Ege denizinde peş peşe meydana gelen depremler Çanakkale’den de hissedildi. Deprem hakkında değerlendirme yapan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden emekli jeoloji profesörü Doğan Perinçek, Çanakkale’nin 3 fay hattının ortasında olduğunu ifade ederek, ‘’Karabiga, Çan Bayramiç hattı benim için şu anda Türkiye’de en çok tehlike gördüğüm yer’’ dedi.

Çanakkale’den de hissedilen Yunanistan’ın Midili adası güneyinde gerçekleşen AFAD verilerine göre  5.1 büyüklüğündeki depremin artçıları 20’yi aştı.  Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden emekli jeoloji profesörü Doğan Perinçek, gazetemize açıklama yaparak bölgede daha büyük bir deprem beklemediğini belirtti.

Jeoloji profesörü Doğan Perinçek,  ‘’ Midilli depremlerinin artçıları 20’yi geçti. Öncülerini dün yaşamıştık. Bugün artçılar büyüklükleri zaman zaman artıp azalarak devam edecek. Bundan sonra bu alanda 5.5 tan büyük depremin olma olasılığı çok zayıf’’ dedi.  Perinçek, bu alanda neden deprem beklenmediği hakkında açıklama yaparak, ‘’Midilli güneyinde denizde bulunan fay 2017 yılında da 6.2 büyüklükte deprem yaratmıştı. Aradan sadece 3.5 yıl geçti. Bu nedenle Midilli güneyinde daha büyük depremi yaratacak enerji birikmedi. Biriken enerji sadece 5.2 büyüklükte deprem yarattı. Ardından 5.1 büyüklükte dikkati çeken bir deprem daha yaşadık. Birkaç nedeni var;  2017’de burada 6.2 büyüklüğünde bir deprem oldu ve enerji önemli ölçüde boşaldı. Aynı fayda bu kadar kısa zamanda büyük deprem olması mümkün değil. Sanırım 5.2 ile en yükseğini yaşadık. Bundan sona artçılar olacak. Bunun sayısı 50-60’ı kısa zamanda geçebilir.  Ben bir tehlike görmüyorum’’ diye konuştu.

ÇANAKKALE BOĞAZINDA BEKLENEN DEPREMİ TETİKLEMİYOR
Perinçek, geçtiğimiz günlerde Çanakkale Boğazının deprem potansiyeli olduğunu ifade etmiş yetkililere bu konunun dikkate alınmasını önermişti. Midilli depremi ile Çanakkale boğazında gerçekleşmesi beklenen depremin ilişkisini değerlendiren Perinçek, ‘’Hiçbir bağlantı yok. Bozcaada’nın kuzeyinden Yunan Adası’na doğru gidiyor. Onunla bunun hiçbir ilgisi yok ama şöyle bir ilişki var; Kuzey Anadolu Fayı ile Doğu Anadolu Fayı ortasındaki Anadolu Bloğu batıya doğru Ege Denizine doğru hareket ediyor. O nedenle biz Erzincan’dan İstanbul’a kadar hat boyunca, Bingöl’den Kahramanmaraş’a kadar, Adana’ya kadar hat boyunca depremler yaşıyoruz. Egedeki depremlerin nedeni de bu batıya hareketi nedeniyle oluyor. Ama egedeki depremler Kuşadası örneğinde olduğu gibi genellikle 7’yi geçmeyen depremler. Ama Kuzey Anadolu fayı ve Doğu Anadolu Fayındaki depremler 7’yi geçebiliyor. Onlar daha tehlikeli faylarımız’’ diye ifade etti.

‘’MİDİLLİ VEYA EDREMİT KÖRFEZİNDE BİR TEHLİKE BEKLEMİYORUM’’
‘’Midilli yakınında 1867 yılında 6.9 büyüklükteki depremden sonra 2017 depremine kadar sadece 150 yıl geçti. Geçen zamanın 150 yıl gibi az olması bölge için bir avantaj. Faylar üzerinde yeterli enerji birikmiyor. Büyük deprem olma olasılığını zayıflatıyor’’ diyen Perinçek, ‘’ Bölgede dikkati çeken bir diğer deprem ise Edremit Körfezinde 1944 yılında olan 6.8 büyüklükteki bir deprem var. Bu deprem ile Midilli güneyindeki deprem arasında bir ilişki yok. Farklı faylar üzerinde olan depremler. 1867, 2017 ve bugün olan depremler aynı fay üzerinde olduğunu düşünüyorum. Fakat 1944 Edremit Körfezi depremini yaratan fay Edremit Körfezinin kuzey kıyılarında uzanan daha büyük bir fay. Uzunluk artınca büyük deprem yaratma kabiliyeti artıyor. Bu nedenle 1944 yılından sonra yeterli yıl geçerse en az 150 yıl o zaman burada da büyük bir deprem yaşayabiliriz. Diğer bir deyişle Edremit Körfezinde 6.5 yada 6.9 büyüklükte bir deprem için 2094 yılına kadar beklemeliyiz. O zamana kadar 5 yada 5.5 büyüklükte onlarca deprem olabilir. Bu büyüklükteki onlarca deprem büyük depremi ileri tarihe erteler.  Yani 1867’den veya 1944’ten çok büyük zaman geçmemiş o nedenle buradaki faylarda enerji birikemiyor. Tabi çok güzel bir şey 2017de olması, bugün olması. Buradaki enerji birikemediği için kısa aralıklarla boşalıyor. Bu nedenle de ben büyük bir deprem olmayacağını bekliyorum. Bu enerji sürekli boşaldığını ifade ediyor. 2017 depremini de bunun üzerine eklersem enerji birikmeden sürekli boşalıyor. Dolayısıyla Midilli veya Edremit körfezinde bir tehlike beklemiyorum’’ dedi.

‘’KARABİGA, ÇAN, BAYRAMİÇ HATTI EN ÇOK TEHLİKE GÖRDÜĞÜM YER’’
Bölgede olan her deprem Erdek-Biga-Çan Bayramiç hattında uzanan 3 büyük fayı hatırlattığını belirten Perinçek, ‘’Boğazdan daha önemsediğim bir yer Bayramiç çan hattı’’ dedi. Perinçek, Çan yakınında olan depremden sonra 280 yıldan fazla zaman geçtiğini ifade ederek, ‘’Bayramiç yakınındaki Evciler Fayının ise ne zaman büyük deprem yarattı bilmiyoruz. Belki de bu fay 500 yıldır suskun. 500 yıl geçince deprem olma riski daha da artıyor. Dolayısıyla Karabiga, Çan Bayramiç hattı benim için şu anda Türkiye’de en çok tehlike gördüğüm yer’’ diye konuştu.

‘’HER İKİ DEPREMDE DE ÇANAKKALE ETKİLENECEK’’
Gerçekleşen depremin Biga, Bayramiç, Çan hattında uzun zamandır beklenen deprem ile ilişkisini değerlendiren Perinçek, doğrudan bir ilişkisinin olmadığını ifade etti. Geçtiğimiz günlerde Kandilli’inin uyarılarda bulunduğu İstanbul’un  Silivri, Kumburgaz ve Büyükçekmece ilçelerinde yaşanması beklenen deprem için ‘’Orta Marmara’da büyük bir deprem olacak ama Çan mı önce olacak, Bayramiç mi yoksa Marmara mı olacak onu bilemiyorum’’ dedi.  Perinçek, ‘’Her iki depremde de Çanakkale etkilenecek’’ diye konuştu.

‘’BİZ ÇOK DAHA DİKKATLİ OLMALIYIZ ‘’
Öte yandan, Çanakkale’nin şanssız bir kent olduğunu belirterek ‘’ Çanakkale aslında bakarsanız şanssız bir kent. Çünkü Gökçeada Saroz civarında büyük bir fayımız var. Daha öncede söyledim. Erdek, Karabiga, Çan, Bayramiç hattı var bir de Edremit körfezinde, Yenice’den gelen Edremit körfezi ve Midilli’ye doğru uzanan bir fay var. 3 tane fayın ortasındayız. Bir de boğazdaki fayı sayabiliriz. Boğazdaki fay için uyarı yapıyorum ama boğazdaki faylarda şu anda bir tehlike görmüyorum. Biz bu 3 fayın;  Saroz, Çan ve Edremit Körfezinin ortasındayız ve biz çok daha dikkatli olmalıyız’’ diye uyarılarda bulundu.
Uyarılarını önerilerle tamamlayan Perinçek, depreme her daim hazır olunması gerektiğinin üzerinde durdu. ‘’Herhangi bir şekilde bina yaparken, yerini seçerken bina zeminine dikkat etmeliyiz. Heyelan olabilecek yerlerden uzak durmalıyız. Tedbir almalıyız. Dolayısıyla daha şanssız bir kentiz. Ama tedbir alırsak 7’lik deprem bile olsa herhangi bir yıkım olmaz ki Türkiye’deki en büyük deprem Erzincan Depremi 1939 yılında 7.9 olarak kaydedilmiş. 8’lik bir deprem yaşamadık Türkiye’de,  umarım yaşamayız. Çözüm binalarımız sanayi tesislerimizi sağlam yapmak. Sağlam zemin üzerine oturtturmak’ ’dedi.
 
Depremler peş peşe geldi
Ege Denizi açıklarında Midilli Adasının güneyinde 5,1 büyüklüğünde meydana gelen deprem Çanakkale’den de hissedilirken kentimizde can ve mal kaybının olmadığı kaydedildi. Öte yandan Çanakkale’den de hissedilen büyüklüğü 4 ve üzeri toplam 8 sarsıntı yaşantı.
Çanakkale’den de hissedilen AFAD verilerine göre merkez üssü İzmir’in Karaburun ilçesinde sabah 08.46’da meydana gelen 5,1 büyüklüğündeki deprem kent genelinde büyük bir korku yarattı. Deprem Çanakkale ve ilçelerinden de hissedilirken vatandaşlar bulundukları binaları terk ederek depremden korunmaya çalıştı. İzmir’in Karaburun ilçesi olarak kaydedilen deprem geniş bir alanda hissedildi. Depremin Ege ve Marmara bölgesinde de hissedildiği öğrenildi.
AFAD'dan yapılan açıklamada merkez üssü İzmir Karaburun olarak açıklanan ve saat 08.46'da meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki depremde şu ana kadar yapılan araştırmalarda herhangi bir can ve mal kaybı olmadığı belirlendi.
Öte yandan depremin artçıları gün boyu devam etti. AFAD tarafından 4 üzeri ilk deprem 08.03’te kaydedildi. 4,1 olarak ölçülen bu depremin ardından saat 08.46’da 5,1, saat 08.47’de 4,8, saat 09.00’da 4,7, saat 09.34’te 4,2, saat 10.51’de 3,6 , saat 11.35’te de 5,1 ve saat 12.42’de 4.0 büyüklüğünde toplam 8 sarsıntı oldu. Kısa süreli deprem şokunu atlatan vatandaşlar normal yaşamlarına geri dönerken, çevre il ve ilçelerde de hissedilen depremle ilgili şu ana kadar bildirilen olumsuz herhangi bir durum olmadığı öğrenildi.
 
Muzaffer Cirtel- Hülya Öz
Fotoğraflar: İHA-DHA