Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Çanakkale Şubeler Platformu, ülke genelinde gerçekleştirilen iş bırakma eylemi kapsamında Çanakkale Valiliği önünde basın açıklaması yaptı. Çok sayıda kamu çalışanının katıldığı eylemde, artan hayat pahalılığı, düşük maaş zamları ve vergi adaletsizliği protesto edildi.

KESK üyeleri dün iş bırakarak sokağa çıktı. Çanakkale Valiliği önünde bir araya gelen kamu emekçileri, “Geçinemiyoruz” sloganlarıyla taleplerini dile getirdi. Açıklamada, “İnsanca bir yaşam için bugün hizmet üretmiyoruz, emeğimizin karşılığını istiyoruz. Hepimizin hak ettiği insanca yaşam koşulları için en temel hakkımızı, üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, iş bırakıyoruz” ifadelerine yer verildi.

KESK tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin enflasyon verilerine dikkat çekilerek, “TÜİK’in sahte verilerine göre bile en yüksek enflasyon sıralamasında dünya 5.’siyiz. Genel enflasyondan gıdaya, kiradan eğitime enflasyonun her türünde AB ve OECD ülkeleri içinde açık ara 1.’yiz. AB ülkelerinin yıllık enflasyonu bizde sadece 1 ayda yaşanıyor” denildi.

Maaş artışlarının gerçek enflasyonun çok altında kaldığı vurgulanan açıklamada, “Maaşlarımız Ocak ayından itibaren enflasyon farkı dahil yüzde 18,60 artacak. Yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına bile denk gelmeyen bu artışlar 6’şar aylık dilimler halinde maaş zammı diye yutturuluyor. Gerçek tablo şudur: Kamu emekçileri 2026’ya taban aylığa 1.000 TL seyyanen artış dahil yüzde 12,5 zamla giriyor” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, 1 Ocak’tan itibaren toplu taşıma, sağlık katılım payları, muayene ücretleri, köprü ve otoyol geçiş ücretlerine en az yüzde 25, kiralara ise ortalama yüzde 35 zam yapıldığı hatırlatılarak, “Maaş zammı diye verilenin çoğu kiraya gitti. Kalanı da adaletsiz gelir vergisi dilimleriyle buharlaşacak” denildi. KESK, mevcut tablonun yalnızca iktidarın değil, yıllardır iktidarla birlikte hareket eden sendikal yapıların ve Hakem Kurulu’nun da ortak sorumluluğu olduğunu savundu. Açıklamada, “Bugün içinde bulunduğumuz tablo iktidar, yandaş konfederasyonlar ve Hakem Kurulu ittifakının ortak eseridir” ifadelerine yer verildi.

Bütçe politikalarına da sert eleştiriler yöneltilen açıklamada, toplanan vergilerin büyük bölümünün faiz ödemeleri, teşvikler, savunma ve güvenlik harcamaları ile hazine garantilerine aktarıldığı belirtilerek, yoksullukla mücadeleye ayrılan payın son derece düşük olduğu vurgulandı.

Basın açıklamasında KESK’in talepleri de sıralandı. Buna göre sendika, maaşlara derhal ek yüzde 20 artış yapılmasını, ilave seyyanen ödeneğin taban maaşlara yansıtılmasını, tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesini, ilave seyyanen ödemenin emekli aylıklarına eklenmesini, mülakatın kaldırılmasını ve grevli toplu pazarlık hakkının önündeki engellerin kaldırılmasını talep etti. Ayrıca en geç Haziran ayı sonunda gerçek bir toplu pazarlık masası kurulması, en düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması, kira, kreş ve yol yardımı sağlanması istendi.

Açıklamanın sonunda tüm kamu emekçilerine ve topluma çağrıda bulunan KESK, “Bugün susarsak yarın geç kalırız. Bugün durursak yarın yok sayılırız. Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber ya hiçbirimiz” ifadeleriyle örgütlü mücadele vurgusu yapıldı. 

Atakan Alkış