Sosyal medyada yayın yapan bir tv programına katılan Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adem Polat, derin teknoloji tabanlı tümörü üç boyutlu görüntüleme sistemine sahip meme kanseri hastalarına ve cerrahlara destek ve umut olacak "OPTOMO" tıbbi cihazı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Cihazımız meme kanseri ameliyatlarında tamamen inovatif bir teknoloji sunacak şekilde ortaya atılmış bir teknoloji olduğunu belirten Doç. Dr. Polat, “Meme kanseri ameliyatlarında patalogların ve cerrahların elini güçlendirecek şekilde ameliyat yapmış oldukları hastalardan çıkarttıkları tümörü üç boyutlu görüntüleme imkanı sağlayacak derin teknoloji bir cihaz olacak.
Lisans ve lisans üstü eğitimim sırasında İstanbul Teknik Üniversitesi'nde ilk temellerini attım bu projeye başlarken. Çalışmalarımı ilerlettikten sonra Harvard Medikal School ve MIT ile paylaşmıştım detaylarını. Oradan destek aldım. TÜBİTAK bursuyla Harvard Medical School MIT'de bir yıl bilimsel araştırmalar yaptım. Proje belli bir olgunluğa ulaştıktan sonra çalışmalarımı tamamlayıp Türkiye'ye döndüm. Türkiye'ye döndükten sonra da çalışmalarıma hız kesmeden devam ettim. Sonrasında TÜBİTAK desteği alarak da ilk prototipimizi üretme aşamasına geçtik ve geçen ay ilk prototipimizi başarıyla tamamladık. Testlerimizi bitirdik. Şu anda sonraki süreçler için çalışmalarımız devam ediyor.
Şimdi mevcut yöntemde bir hasta şikayetle gitti. Cerraha. Cerrah, ona ön tanı talebinde bulunuyor. Radyoloji biriminden görüntüler istiyor. Mamografi ve benzeri görüntülerle eğer şikayeti olan bir hastanın vücudunda, memesinde tümör varsa ameliyat kaçınılmaz bir şekilde yapacağı bir aşamaya geçiyor cerrah. Daha sonra cerrah bu ameliyatı yaptıktan sonra acaba tümörü tamamıyla alıp almadığından emin olmak istiyor. Bu sorunun yanıtını da almış olduğu tümör, kanserli parçayı patoloji incelemeye göndererek, oradan gelecek nihai sonuca göre karar veriyor. Gerçekten hastadan ben tümörü aldım mı almadım mı? Bunun cevabına göre de sonraki tedavi süreçlerini geliştiriyor cerrah ve hekimler. Cerrah ve patologlar uygulaya geldikleri yöntemle hastadan çıkarttıkları tümörü tamamen memeden temizlenip temizlenmediğinin yanıtını arıyorlar. Maalesef dünya literatüründe de tespit edilmiş istatistiklere göre yüzde 15'ine ikinci ameliyat kaçınılmaz bir şekilde yapılmak zorunda kalınabiliyor. Biz de bu teknolojiyle diyoruz ki mevcut geleneksel yöntemlere destek niteliğinde ameliyat esnasında çıkarttığımız tümörü üç boyutlu olarak 5 dakika içerisinde görüntülemeyi öneriyoruz. Şunu kastediyorum. Mevcut patolojik incelemede iki tür inceleme yapılıyor. Birincisi acele patoloji. Yani o anda hasta ameliyat esnasında açık kesiyle beklerken cerrahın çıkartmış olduğu tümör patoloji laboratuvarına gönderiliyor. O anda patologlar da mikrotom cihazıyla ince ince dilimleyip her bir dilimi tek tek inceleme yapıp o anda cerraha bilgi veriyor. Evet diyor tümörü tamamen aldın. Hastayı kapatabilirsin. Veya almadın. Ona göre diğer aksiyonlara, adımlara geçebilirsin diyor. Hastayı kapattı gönderdi hekim. Ellerindeki tümörlü parçayı bu sefer final Patoloji dediğimiz detaylı patoloji incelemeye alıyorlar. Bu da yaklaşık bir ay sürüyor. Kötü olan bir ay sonra üzücü bir haberle hastaya deniyor ki sizin yapmış olduğunuz patoloji inceleme sonucuna göre memenizde hala tümör var. Tekrar benzer süreçler başlıyor. Bu da hasta adına moral, motivasyon kaybı. Cerrahları ve pataloglar adına ikinci bir iş yükü. Aynı süreçlerin tekrarlamak gibi negatif, olumsuz etkileri doğuruyor" dedi.

MASRAFLAR DA CİDDİ ORANDA DÜŞECEKTİR
Teknolojinin hastalara nasıl bir fayda sağlayacağı konusunda detaylı bilgi veren Doç. Dr. Adem Polat, bir ay süren süren pataloji sürecinin ameliyat sırasında 5 dakikaya düşürüleceğini ifade ederek şu açıklamalarda bulundu; “Şimdi en güzel nokta bir kere zaman. Yani bir kere kanserde çok kritik bir şey. Biz mevcut yöntemde acele patoloji dediğimiz 2,5 saat süren, final patoloji dediğimiz yaklaşık bir ay süren süreci ameliyat esnasında sadece 5 dakikaya düşürüyoruz. Ve üç boyutlu görüntüleme teknolojisiyle cerrahların elini güçlendirecek, patolojiye destek olacak. Patologların kendi süreçlerini yorumlamalarına destek niteliğinde derin teknoloji bir tıbbi cihaz öneriyoruz. Böyle olursa doğal olarak hastalara fayda sağlayacak. Yani hasta o bir aylık bekleme sürecindeki psikolojisini hayal edebilir misiniz? Yani gönderildi. Acaba sonucum ne çıkacak? Hastayla beraber yakın çevresi de bundan etkileniyor. Bir psikolojik harp dönemi başlıyor. Ama biz de diyoruz ki beş dakika içinde o anda her şey olup bitsin ve ikinci ameliyat riskini minimuma çekelim. Bu hasta açısından inanılmaz bir katkı sağlayacaktır. Moral motivasyon anlamında başta olmak üzere bir de aslında maliyetleri de düşürmek adına. Tabii ki sağlık her şeyin başı. Ama hastanın sağlık için ameliyat için harcayacağı masraflar da ciddi oranda düşecektir
Cihazımızın patent başvurusunu yaptık. Bu ticarileşebilir potansiyeli olduğu için de şu anda da yatırımcılarla görüşmelerimiz devam ediyor. Bu cihazı benim hayalim önce ülkemize kazandırmak. Yani çünkü Türkiye'de bu tip çalışmalarla uğraşan sayımız çok yok. Ben de istiyorum ki ülkemize katkı sağlayacak, vatana, millete hayırlı olacak bir proje olsun. Çünkü tıbbi teknolojide iyi bir noktada değiliz. Bu tarz projelerle destek alıp bir istihdam alanı da yaratmak istiyoruz. Yani üretime geçtik. Sadece ülkede bunun kullanımı olmayacak. İhracat potansiyeli de olan bir cihaz. Yani artık Türkiye'de tıbbi cihaz alanında ithal eden ülke konumundan ihraç eden ülke konumuna geçeceğiz. Bu süreçte de arkada ciddi bir ekip çalışacak. Yani mühendisinden tutun, teknisyenine muhasebe departmanından tutun, satış pazarlama departmanına kadar arkada bakım onarımda çalışacak eğitimde hocalara gidip destek verecek ekipler olacak. Dolayısıyla arkada yazılım ekipleri olacak. Bu şu anlama gelecek ciddi bir ekonomik ve istihdam faydası da sağlayacak proje.
Dünyada sekiz kadından biri maalesef meme kanseri hastalığına yakalanıyor. Yani çok korkunç bir sayı. Sadece Dünya Sağlık Örgütü'nün 2020 verilerine baktığımız zaman dünyada 2 milyon 261 bin gibi korkunç vaka tespiti var. Sayı çok yüksek. Türkiye'de 24 bin. Avrupa'da 523 bin ve Amerika'da 256 bin gibi sayılar var. Zaten meme kanseriyle biz mücadele ederken cihazımızda yapacağımız teknolojik gelişmeler inovatif katkılarla arge çalışmalarıyla farklı kanser türleri, tiroit, pankreas karaciğer akciğer gibi kanser türlerine de fayda sağlayacak şekilde cihazımızı geliştiriyoruz. Şu anda da onunla ilgili çalışmalarımız devam etmekte. Yani özetle sadece meme kanseri olmayacak ki zaten dediğim gibi çok büyük bir kitleye hitap edecek. Onların ihtiyaçlarını çözecek bir proje olacak ama bunun yanında diğer kanser türlerine de biz bu projeyi evirebiliyoruz"

Turgut Engin
Foto: BHA