezi