Kepez’in Türkiye’nin en büyük beldelerinden biri olduğuna dikkat çeken Çağlayan, su krizinin artık tahammül sınırlarını aştığını ifade etti.
Açıklamasında DSİ ile belediyeler arasında yaşanan yetki ve bütçe tartışmalarına değinen Çağlayan, “DSİ ‘suyu verdim’ diyor, bu kez 12 kilometrelik isale hattı tartışması başlıyor. Belediyeler ise bütçe darlığında. Peki sonuç? Kepez susuz, halk mağdur” sözleriyle mevcut tabloyu özetledi. Kepezlilerin önceliğinin siyasi polemikler değil, musluklardan akan temiz ve arıtılmış su olduğunu belirten Çağlayan, çözümün gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. Devletin geçmişte önemli altyapı ve üstyapı yatırımlarında sorumluluk aldığını hatırlatan Çağlayan, su sorununun bu yatırımlardan daha önemsiz olmadığını vurguladı.
Murat Çağlayan açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Dün ile bugün arasında kavga çıkarsa yarın kaybeder! Kepez de olan da budur Kepez deyince küçük bir yer gibi görmeyelim, Türkiye’nin en büyük beldesinden bahsediyoruz. Kepez’de süregelen su sorunu artık tahammül sınırlarını aşmıştır. Vatandaşlarımızın günlük yaşamını doğrudan etkileyen bu mesele, teknik bir altyapı sorunu gibi görünse de özünde halkın sağlığına, refahına ve yaşam kalitesine dair bir meseledir. DSİ ‘suyu verdim’ diyor. Bu kez 12 kilometrelik isale hattı tartışması başlıyor. Belediyeler ise bütçe darlığında. Peki sonuç? Kepez susuz,halk mağdur Kepezlilerin de teveccühleriyle seçilmiş bir il genel meclis üyesi olarak ,net ifade ediyorum ki; Bu açıklamalar Kepezli hemşehrilerimizin sorununa çare olmuyor.Kepezli'nin derdi su; önceliği ise bu sorunu kimin çözeceğinden ziyade, hemen çözülmesi gerekliliğidir. Kepezliler siyasi çekişmeleri değil, musluklardan akan arıtılmış temiz suyu bekliyor. Kimse topu taça atmasın! Bugün ,daha da geç olmadan hizmet öncelikli düşünmenin zamanıdır. DSİ, yeri geldiğinde Sarıçay’ın üstüne sanayi tarafındaki köprüyü yaptı mı? Yaptı. Yine yapılan görüşme ve temaslar neticesinde verilen destekle yarım kalan Çanakkale Belediye binası tamamlandı mı? Tamamlandı. Şimdi Soruyorum: Bu yatırımlar Sudan daha mı önemliydi? Bu sorunun en hızlı şekilde çözülmesi için, Devlet vatandaşı susuz bırakmamak adına, gerekeni yine yapmalıdır. DSİ, zamanında yaptığı barajların yapımına belediyeleri ortak edip, bedelini şimdi nasıl rücu ediyorsa, gerekirse Kepez’e verilecek hizmetin veya döşenecek isale hattı da, aynı yöntemle hayata geçirebilinir. Bu süreçte de kapalı sistem kurulmalı ve denize boşa akan binlerce m3 suyun önüne geçilmelidir. Böylece Vatandaş mağdur olmaktan çıkar, yer altı kaynakları ve tarım arazileri de kurtulur,siyaset ise çözüm üretmiş olur.
Sorumlu muhalefet anlayışımız gereği bu sorunun tarafı değil, çözümün paydaşı olmayı görev biliyoruz. Elimizi taşın altına koymaya hazırız. Unutulmamalıdır ki; suyun rengi yoktur, partisi yoktur. Suyun tek bir adresi vardır: Halk. Sandık günü geldiğinde halk kimin çalıştığını, kimin engel olduğunu zaten takdir edecektir. Ama şimdi kavga, polemik değil, çözüm iradesi koyma zamanıdır.”
Çağlayan’ın açıklaması, Kepez’de yaşanan su krizine ilişkin çözüm beklentisini bir kez daha gündeme taşırken, gözler DSİ ve ilgili kurumların atacağı somut adımlara çevrildi.
Atakan Alkış