İnşaat Mühendisi İsmail Acar, Çanakkale’de en riskli bölgenin Sarıçay kenarları ve Barbaros Mahallesi’nin Sarıçay’dan AVM’lere kadar olan kısmı olduğunu vurguladı.
 
Meydana gelen depremden ölü sayısı 50 bine yaklaştı. 11 ilde büyük yıkımlar yaşanırken Çanakkale’de de artık tek gündem deprem. Kentin deprem risk bölgesi ile ilgili bilgileri Acar değerlendirdi.

Kahramanmaraş'ta gerçekleşen deprem sizce sektöre, bilim dünyasına ve Türkiye'de yaşamayan milyonlara ne gösterdi, ne öğretti ?
 
Şöyle Kahramanmaraş'taki deprem bizim aslında 1999 depreminden sonra unutup attığımız bazı durumlar var. İşte sanki deprem bile artık olmayacak o an yaşadık. bitti gibi bir izlenim vardı. Onları bizim önümüze tekrardan çıkardı. Biz aslında dedik ki deprem bölgesindeyiz. Her an deprem olabilir. Depremde yaşamamız lazım. Bunları gösterdi ve şunu öğretti bize. Depremin öldürmediğini, işte doğru konutların yapılmadığı için insanların yanlış yapılan projelerin altında kaldı. Onun için vatandaşlarımızı kaybettik. Yani bir deprem bize öğretti ki doğru konutlar yapılmazsa bizim bu tarz ölümlere daha çok maruz kalacağız ve üzüleceğiz. bu son depremden sonra artık Marmara depremi konuşuluyor en çok. 
 
Sizce Marmara depremi bizim bölgemizde, kentimize Çanakkale'yi nasıl etkileyecek? 
 
Güney Marmara özellikle tahmininiz nedir? Yıkım ve kayıplar olarak büyük kayıplar olabilir mi? Yani illaki bizi hem İstanbul'dan Bundan en fazla etkileyecek illerin arasında ben Çanakkale olacağını düşünüyorum. Hem  İstanbul'a ulaşmak da çok sorun olacak. İstanbul'daki bazı insanların  depremden sonra Çanakkale'ye gelme durumları olacak. Bize o tarz şeylere hazır mıyız? Bunların yerinde bakılması lazım. Çanakkale özelinde. Ama bu İstanbul depremi işte artık bekleniyor. Belli süreçler, zamanlar doldu. Uzmanların söylediği hani her anda olabilir. Ama en fazla bir sekiz on sene içerisinde olacak belki. Çok da bir vaktimiz yok. Yani bir an önce Çanakkale'yi hem İstanbul'u bu kısa sürede  deprem öncesine ve sonrasına hazırlamamız gerekiyor. Iki şekilde hazırlamamız gerekiyor. Hem deprem sonrası için işte Maraş depreminde gördük. Işte yardımların gitmesi koordine olmak. Mesela yardımlar var. Ama koordine edilmemiş insanlara ulaştırılmamış. Bunlarla ilgili hazırlıkların yapılması lazım. Bunlar eş zamanlı olarak da  deprem öncesindeki artık bu süreçte ne kadar süreç Devlet acilen taşın elinin altına koyup tamamen şey alması lazım. Depremden öncesine İstanbul ve Çanakkale'yi hazırlaması lazım. 
 
 
Çanakkale'de zemin olarak en riskli bölgeler Sarıçay kıyıları gözüküyor. Sizce Sarıçay kıyıları  ve kordon, eski kordon, yeni kordon. Buralar çok riskli bölgeler mi? 
 
 
Yani bizim de üniversiteye hazırlattığımız bir risk şeyi vardı. İnşaat mühendisi odasındayken de hazırlatmıştık. Bunu aynısını belediyeyle hazırladı üniversite. Oradaki haritada da Barbaros Bölgesi, Sarıçay'dan işte alışveriş merkezi tarafına olan ki Devlet Su İşleri'nin olduğu taraf, havaalanı olduğu taraflar, zeminleri sıkıntılı oldu, alüvyon zemin olduğu gösterilmişti. Hatta şu an yeni yapılan inşaatlarda Çanakkale Belediyesi oradaki yapılacak inşaat için zemin için geo teknik raporu, geo teknik projesi hazırlatıyor ve zeminde iyileştirme yapılıyor. Tüm Çanakkale'yi düşünürsek yine alüvyon zemini olarak riskli grupta sayılabilecek yerdir Barbaros .Mahallesinin olduğu taraflar. Orada da ayrı projeler yapılıyor ve zemin içinde ayrı bir güçlendir Sistemi yapılıyor. 
 
Peki bugün en son mevzuata uygun yapılan zemin etütleri yani her şey doğru olsa. Sizce bu binalar kaç şiddetinde bir depreme dayanabilir? 
 
Yani burada tabii net bir rakam veremeyiz. şiddet yani büyüklük olarak söyleyeyim. Şimdi Maraş'taki depremimiz işte yedi nokta altılarda şey oldu. Yani tabii oradaki fayın faydan uzaklık önemli. Ya depremin olduğu derinlik önemli. Yani yine ben burada Yeni yapılan binaları, yapı denetim sistemiyle yapılan binaların o bazalı. Çünkü ötekilerin nasıl yapıldığını bilmiyoruz. Yani yeni yapılan binaların hani yedi yedi sınırındaki büyüklüğe kadar ben mukavemet dayanıklı gösterebileceğini  düşünüyorum. Ama iki bin öncesi yapılan binalar için herhangi bir  veri veremeyiz. Yani onların nasıl yapıldığı, nasıl projelendirildiği, hangi malzemeler kullandı onları bilmiyoruz. Onlar için bir şey diyemeyiz. Onlara da acilen çıkartılması lazım. Özellikle doksan dokuz öncesi doksan dokuz öncelerinin risk büyüklüğü daha fazla.
 
Evet. Kontrolü az olduğu için. Son günlerde konuşulan söylenilen teknikler var. O inşaat sektöründe. Sismik izolatörü, karbon fiber gibi  kavramlar. Sizce bunlar eski binaları yenilemeye, sağlamlaştırmada bir fayda sağlar mı? 
 
Yani fayda sağlar. Ama işte o oranı değişik olur. Yani ne kadar fayda sağlar? Ya da neden İyileştirme kentsel dönüşüm yapılmıyordu. Bunlar yapılıyor diye bir kafamıza soru işareti olur. Yani önceliğimiz bence burada kentsel dönüşümün öncelikle devletimizin desteğiyle şartları biraz daha iyileştirip, yerel yönetimlerin desteğiyle vatandaşları dairelerine kentsel dönüşüme teşvik etmek gerekiyor. Şartlarını biraz daha iyileştirmemiz gerekiyor. Öncelikle devlet ve yerel yönetimi elini biraz taşın altına sokması gerekiyor. Oradaki yapı İlginç şeylerden kar amacı gütmemesi gerekiyor. Harçlarda olsun. Yani onlardan işte oradaki gelirleri de başka bir yerden devletimizin karşılaması gerekiyor. Ha yine o yapılacak, güçlendirmeler, fiber şey korunaklı kolonları güçlendirmeler yine binayı artı yüzde on, yüzde yirmi bir şey yapabilir. Ama tamamen riski sıfır etmez.
 
 
Artık Marmara depremi neredeyse bekleniyor. Herkes emin bunda. Hatta Kandilli Rasathanesi zaman bile verdi. Yedi yıl içerisinde gerçekleşecek. Beklenilen şiddet 7.5 ila 7.9 arasında büyük bir şiddet. Size böyle bir şiddetli deprem olsa Çanakkale yakın bir yerde bu hattına iki yüz kırk iki yüz elli kilometreye yakın da en riskli bölgelerden mesela sosyal konutlar için bir tehdit oluşturur. Nasıl bir sonuç alırız? 

Tabii tehdit oluşturur. Yani bayağı bence benim fikrim bayağı ciddi bir tehdit oluşturur. İşte sadece burada biz Marmara Büyük Marmara depreminde o eğer olacaksa olacak uzmanların dediği gibiyse artık süremiz çok kalmadı. Işte eski binaların daha fazla riskli olduğunu ben tekrar yine düşünüyorum. Tabii bu eski bina sosyal konutlar da var. Sosyal konularda da uzun süreden beri gündemde olan belediyenin yapmayı planladığı ama bir türlü harekete geçilmeyen bir yer. Vatandaşlarla beraber Hüseyin hareket edilip edilmeye yani çalışılıyor. Onların da  çıkarları korunaraktan. Ama işte hala henüz olmadı. Mesela öncelikle orasının bence hareketlendirilmesi gerekiyor. Yani bir an önce bina Orada yıkılmaya başlar. Yenilerinin yapılması gerekiyor. Çünkü orada yani en büyük hasarın oralarda olabileceğini düşünüyorum ben. Ve işte yine işte Kordon tarafındaki eski binalarda olabilir. Orada biraz daha başladı kentsel dönüşüm. Kendi ona bireysel yapabiliyorlar. Ama bunu işte devletin  kişinin ve müteahhitin inisiyatifine bırakmadan  biraz mecburiyet, biraz da işte onların artık gelirlerini müteahhitlere bir şekilde senkronize edip yapması Burada en büyük iş yine devletimize düşüyor.
 
Peki. Sektörde kaliteli isimler, güvenilir yapıları yapanları nasıl arttırmalıyız? Çünkü toplumda böyle bir güven kaybı da var inşaatı yapan insanlara karşı. Size toplumun burada üstüne düşen görev ne? Artık öncelik olarak metrekareyi lüks değil de güvenliği, sağlamlığı öne çıkarmalılar mı? 
 
Ya tabii vatandaşlarımız artık bu depremden sonra bu süreçte de oldu. Hep işte bize inşaat mühendisi olduğum için bana soruyorlar. Işte bizim binamız Dayanıklı mıdır? Nasıl yapılmıştır gel bak falan diye. Şu an onlarda da bir bilinç oluşmaya başladı. Umarım bu geçmez. Çünkü daha önceki süreçte de olmuştu. Hani biz bunlara işte ben kendim yaptığımız inşaatlarda, firmalara dikkat ediyoruz. Arkadaşlarımız da o konu hakkında  yakın çevremize gayet güzel şeyler var. Bilgileri var. Hani ben biraz daha bu denetimlerin artmasını inşaat mühendisliğinin biraz daha ön plana çıkmasını, onlara biraz daha fazla değer verilmesini istiyorum ben. müteahhitlerin düşünüyorum. Ya da denetlenmesi gerektiğini, hatta müteahhitlere gerekirse şey yapılsın yani. Bir puan sistemi gelsin. Ehliyetteki gibi. Hani ceza alanının müteahhite de denetlensin. Onar puan düşsün. Sonradan yetki belgeleri elinden alınsın. Yani bunu bir şekilde işte az önce dediğim gibi yani iyi müteahhit, vicdani müteahhit güzel yaptı. Öteki kötü. Öyle bir şey yok. Bunu riske edemeyeceğiz. Acilen eğitimlere başlatılması lazım. Hem inşaat mühendislerinin hem müteahhitlerin inşaatla ilgili herkesin bu tavsiyeler beni taşın altı gayet yani hem odadan inşaat mühendis odasından gerekirse Çevre Şehircilik'ten bakanlıktan eğitimlerini aldırmak lazım. Yoksa bizim için  zaman kötü işleyecek.
 
 Mine Yel